Ansiklopedik Sözlük

Ö

← Tüm harfler
ödül
(Alm preis, Fr prix, İng prize) Yarışmada kazananlara verilmek üzere ortaya konan şey; mükafat. / . Fotoğraf ödülleri; amatör veya profesyonel fotoğrafçıların teknik beceri, yaratıcılık ve hikaye anlatımı açısından değerlendirildiği, belirli konularda veya serbest kategorilerde düzenlenen prestijli yarışmalardır. Bu yarışmalar, fotoğrafçıları motive etme, kariyerlerini bir üst seviyeye taşıma ve uluslararası tanınırlık sağlama amacı taşır. Ödüller fotoğrafçıların başarılı çalışmalar ortaya koymasında motive etme gücü taşırlar. Bundan dolayı da genellikle fotoğrafla amatör veya profesyonel olarak ilgilenenler bu tür yarışmaları takip eder. Özellikle uluslararası fotoğraf yarışmaları fotoğrafçıların kendilerini geliştirmesi açısından çok etkilidir. TFSF onaylı ulusal fotoğraf yarışmalarında şartnamede belirtilerek verilen ödüller, “derece” (1.lik, 2.lik, 3.lük ödülleri olarak yarışma düzenleyici kurumun verdiği para ya da ayni ödülün yanı sıra TFSF “altın”, “gümüş” ve “bronz” madalyaları verilmektedir) veya üç özdeş “başarı” ödülü, “mansiyon” (bir ya da daha fazla sayıda), düzenleyici kurum ve/veya çözüm ortağı kurum ya da kişiler adına “özel ödül”(ler). Ayrıca düzenleyici kurumun belirlediği en çok sayıda ve nakit para bedelli “sergileme” fotoğrafı seçilmektedir. Kurum sergileme bedeli kadar bedel ödeyerek uygun gördüğü sayıda fotoğrafa da “satın alma” işlemi uygulayabilir. TFSF ve FIAP ve GPU onaylı uluslararası fotoğraf yarışmalarında ödüller, FIAP, GPU ve TFSF “altın”, “gümüş” ve “bronz” madalyaları, “mansiyon”, “sergileme” ve “kabul” biçimindedir. Ayrıca bu yarışmada toplamda en çok ödül ve sergileme alan fotoğrafçıya “FIAP en iyi fotoğrafçı ödülü” verilmektedir.
öğütme
(Alm mahlen, Fr fraisage, İng milling) Aygıtla aşındırma yaparak cam gibi malzemelerde yüzey şekli oluşturma.
ölçek
(Alm skala, Fr échelle, İng scale) Duyarlı bir malzemenin tepki gösterdiği pozlama seviyesi. Uzun ölçekli bir fotoğraf kağıdı, geniş seviyedeki pozlamaya tepki verir, bu kartlar düşük kontrastlıdır. / Bir sistemin üretebildiği tonlar dizgisi. bkz gri ölçeği. bkz yeniden çoğaltım ölçeği.
ölçüm
(Alm dosierung, Fr mesure, İng metering) Mevcut ışık koşullarında bir fotoğraf makinesinin pozlamayı hesaplaması, ölçmesi başka bir ifade ile metrajlaması. Kadrajda bulunan sahnedeki ışığın şiddetini ölçme işlemidir. Dört ana ölçüm yöntemi; Nokta ölçüm (spot), kısmi ölçüm (İng partial, sadece Canon DSLRlerde), merkez ağırlıklı ölçüm (İng center weighted) ve değerlemeli/matriks (İng valuative/matrix - bazı modellerde ismi değişebilir) ölçümdür.
ölçüm işareti
(Alm treuhand marke, Fr marque de repère, İng fiducial mark) Bir optik sistemin görüntü alanındaki noktalar, kesişme işaretleri ya da bir cam üzerine kaynak noktaları sağlama için yapılan işaretlemeler. Bu işaretlemeler son derece yüksek doğrulukta yerleştirilir.
ölçüt
(Alm kriterium, Fr critère, İng criterion, criteria, gauge, gage) Bir yargıya varmak veya değer vermek için başvurulan ilke; ölçü, kıstas, mısdak, miyar, kriter. / Ölçme ve ayar işlemlerinde açı, uzunluk gibi belirli bir niceliği gösteren ve gerçekleyen alet; kalıp ölçüt , çaplı ölçüt.
