Ansiklopedik Sözlük

C

← Tüm harfler
C
(Alm cyan, Fr cyan, İng cyan > C) Siyan adı verilen ikincil rengin kısa yazılışı. Ana renklerden kırmızı ve maviyi karıştırarak elde edilen renk. Renk ayrımı sürecinde sarı renkli filtreye karşılık gelir. Beyaz ışıktan sarı renkli ışık çıkartıldığında siyan elde edilir. / Celsius ölçeği için simge. bkz °C.
C bayonet
(Alm C-bajonett, Fr baïonnette C, İng ) Bir tür bayonet tipi. Film ve küçük video kameralarda kullanılır. bkz bayonet.
C çizgisi
(Alm C-linie, Fr ligne C, İng C-line) 656.3 nm dalga boyundaki ışık. F ve D çizgileriyle birlikte bir ortamın renk dağılım gücünü hesaplamak için kullanılır.
C-41 banyo
(Alm C-41-prozess, Fr procédé C-41, İng C-41-process) Renkli negatif filmlerin geliştirilmesinde kullanılan banyo.
C-41 prosesi
(Alm C-41-prozess, Fr procédé C-41, İng C-41-process) bkz C-41 banyo.
Cabannes-Hoffmann etkisi
(Alm Cabannes-Hoffmann-effekt, Fr effet Cabannes-Hoffmann, İng Cabannes-Hoffmann effect) Gümüş halojenürü duyarlı malzemeler, kısa süreli pozlandırmalarda, uzun süreli pozlandırmaya göre daha çabuk gelişirler. Kısa süreli pozlandırmada, gizli görüntüyü oluşturan noktalar genişler ve daha verimli gelişmiş merkezler oluşturur. Elektronik flaşın 1/1000 saniyeden daha az olmayan kuvvetli pozlandırmalarında geliştirme süresi % 50 arttırılmalıdır.
CAD
(Alm computer gestütztes design , Fr conception assistée par ordinateur, İng Computer-Aided Design - CAD) Mühendislik, mimarlık ve üretim projelerinde 2B veya 3B teknik çizimler, analizler ve modellemeler oluşturmak için kullanılan bir yazılım teknolojisi; Bilgisayar Destekli Tasarım (BDT), 3D Modelleme (Üç boyutlu modelleme), Teknik Çizim Yazılımı, CAD/CAM (Tasarım ve Üretim bütünleşik sistemi). Geleneksel teknik çizime göre hızı, hassasiyeti ve üretkenliği artıran bir araçtır. Mühendislikte, makine parçaları, dişliler, motor tasarımları (SOLIDWORKS, Siemens NX); mimarlık ve inşaatta, binalar, peyzaj, köprü ve ofis projeleri (AutoCAD, Revit); elektronikte, devre şemaları, PCB (baskılı devre kartı) tasarımı (KiCad, Eagle) ve üretimde, CNC tezgahları için parça tasarımında kullanılır. Öne Çıkan CAD Yazılımları; AutoCAD, SOLIDWORKS, CATIA, Autodesk Fusion 360, Siemens NX, Onshape'tir. "CAD" terimi bazen finansal bağlamda "Kanada Doları" (Canadian Dollar) veya lojistikte "Vesaik Mukabili Ödeme" (İng Cash Against Documents) anlamında da kullanılabilir, ancak mühendislikteki karşılığı Bilgisayar Destekli Tasarım'dır.
Callier etkisi
(Alm Callier-effekt, Fr effet Callier, İng Callier effect) Gümüş tabanlı bir negatif filmin üzerine düşen ışık paralel ve dağınık olarak değiştiğinde, filmin yoğunluğu ile düşük kontrastlığı arasında ortaya çıkan fark. Atmosferdeki toz zerrecikleri dağınık ışıkta görülmez, güneş ışınları koyu bir arka alan önünden paralel olarak geldiğinde toz zerrecikleri belirgin olarak görülür.