ön alan
(Alm vordergrund, Fr premier plan, İng foreground) Fotoğraf makinesi ile çekimi yapılan bir sahnenin önünde yer alan, öne düşen yerler. Fotoğraf makinesine en yakın konunun çevresindeki alan. “arka alan” karşıtı. / Bir fotoğrafın oluşturduğu görsel düzenlemede, izleyene en yakın görünen görsel öge ya da özellik. bkz arka alan. bkz ön plan.
ön baskı
(Alm druckvorstufe, Fr prépresse, İng pre-press) Fotomekanik baskı sürecinde, süreci ve çıktıyı kontrol etmek amacıyla yapılan baskı. Gerçek baskılardan önce yapılır.
ön bellek
(Alm cache, Fr cache, İng cache) Sık kullanılan veri ya da komutların geçici süreyle tutulduğu ve işlemciyi hızlandırmaya yönelik çalışan ek bilgisayar belleği ya da ana belleğin bir bölümü. / Yeni okunmuş ya da yazılan veriyi hızlı aktarmaya yarayan RAM.
ön elemanlar
(Alm front element, Fr élément avant, İng front element) bkz mercek elemanları.
ön flaş
(Alm vorblitz, Fr pré-flash, İng pre-flash) Fotoğraf kartına baskı ya da film çoğaltması yapılırken, kontrastlığı düşürmek amacıyla, duyarlı malzemenin gerçek pozlanmadan önce tekdüze pozlanması.
ön hücre netleme
(Alm vorderzellenfokussierung, Fr mise au point des cellules avant, İng front-cell focusing) Bir optik sistemde, sadece ön bileşenleri oynatarak netleme yapma yöntemi.
ön izleme
(Alm vorschau, Fr aperçu, İng preview) Fotoğraf kartı baskı ya da filtre uygulama sürecinde, sonucun nasıl olacağını gösteren baskı ya da görüntü. / Tarayıcılarda, tam tarama işlemi gerçekleştirilmeden önce son taratılmış görüntünün sunumu. / Tek objektifli yansıtmalı fotoğraf makinelerinde, alan derinliğiyle ilgili bazı bilgileri almak amacıyla diyafram sisteminin ayarlanması.
ön kurmalı netleme
(Alm voreingestellter fokus, Fr mise au point prédéfinie, İng pre-set focus) Fotoğraf makinesinin netleme sisteminin, hareketli bir konuda, önceden belirlenen bir noktay ayarlanması. Örneğin futbol ya da basketbol maçlarında netlemenin önceden kaleye ya da potaya yapılması gibi. Bu şekilde, top kaleye ya da potaya ulaştığında netleme hazır durumdadır.
ön nodal noktası
(Alm vorderer knotenpunkt, Fr point nodal avant, İng front nodal point) bkz düğüm noktası.
ön nodal uzunluk
(Alm vordere brennweite, Fr distance focale avant, İng front focal distance) bkz ön odak uzaklığı.
ön odak noktası
(Alm fokus im objektraum, fokus auf der objektseite, Fr concentrez-vous sur l'espace objet, concentrez-vous sur le côté objet, İng focus in the object space, focus on the object side) bkz cisim odak noktası.
ön odak uzaklığı
(Alm vordere brennweite, Fr distance focale avant, İng front focal distance) Merceğin ön yüzeyinin tepe noktasından ön odak (nodal) noktasına kadar ölçülen mesafe.
ön plan
(Alm vordergrund, Fr premier plan, İng foreground) Görüntü veya boşluktaki bir alan etrafındaki, fotoğraf makinesine görünen en yakın bölge. / Bakaca en yakın kaydedilmiş bir fotoğrafın kompozisyonundaki ögeler. bkz ön alan.
ön pozlama
(Alm vor der exposition, Fr pré-exposition, İng pre-exposure) Duyarlı malzemeye bir görüntü pozlamadan önce yapılan pozlama işlemi. Ön pozlama; bir görüntünün pozlanmasıyla yapılmaz, çok kısa süreli ışık ya da flaşla yapılır.
ön pozlandırma yöntemleri
(Alm vorbelichtungsmethoden, Fr méthodes de pré-exposition, İng pre-exposure methods) 1- Sulandırılmış amonyağa kısa süreli daldırma ve çabuk kurutma yöntemi. 2- Aşırı duyarlı duruma getiren buharlara (sıva buharı, sülfür dioksit gibi) 24 saate kadar uygulama yöntemi. 3- Tam görülebilir bir görüntü oluşumuna gereken sürenin yaklaşık 1/200'ü beyaz ışık ile ön pozlandırma. Geliştirme öncesi (1/400 arttırılır) ve pozlandırmadan sonra oldukça zayıf bir ışıkla en azından 30 dk pozlamayla kaydedilir.
ön tarama
(Alm vorscan, Fr pré-analyse, İng pre-scan) Tarayıcılardaki tanıma işleminde; yoğunluk, renk dengesi gibi değerleri hızlı bir şekilde görebilmek amacıyla düşük çözünürlükteki tarama. Bu şekilde, taranacak olan malzemenin hızlı bir görüntüsü sağlanır. Ön tarama görüntüsüne bakarak taramanın sınırları işaretlenip gerekszi kısımların dışlanması sağlanabilir. Gerekirse nihai tarama için çözünürlük ayarları güncellenebilir.
ön yıkama
(Alm vorwäsche, Fr prélavage, İng pre-wash) Karanlık odada, filmin banyo edilmesi sırasında, ince gren gelişimine engel olabilecek fotoğraf malzemelerinin arka boyalarını çıkarmak ya da bir roll filmi küvette geliştirmeden önce yumuşatmak için önce suya daldırma işlemi.
ön yükleme
(Alm laden, Fr le bottillon, İng boot) İlk açılışta bilgisayar belleğine işletim sistemini yükleme. Bu şekilde, bilgisayar herhangi bir uygulamayı çalıştırmaya hazır duruma gelir.
ön yüzey aynası
(Alm front flächen spiegel, Fr miroir frontal, İng front-surface mirror) Ön yüzeyi, yansıtma özelliği olan malzemeyle kaplı yansıtıcılar. Örneğin yansıtmalı fotoğraf makinelerinde kullanılan aynalar. Holografi ve önden gösterim aygıtlarında kullanılır. Bu aynalar, günlük yaşamda kullanılan aynaların oluşturduğu ikincil ya da sanal görüntüyü yok eder.
öncü
(Alm avantgarde, Fr avant-gardiste, İng avangard) Dönemin ana sanat akıında önde olan, yenilikçi sanat.
önden gösterim
(Alm frontprojektion, Fr projection frontale, İng front projection) Fotoğraf makinesi ya da video kameranın önünden gerçekleştirilen görsel etki. Belirlenmiş olan bir görüntü parçası, bir nesneye yönelmiş olan makinenin önünde yer alan yüzeye yansıtılır. Makine nesneyi, görüntünün yansıtıldığı şeffaf yüzeyin içinde görür ve bu görüntüyü nesnenin fonuymuş gibi algılar. Bu şekilde makinenin önündeki konu, belirlenmiş olan görüntünün önündeymiş gibi kaydedilir.
öne getir komutu
(İng bring to front) Vektörel yazılımlarda bir çizimi ya da şekli olduğu yerden öne doğru getirilmesine yarayan komut [(Adobe Illusrator > Object > Arrange > Bring to Front), (Adobe InDesigne > Object > Arrange > Bring to Front)].
örnek beyaz
(Alm referenz weiß, Fr référence blanc, İng reference white) Sayısal fotoğraf makineleri ya da video kameralarda, beyaz dengesi ayarını kontrol etmek için kullanılan standart beyaz. Örnek beyaza göre beyaz dengesi ayarı yapılır.
örnek ışını
(Alm Referenz strahl, Fr poutre de référence, İng reference beam) Hologram üretmek amacıyla kullanılan bir lazer ışığın parçası.
örnekleme
(Alm probenahme, Fr échantillonnage, İng sampling) Analogtan sayısala çevirme sürecinde ilk aşamada yapılan işlemin adı. Bir bütünle ilgili çıkarım yapmak ve bütünü belirlemek amacıyla bütünün küçük ancak temsili bir parçasını defalarca ölçme süreci.
örtü
(Alm maske, vignette, Fr cache, vignette, masque, İng mask, vignette) Duyar katın yalnız bir bölümünün etkilenmesini sağlamak, birtakım özel etkiler elde etmek için alıcının merceği önüne takılan çeşitli biçimlerdeki saydamsız cisimler; kaş, maske.