Callier katsayısı
(Alm Callier-koeffizient, Fr coefficient de Callier, İng Callier coefficient) Yansıyan ve dağılan ışık yoğunluklarının oranı. Yoğunluğun; paralel ya da odaklanmış ışık ölçümüyle, dağınık ışık ölçümü arasındaki oranı. Birim Q ya da Q faktörü; 1 değeri, hiç dağılım olmadığını gösterir.
calotype
(Alm kalotypie, Fr calotype, İng calotype) Kağıt negatiften elde edilen ilk fotoğraf işlemlerinden birisi; “talbotype”. Gümüş iyodür kaplı kağıt, pozlandırma ve geliştirmeden hemen önce duyarlılaştırmak için gümüş nitrat, gallik asit ve asetik asit çözeltisine daldırılır. Aynı eriyikte de geliştirilir. Kağıt daha sonra baskı için balmumuyla şeffaflaştırılır.
cam
(Alm glas, Fr verre, İng glass) Kum (silis), soda ve kirecin bir araya getirilip 1400 °C'de eritilerek yavaşça karıştırılması ve ağır ağır soğumaya bırakılmasıyla elde edilen; sert, ince, ışık saçan ve kristal olmayan katı nesne. Görülebilen ışık dahil bütün ışıklara karşı saydamdır. / Gözlük camı gibi optik bileşen ya da araç. bkz buzlu cam. bkz cam lazer. bkz tavlanmış cam.
cam boncuklu perde
(Alm perlens chirm, Fr écran perlé, İng beaded screen) İnci şeklindeki çok küçük cam bilyeleriyle kaplı gösteri yüzeyi; cam boncuklu projeksiyon perdesi. Yüzeyi milyonlarca mikroskobik cam kürecikle kaplı bir yansıtıcı perde türüdür. Işığı yansıtıcı cam parçacıkları sayesinde, özellikle düşük lümenli projeksiyonlarda daha canlı ve aydınlık görüntüler sağlar. Cam parçacıkları ışığı doğrudan izleyiciye yansıtır, bu da görüntünün daha parlak görünmesini sağlar. Işığı çevreye dağıtmak yerine dar bir alanda topladığı için yüksek kazanç (gain, genellikle 2.0 - 2.8 arası) sağlar. Genellikle ev sineması, ofis sunumları ve konferans salonları gibi ortamlar için uygundur. Tamamen karanlık olmayan (örneğin hafif ışıklandırmalı sınıflar veya toplantı odaları) ortamlarda düz beyaz perdelere kıyasla daha iyi sonuç verir. Işıklı ortamlarda bile daha iyi görüntü performansı sunar ve görüntü netliğini artırır. Bu perdeler özellikle beyaz duvar veya standart beyaz perdelere kıyasla daha keskin bir görüntü arayanlar için iyi bir alternatiftir. Bu perde türü, özellikle yüksek çözünürlüklü (4K, 8K) ve lazer projeksiyon cihazları ile uyumlu şekilde tasarlanmıştır. Düşük lümenli projektörlerde bile ışığı güçlendirerek oldukça parlak, yüksek kontrastlı ve canlı bir görüntü sunar. Ancak, çok yüksek lümenli (ışık gücü yüksek) projeksiyon cihazlarında görüntüde "patlama" veya parlamaya neden olabileceği için cihazın lümen değeriyle uyumuna dikkat edilmelidir. Ayrıca siyah renklerin performansını düşürebilir (sahte siyahlık). Yansıma merkeze (projektöre) doğru yoğunlaştığından, perdeye yandan bakan kişiler görüntüyü oldukça soluk ve cansız görür. Projektör tavana asılıysa ve izleyiciler aşağıda oturuyorsa, ışık yansıması tam göz hizasına gelmeyebilir ve optimum parlaklık kaybolabilir. Üzerindeki boncuklar zamanla dökülebilir veya temizlik sırasında zarar görebilir. Günümüzde ev sinemaları ve geniş oturma odaları için izleme açısını artıran Mat Beyaz (İng Matte White) veya Gri (İng Gray) kumaşlar daha çok tercih edilmektedir. Ancak ışığın kritik derecede önemli olduğu taşınabilir veya küçük toplantı alanlarında hala cam boncuklu perdeler kullanılmaktadır.
cam efekti
(İng glass) Adobe Photoshop distort (bozma) efektlerinin aktında bulunur ve bir görüntünün belirlenen türdeki bir camın arkasından bakılıyormuş izlenimini yaratmada kullanılır (Filter > Distort > Glass).
cam giydirme
(Alm verkleidung, Fr bardage, İng cladding) Fiber optik kablonun göbeğini çevreleyen cam. Göbekten daha düşük bir kırılma göstergesi katsayısına sahiptir.
cam lazer
(Alm glaslaser, Fr laser en verre, İng glass laser) Aktif aracın neodymium (neodyum) temelli olduğu ve cam bir çubuk içinde tutulan lazer türü.