örtücü
(Alm verschluss, Fr obturateur, İng shutter) Fotoğraf makinesinde Objektiften geçerek film ya da algılayıcı duyar kat düzlemine ulaşacak olan ışık miktarının duyar katı ne kadar süre ile etkileyeceğini belirleyen mekanik parça. Sayısal veya analog her fotoğraf makinesinin içinde veya objektifinde bulunan ve objektif içinden geçen ışınları kesmeye yarayan düzenektir. Geleneksel fotoğraf makinelerinde kumaş veya hafif metallerden oluşan ve odak düzlemindeki bir perde ve onu kapatmaya yarayan bir mekanizmadan oluşur. Perde örtücü ve yaprak örtücü olmak üzere iki türdür. Yaprak deklanşör objektifleri, çoğu görüntü fotoğraf makinesi objektifi ve birçok orta format objektifi içerir ve kendi özel deklanşörlerine sahiptir. bkz deklanşör. bkz enstantane.
örtücü gecikmesi
(Alm auslöseverzögerung, Fr décalage d'obturation, İng shutter-lag) Fotoğraf makinesinde, çekim düğmesine basıldığında, flaşın hreketgeçmesiyle flaş ışığının tam yandığı an arasındaki süre farkı.
örtücü geçirgenliği
(Alm verschluss effizienz, Fr efficacité de l'obturateur, İng shutter efficiency) Belirli bir örtücü değerinde geçen ışığın, kusursuz çalışan bir örtücünün aynı değeriyle karşılaştırılarak ölçümü.
örtücü hızı
(Alm verschlusszeit, Fr vitesse d'obturation, İng shutter speed) Örtücü sistemindeki mekanik parça olan şerit perdenin, film penceresinden geçiş hızı. Örtücü hızı, örtücünün açık kalma süresini belirler. Duyar katın (filmin ya da algılayıcının) pozlandırılma süresidir ve ölçüsü saniyedir. Örtücü hızı değerlerinin standart dizisi tam sayılar biçiminde ifade edilmekle birlikte bunlar aslında saniyenin kesirlerini ifade etmektedir. Çekim yapılmadığında kapalı olan obtüratörlerin bu hızları, diyafram açıklıklarında olduğu gibi, belirli ve standart bir dizide toplanmıştır. Yüksek örtücü hızları, makinenin sarsıntısı veya fotoğraf objesinin hareketi nedeniyle oluşabilecek görüntü bozulmalarını ortadan kaldırarak temiz bir sonuç alınmasını sağlar.
örtücü hızı öncelikli çekim - enstantane öncelikli çekim (Tv)
(Alm aufnahmen mit verschlusspriorität, Fr prise de vue avec priorité à l'obturation, İng shutter priority shooting) Bazen yapılacak çekimin özelliği nedeniyle örtücü hızının belirlenmesi önem kazanır. Fotoğraf makinesi bu durumlarda örtücü hızı öncelikli konuma getirilerek, fotoğrafçının öncelikle örtücü hızını ayarlaması sağlanır ve makine bu hıza göre uygun diyafram açıklığını otomatik olarak verir. bkz diyafram öncelikli çekim (Av).
örtücü önceliği
(Alm verschlusszeitpriorität, Fr priorité à l'obturateur, İng shutter-priority) Otomatik fotoğraf makinelerinde, örtücü değerinin el ile kumanda edilerek belirlendiği konum. Bu konumda belirlenen örtücü değerine göre makine otomatik olarak pozlamaya uygun olan diyafram değerini belirler. bkz değerlendirmeli ölçüm. bkz örtücü hızı öncelikli çekim - enstantane öncelikli çekim (Tv).
örtücü önceliği konumu
(Alm verschlusszeitpriorität, Fr priorité à l'obturateur, İng shutter-priority) bkz örtücü önceliği.
örtücü süresi
(Alm verschlusszeit, Fr temps d'obturation, İng shutter time) Pozlama sırasında, örtücünün açık kalma zamanı. Bu süre saniyenin ondalık, yüzdelik ve bindelik birimleriyle belirlenir. Örtücü hızı ile karıştırmamak gerekir.
örtülü birleştirme
(Alm überlagerung, Fr recouvrir, İng overlay) Elektronik görüntüde, bir görüntü kaynağından gelen hareketli görüntünün içine, bir başka görüntü kaynağından gelen görüntüyü yerleştirme. Kırmızı, yeşil, mevi ışık renkleri temel alınarak yapılır. / Metin ya da grafiksel ögeleri birbirinin üzerine geliştirmek.
örtüşme bozucu etkisi
(Alm aliasing, Fr alias, İng aliasing) Düşük çözünürlüklü sayısal dosyanın ekranında çapraz olarak uzanan pürüzsüz eğriler ve çizgilerin, pürüzsüz ve doğal bir görüntü yerine keskin bir görünüm kazanma süreci. Sayısal sinyal işleme veya görüntülemede, yetersiz örnekleme hızı nedeniyle yüksek frekanslı verilerin düşük frekanslıymış gibi yanlış algılanması veya görüntülenmesi sonucu oluşan bozulma; takma ad. Görüntülerde merdiven basamağı şeklinde tırtıklı kenarlar, seste ise istenmeyen hırıltılar olarak ortaya çıkar. Sinyalin veya görüntünün, frekans içeriğine uygun (yeterince yüksek) bir hızda örneklenmemesi (İng sampling) sonucu; görüntülemede, ekranda düz çizgilerin piksellenerek merdiven basamağı gibi görünmesi (İng jagged edges); ses/sinyalde, yüksek frekanslı seslerin daha düşük frekansta bozuk duyulması; radyoloji (MRI/Doppler)'de, yetersiz örnekleme nedeniyle görüntünün dışındaki alanların görüntünün içine yansıması veya akım yönünün yanlış ölçülmesinden oluşur. Aliasing etkisini azaltmak için sinyal örneklenmeden önce bir filtre uygulanır veya görüntülerde "anti-aliasing" teknikleri kullanılarak kenarlar yumuşatılır. Oyunlarda bu işlem, grafiklerin daha akıcı görünmesini sağlar.
öykünme
(Alm emulation, Fr émulation, İng emulation) Belli bir örneğe benzemeye veya benzetmeye çalışma; pastiş, taklit. / Bir fotoğrafın tam olarak değil, biçeminin ya da anlatım biçiminin dolaylı olarak taklit edilmesi. Biçem, içerik, kapsam ve dil taklit edilerek yeni bir anlam kurulması amaçlanır. Pastiş, edebiyat, sinema ve görsel sanatlarda, başka bir sanatçının veya eserin üslubunu, dilini ve karakteristik özelliklerini bilinçli bir şekilde taklit ederek yeni bir eser ortaya koyma sanatıdır. Parodi'nin aksine, alay etme amacı gütmez; aksine taklit edilen sanatçıyı veya eseri onurlandırmayı, yüceltmeyi amaçlar. Yazarın veya sanatçının kelime seçimi, cümle yapısı, renk paleti gibi teknik detayları aynen benimsenir. Edebiyatta sıklıkla karşımıza çıkan, geçmişteki anlatım biçimlerini yeniden kurgulayan bir metinlerarasılık yöntemidir. bkz pastiş.
öz
(Alm selbst, Fr soi, İng self) Düşüncenin sanat eserinde somutlaşması. / Bir şeyin bireysel ve gerçek olan kendine özgü biçimi; kendine özgü belirtisi.
özçekim
(Alm selfie, Fr selfie, İng selfie) Cep telefonu vb'nin ön kamerası ile veya fotoğraf makinesini zamanlayıcı moda alarak ya da eklemli ekranlı fotoğraf makinesini kendisine yönlendirip kendisinin veya kendisiyle birlikte bir grubun fotoğrafını çekme. Özçekim (İng selfie), kişinin kendi cep telefonu veya fotoğraf makinesiyle çoğunlukla kendi yüzünü, ön kamerayı kullanarak çektiği otoportre (özçekim) fotoğrafıdır. Sosyal medyada paylaşmak amacıyla, genellikle kol boyu mesafeden yukarı açılarak veya ayna karşısına geçilerek çekilir. Kavram ve kelime ilk olarak 2000'lerin başında Avustralya'da ortaya çıkmış, akıllı telefonların ve ön kameraların yaygınlaşmasıyla 2010'lu yılların ortalarından itibaren küresel bir fenomene dönüşmüştür. bkz otoportre. bkz selfitis.