camda albümin işlemi
(Alm albuminverarbeitung auf glas, Fr traitement de l'albumine sur verre, İng albumin processing on glass) 1847'de Abel Niepce de Saint Victor tarafından geliştirilmiş olan ve taşıyıcı olarak cam levha kullanılan ilk pratik fotoğraf işlemi. Cam levha, potasyum iyodür karıştırılmış yumurta akı ile kaplanıp kurutulur ve gümüş nitrat ile asitlendirilerek ışığa duyarlı hale getirilir. 5-15 dakika pozlandırıldıktan sonra gallik asit aracılığıyla geliştirilir.
cameo aydınlatması
(Alm cameo-beleuchtung, Fr éclairage camée, İng cameo lighting) Arka alanın tümüyle karanlık olduğu, sadece ön alandaki nesnenin istenilen yerlerinin aydınlatıldığı bir tür chiaroscuro aydınlatması türü.
camera
(Alm kamera, Fr caméra, İng camera) Fotoğraf makinesi. Türkçede “video kamera” ile karıştırılmaktadır. “Digital camera”, sayısal olarak çekim özelliğine sahip fotoğraf makinesi demektir. bkz fotoğraf makinesi.
camera lucida
(Lat camera lucida, Alm klarer raum, Fr chambre lucide, İng lucid room, Lat > İt camera lucida) Kağıt üzerine resim yapmayı sağlayan, fotoğraf makinesinin ilk taslağı olan alet. bkz kamera lucida. bkz aydınlık kutu.
camera obscura
(Lat camera lucida, Alm dunkler raum, Fr pièce sombre, İng dark room, Lat > İt camera lucida) Fotoğraf makinesinin temeli olan karanlık kutu, karanlık oda. Günümüz fotoğraf makinelerinin atasıdır. bkz kamera obscura. bkz karanlık kutu.
canlandırma
(Alm animation, Fr animation, İng animation) Birbirini izleyen, ardışık durgun resimler (çizim, fotoğraf, grafik de olabilir) ya da hareketsiz nesnelerin hızlı bir şekilde değişmesinin, video ya da kameraya kaydedilmesiyle yaratılan hareket benzetimi.
canlandırma filtresi
(İng render) Adobe Photoshop filtre ailesinden biri olan render filtresi menüsünde yer alan seçenekler, 3 boyutlu şekiller, bulut dokuları ve ışık efektleri gibi görüntüler elde etmede kullanılır (Filter > Render).
canlı önizleme
(Alm live-vorschau, Fr aperçu en direct, İng live preview) Algılayıcıya düşen görüntünün doğrudan fotoğraf makinesinin ekranına yansımasıdır.
canlı yayın
(Alm live, live-übertragung, Fr en direct, diffusion en direct, İng live, live broadcast) Video kamera ile kaydedildiği an, yayına verilen program ya da görüntüler. bkz gerçek zaman.
Canon
Takeshi Mitarai, Goro Toshida, Saburo Uchida ve Takeo Maeda tarafından 1930'da Precision Optical Instruments Laboratory şirketi olarak kurulan, 1935’te Kwanon (Bağışlama Tanrısı) olarak tescillenen ve daha sonra Canon (İng kural ve standart) adı verilen uluslararası fotoğraf makinesi vb optik ürün ve eklentileri üretici marka, şirket. bkz www.canon.com.tr/‎
Capstan Sistem
(Alm Capstan-System, Fr Système de cabestan, İng Capstan System) Tarayıcılarda pozlandırıcı kafanın sabit olduğu sistem.
capture
(Alm erfassen, Fr capturer, İng capture) Görüntü işleme programlarında, kullanılan programın belli bir durumunu kaydetmesi işlemi; kaydetme, kapma.
Carey-Lea filtre tabakası
(Alm Carey-Lea-filterschicht, Fr couche de filtre Carey-Lea, İng Carey-Lea filter layer) Sarı koloidal gümüşlü jelatin filtre. Dönüşebilir filmlerde en üstteki maviye duyarlı tabakanın altına konularak enerjisi yüksek olan mavi ışınların, aşağıdaki yeşile ve kırmızıya duyarlı tabakalara geçip etkilenmesini önlemek için kullanılır. Bu filtre tipinin avantajı; dönüşebilir işlem sırasında negatif gümüşün ağartılabilir ve dökülebilir olmasıdır.
Carl Zeiss distagon objektifi
(Alm Carl Zeiss distagon objektiv, Fr objectif Carl Zeiss distagon, İng Carl Zeiss distagon lens) Carl Zeiss'in profesyonel sınıf, tam kaplamalı, hassas cam mercekleri, sapmasız optik mükemmellikleriyle ünlü objektifi. Görüntünün kenar kısımlarında bile net görüntüler ve daha az bozulma sağlar. Optik elemanlara uygulanan gelişmiş kaplama, kontrastı ve renk doğruluğunun daha iyi olmasını sağlarken istenmeyen yapay etkileri azaltır.
Carl Zeiss Vario-Sonnar objektifleri
(Alm Carl Zeiss Vario-Sonnar-objektive, Fr objectifs Carl Zeiss Vario-Sonnar, İng Carl Zeiss Vario-Sonnar lenses) Carl Zeiss'in profesyonel sınıf, tam kaplamalı, hassas cam mercekleri, sapmasız optik mükemmellikleriyle ünlü objektifleri. Görüntünün kenar kısımlarında bile net görüntüler ve daha az bozulma sağlar. Optik zum, geniş açıdan telefotoya kadar çok geniş bir aralık sağlayarak, fotoğrafçının görüntü çerçevesini mükemmel biçimde belirlemesini sağlar. Optik elemanlara uygulanan gelişmiş kaplama, kontrastı ve renk doğruluğunun daha iyi olmasını sağlarken istenmeyen yapay etkileri azaltır. Vario-Sonnar objektifler, daha fazla ışığı etkili biçimde topladığından, daha iyi fotoğraflar çekilmesini sağlar.
Cassegrain objektif sistemi
(Alm Cassegrain-linsensystem, Fr système de lentilles Cassegrain, İng Cassegrain lens system) Fransız rahip ve fizikçi Laurent Cassegrain tarafından geliştirilen, iki aynalı teleskop tasarımı. Birinci ayna çukur, ikinci ayna ise tümsektir. Bu sisteme göre üreilen objektiflerin oluşturduğu görüntüde küresel ve kromatik sapmaları olmaz.
casus fotoğraf makinesi
(Alm kleinbildkamera, Fr appareil photo miniature, İng miniature camera) Kibrit kutusu, çakmak, dolma kalem, kol saati gibi gözüken, gizli kullanılan çok küçük fotoğraf makinesi. bkz minyatür fotoğraf makinesi.
CAV
(Alm konstante winkelgeschwindigke, Fr vitesse angulaire constante, İng Constant Angular Velocity – CAV) Disk gibi araçların kendi ekseni etrafında döndürülmesiyle, veri disk yüzeyinin neresinde okunuyor ya da neresine yazılıyor olursa olsun döndürme hızının sabit olması durumu; sabit açısal hız. Örneğin CD'de iç tarafta izler daha kısa daireler çizerken dışa doğru daha büyük daireler çizmesine rağmen CD'nin dönme hızı hep sabittir. bkz CLV.
CC
(Alm farbkorrektur, Fr Correction des Couleurs, İng Color Correction) bkz renk düzeltmesi.
CC filtreleri
(Alm farbkorrekturfilter, Fr filtres de correction des couleurs, İng Color Correction filters – CC filters) bkz renk düzeltme filtreleri.
CCD
(Alm geladenes gekoppeltes bauelement, Fr dispositif à transfert de charges, İng Charged Coupled Device - CCD) Sayısal fotoğraf makinelerinde görüntü yazımlamayı destekleyen bir teknoloji. Bu makinelerde, pozometrelerde kullanılan ve ışığa karşı çok hızlı tepki veren silikon hücrelerinin milyonlarcasının bir araya gelmesiyle oluşan CCD (Charged-Coupled-Device) teknolojisi kullanılmaktadır. Bu teknoloji ile görüntüler artık film gibi bir elemana değil, doğrudan sayısal ortamlara yazımlanmaktadır.
CCD (Şarj Bağlantılı Cihaz)
(Alm an das ladegerät angeschlossenes gerät, Fr appareil connecté à la charge, İng Charge-Connected Device - CCD) Optik görüntüleri elektronik sinyallere dönüştüren yarı iletken bir cihaz; şarj bağlantılı cihaz. CCD'ler, elektronik olarak yüklü ve ışığa maruz kaldığında elektronik darbeler üreten ultra küçük, ışığa duyarlı mekanizmalardan (piksellerden) oluşan sıra ve sütunlar içerir. Bu darbeler, çevredeki milyonlarca pikselle birlikte çalışarak birlikte fotoğrafik bir görüntü üretir. CCD'ler ve CMOS (Tamamlayıcı Metal Oksit Yarı İletken) sensörleri sayısal görüntüleme için baskın teknolojilerdir.