özel an fotoğrafı
(Alm besonderes moment foto, Fr photo d'un moment spécial, İng special moment photo, candid photo) İnsanların haberi yokken veya doğal akışındayken, poz verilmeden, samimi, içten ve spontane şekilde yakalanan anların ölümsüzleştirilmesidir; samimi fotoğraf (İng candid photo). Bu tür çekimler, kurgulanmış sahnelerin aksine, duyguyu, gerçekliği ve o anın heyecanını en doğal haliyle yansıtır. Kişiler fotoğrafçının farkında değildir, bu nedenle poz vermezler veya fark etseler bile o anın akışı bozulmamıştır. Gülümseme, ağlama, şaşkınlık veya derin bir sohbet anı gibi gerçek duygular vurgulanır. Planlanmamış, o anın içinde doğan enstantanelerdir. Henri Cartier-Bresson'un kavramsallaştırdığı gibi, hareketin, ışığın ve duygunun mükemmel birleşiminin yaşandığı en doğru anda deklanşöre basılmasıdır. Özel an fotoğrafları, özellikle düğün, nişan, doğum günü gibi özel günlerde veya belgesel/sokak fotoğrafçılığında, yapaylıktan uzak, gerçek hikayeler anlatmak için tercih edilir. Özel an fotoğrafı, hayatın tekrarı olmayan, duygusal değeri yüksek ve kişisel anlam taşıyan anlarının ölümsüzleştirilmesidir. Bu terim genellikle Anı Fotoğrafçılığı (Kişisel Anlam) ve Kritik An / Karar Anı (Sanatsal Anlam) olarak iki temel bağlamda kullanılır. Bireylerin veya ailelerin hayatındaki önemli dönüm noktalarını belgeleyen karelerdir. Düğünler, doğum günleri, mezuniyetler veya sadece sevilen bir kişiyle paylaşılan mutlu bir an bu kategoriye girer. Amaç, duyguları ve o ana ait hatıraları geleceğe taşımaktır. Özel an fotoğrafı bazen bir annenin bebeğine ilk bakışı gibi duygusal bir hatırayı, bazen de bir sporcunun havada asılı kaldığı o kritik saniyeyi temsil eder.
özel ödül
(Alm besondere auszeichnung, Fr prix spécial, İng special award) Ulusal fotoğraf yarışmalaında düzenleyici kurumun kendisi ya da bir başkası adına içeriği, özelliği belirtilerek vereceği ayni veya nakdi ödül.
özel palet
(Alm benutzerdefinierte palette, Fr palette personnalisée, İng custom palette) Bilgisayar ortamında belli amaçlar için kullanıcı ya da yazılım tarafından belirlenen renk seti.
özel renk
(Alm sonderfarbe, Fr couleur d'accompagnement, İng spot color) Matbaacılıkta, CMYK sistemi dışında kullanılan mürekkep rengi. / (Alm benutzerdefinierte farbe, Fr couleur personnalisée, İng custom color) Siyah mürekkeple ya da ayırma renkleri kullanılarak özel olarak üretilen renk.
özellik çıkarımı
(Alm merkmals extraktion, Fr extraction de fonctionnalités, İng feature extraction) Görüntü işleme sırasında, bir görüntüde yer alan bilgilerin içinden anlamlı olanların elde edilmesini sağlayan işlem.
özengen
(Alm amateur, Fr amateur, İng amateur) Herhangi bir sanat dalında, salt eğilim ve isteği için çalışan kişi, amatör. bkz amatör. bkz profesyonel.
öznel fotoğraf makinesi
(Alm subjektive kamera, Fr caméra subjectiv, İng subjective camera) Fotoğraf makinesi veya video kameranın olayın içindeki bir kişi ya da nesnenin gözü gibi kullanılması; öznel kamera.
öznel gerçeklik
(Alm subjective reality, Fr réalité subjective, İng subjective reality) Her bireyin kendine özgü olan yaşam dünyası. Kişisel görüşler, duygular, hayaller, beklentiler, arzular, ümitler bu alanı oluşturur.
öznel zaman
(Alm subjektive zeit, Fr temps subjectif, İng subjective time) Sürenin hissedilişi, zamanın nitelikle ilgili yönü; psikolojik zaman.