CCD algılayıcı
(Alm geladenes gekoppeltes bauelement, Fr dispositif à transfert de charges, İng Charged Coupled Device - CCD) Bir sayısal fotoğraf makinesindeki görüntü algılayıcısı türü; CCD sensör, yüklenebilir çip. Sayısal fotoğraf makinesinin kalbi olan CCD, renk ve ışık bilgilerini tutarak bu bilgileri sayısal veri ya da piksellere dönüştüren, ışığa duyarlı binlerce diyottan oluşmuş görüntü algılayıcısı yarı iletken aygıt. İki temel algılayıcı tipinden biridir (diğeri CMOS). CCD'ler analog düzeneklerdir. Işık bilgisi objektiften geçerek bu yonga üzerine düşer. Bu hücreler üzerine düşen ışığı şiddeti ile oranlı elektriksel gerilime çevirirler. Renk ve şekil oluşumunu temsil eden gerilim atmaları, bir A/D çevirici aracılığıyla sayısal olarak gerçekleşerek hafıza ünitesinde kaydedilir. CCD algılayıcılar ışığa karşı daha duyarlı olmakla birlikte daha fazla enerji harcarlar. Özellikle güvenlik kameralarında tercih edilirler. bkz CMOS algılayıcı. bkz yüklenebilir çip.
CCD, Lineer
(Alm CCD, linear, Fr CCD, linéaire, İng CCD, Linear) Yani tarayıcı tipi CCD, lineer CCD'ler, fotoğraf çerçevesi boyunca tararken çok sayıda bireysel "pozlama" kaydederek görüntü yakalayan uzun ve ince algılayılardır. Bunlar en çok durgun konular ve sürekli aydınlatma için uygundur. Lineer CCD'ler ağırlıklı olarak (hatta sadece teknik uygulamalarda) kullanılır.
CD Mavica
(İng Compact Disc Magnetic Video Camera > CD MaViCa – CD Mavica) Sony tarafından, sayısal fotoğraf makinelerinin ilk kullanıma sunulduğu 1982 ve sonraki yıllarda sunulan Digital Mavica fotoğraf makinelerinde, fotoğrafları kaydetmek için 3.5 inç disketleri kullanılmaktaydı. Popüler JPEG resim/fotoğraf sıkıştırma biçimiyle Mavica, sayısal fotoğraf makinelerinde devrim yaratmakla birlikte ömrü teknolojik gelişmelerle kısa sürmüştür.
CD-DA
(Alm Compact Disc-Digital Audio, Fr Disque compact audio numérique, İng Compact Disc-Digital Audio) Müzik çalan ev tipi CD'lerde kullanılan standart; yoğun disk-sayısal ses. Analog müzik yaklaşık 44.1 kHz hızda 16 bit ya da üzeri bir çözünürlükte örneklenir.
CD-I
(Alm Compact Disc-Interaktiv, Fr disque compact interactif, İng Compact Disc-Interaktive – CD-I) Özellikle eğitim amaçlı etkileşimli yazılımlar için kullanıma sunulan bir tür CD-ROM standart.
CD-R
(Alm CD-beschreibbar, Fr CD enregistrable, İng Compact Disc-Recordable) Birkaç kez kayıt yapılabilen, ancak yapılan kayıtların silinemediği yoğun disk. Tek yüzde 4.7 Gb kapasiteye (sığa'ya) sahiptir.
CD-ROM
(İng Compact Disc-Read Only Memory) Sadece okunabilen yoğun disk; Kompakt Disk > CD. Bilgisayarlarda, sayısal dosyaları depolama aygıtı. 700 Mb (650-900 Mb) sığaya sahiptir. Müzik kayıt ortamı olarak geliştirilmesine rağmen yaygın olarak bilgisayarlarda veri depolama sistemi olarak kullanılır. Müzik, metin, görüntü, hipermedya ve yazılım programları gibi her türlü sayısal veri grubunun saklanmasında kullanılır. Kaydedilen verilerde mekanik bir aşınma olmaz.
CD-ROM alanı
(Alm CD-ROM-land, Fr le pays du CD-ROM, İng CD-ROM land) CD-ROM üzerinde yansıtıcı olmayan parçalar arasında bulunan düz yansıtıcı alan.
CD-ROM XA
(İng Compact Disc-Read Only Memory Extended Architecture > CD-ROM XA) Bu format Sony'nin getirdiği bir standart olup fazla yaygınlık kazanmamıştır. Temelde CD-ROM formatının daha iyi görsel bilgi aktarabilmesi için geliştirilmiş bir ara çözümdür. Yine bilgisayarlara takılan özel bir okuyucu tarafından okunabilmektedir. Bilgi kayıt formatı Sarı kitapta standartlaştırılmıştır (ISO 9660).
CD-RW
(Alm Wiederbeschreibbare Compact Disc, Fr Disque Compact Réinscriptible, İng Compact Disc-Rewritable – CD-RW) Eski kayıtlar silinerek 1000 kere kayıt yapılabilen 4.7 Gb sığalı yoğun disk.
CdS hücre
(Alm CdS-zelle, Fr cellule CdS, İng CdS cell) Objektiften ölçüm yapan kadmiyum sülfit (CdS) hücreye verilen ad.
CDV
(Alm CD-Video, Fr vidéo sur disque compact, İng Compact Disc Video - CDV) Sayısal “Kompakt Disk Video –CDV” standardı yerini “ Digital Versatile Disc” veya “ Digital Video Disc”– DVD almıştır. / (Alm Komprimiertes Digitales Video, Fr Vidéo Numérique Compressée, İng Compressed Digital Video – CDV) Sayısal video sinyallerini sıkıştıran, sıkıştırma algoritması; sıkıştırılmış sayısal video.
Celsius
(Alm Celsius, Fr Celsius, İng Celsius) İsveç bilim insanı Anders Celsius tarafından tanımlanan termometre ölçeği. Bu ölçek daha önceleri santigrat olarak biliniyordu.
cephe ışığı
(Alm fassadenlicht, Fr éclairage de façade, İng facade light) Işık kaynağı fotoğrafçının tam arkasındadır. Üçüncü boyut izlenimi zayıftır. Görüntü yüzeyseldir. Ten kontrastı düşüktür ve renkler doygun değildir.
CF
(Alm Compact Flash, Fr Compact Flash, İng Compact Flash - CF) Bir bellek kartı çeşididir. bkz kompakt flaş.
CF Type I
(İng) Kullanımdaki iki tür Compact Flash (kompakt flaş) kartlardan birinci tipi yani 5 mm'liğini ifade eder. Kayıt alanı ikinci tipe göre daha azdır.
CF Type II
(İng) Kullanımdaki iki tür Compact Flash (kompakt flaş) kartlardan ikinci tipi yani 9 mm'liğini ifade eder. Kayıt alanı birinci tipe göre daha fazladır, ayrıca IBM microdrive hafıza kartları da bu kategoride yer almaktadır.
CGI
(Alm computergenerierte bilder, Fr images générées par ordinateur, İng Computer-Generated Imagery) CGI (Computer-Generated Imagery - Bilgisayar Üretimli Görüntüler, Bilgisayar Destekli Görüntüleme), Film, reklam ve oyunlarda 3D modelleme ve animasyon yazılımlarıyla oluşturulan sayısal görsel efektler; Bilgisayar Üretimli Görüntüler, Bilgisayar Destekli Görüntüleme. Gerçek dünyada çekilmesi zor veya imkansız sahneleri, karakterleri ve dünyaları yaratmak için kullanılır. VFX'in (Görsel Efektler) bir alt kümesi olan CGI, dinamik veya statik 2D/3D görüntüler içerir. Sinema, televizyon, video oyunları, reklamcılık ve sanal gerçeklik yaratmada kullanılır. 3D modelleme, ışıklandırma, animasyon, dokulandırma (İng texturing) ve render işlemlerinden oluşur. CGI, VFX’ten farklı bir uygulamadır. VFX, gerçek çekimlere eklenen sayısal efektlerin tamamını kapsarken; CGI, sadece bilgisayar ortamında sıfırdan oluşturulan görüntülerdir. Hayal gücüyle sınırlı sahneler yaratma, maliyet düşürme ve tehlikeli sahneleri güvenle çekme imkanı sunar. Blender (ücretsiz ve popüler), CGI üretmek için Autodesk Maya, 3ds Max, Cinema 4D ve Houdini gibi programlar yaygın olarak kullanılmaktadır. Fantastik yaratıkların (örneğin; Yüzüklerin Efendisi - Gollum) oluşturulması; devasa patlamalar veya yıkım sahneleri; reklamlarda ürünlerin sanal ortamlarda sergilenmesi birer CGI uygulaması örneğidir. bkz SFX. bkz VFX.
chiaroscuro
(İt chiaro (aydınlık, ışık) + oscuro (karanlık), Alm chiaroscuro, Fr clair-obscur, İng chiaroscuro) Barok dönemi (1530-1650) ressamlarının ışığı kullanarak yüksek kontrastlığı sağladığı teknik; ışık-gölge karışımı. bkz ışık-gölge karışımı. bkz chiaroscuro aydınlatması.
chiaroscuro aydınlatması
(Alm hell-dunkel-beleuchtung, Fr éclairage en clair-obscur, İng chiaroscuro lighting) Barok dönemi (1530-1650) ressamlarının ışığı kullanarak yüksek kontrastlığı sağladığı teknik; ışık-gölge karışımı. Bu aydınlatma nesneye ve mekana uygun olarak üçüncü boyutu sağlar ve bu bağlamda yeni bir uzay yaratarak görüntüde derinlik etkisini artırır. Görüntüye gerçekçi bir anlam katar. Görsel ögeleri dengeye getirir, dikkati belirli bir noktada yoğunlaştırır ve anlatımına destek olur. Chiaroscuro aydınlatmasında, kontrast çok belirgindir. Konunun belirli yerleri aydınlanırken, diğer yerler tümüyle karanlıkta kalmayacak şekilde göreli bir koyuluk içerir. Nesnelerin bağlı ve atılan gölgeleri, yani parlak ve koyu alanlar arasındaki geçişler yumuşaktır. bkz ışık-gölge karışımı.
cibachrome
(Alm cibachrom, Fr cibachrome, İng cibachrome) Renkli saydamlardan kendine özgü fotoğraf kağıdı üzerine pozitif renkli baskı yapma yöntemi.
CIE
(Fr Commission Internationale de l'Éclairage - CIE, İng International Commission On Illumination - ICI) Aydınlatma konusunda standart belirleyen “Uluslararası Aydınlatma Komisyonu”. bkz www.ciecentenary.insight-outside.fr/
CIE aydınlatıcıları
(Alm CIE-Beleuchtungseinheite, Fr illuminateurs CIE, İng CIE illuminators) Genel renk ölçümü için kullanılan standart aydınlatıcılar.
CIE Lab
(Alm , Fr , İng CIE L*a*b* > CIELAB) İnsan gözünün algıladığı tüm renkleri kapsayan, cihazdan bağımsız, üç boyutlu matematiksel bir renk uzayı modelidir. 1976'da tanımlanan bu sistem, rengi üç değerle (L* parlaklık, a* kırmızı-yeşil, b* sarı-mavi) ifade ederek, özellikle matbaacılık, tekstil ve endüstriyel tasarımlarda renk tutarlılığını sağlamak için kullanılır. CIELAB modeli, renkleri üç koordinat ekseni üzerinde tanımlar. L (Lightness - Açıklık/Parlaklık)*; 0 ile 100 arasında değer alır. 0 siyahı, 100 beyazı (parlaklığı) temsil eder. a (Kırmızı-Yeşil Ekseni)*; pozitif değerler kırmızıyı, negatif değerler yeşili gösterir. b (Sarı-Mavi Ekseni)*; pozitif değerler sarıyı, negatif değerler maviyi gösterir. Renkler monitör, yazıcı veya tarayıcıdan bağımsız olarak, insan gözünün algısına göre tanımlanır. Üretim süreçlerinde (örneğin plastik, tekstil, boya) iki renk arasındaki farkı (E) kesin olarak hesaplamaya olanak tanır. Renkteki sayısal değişimin, insan gözünün algıladığı renk değişimine -büyük oranda- benzer olduğu bir sistemdir. RGB/CMYK gibi modeller, renkleri cihazın teknik özelliklerine (örneğin ekrandaki ışık miktarına) göre tanımlar. CIELAB ise insan görüşüne dayalı olduğu için, bir rengin bir ekrandan diğerine veya ekrandan baskıya geçerken aynı kalmasını sağlar. CIELAB, renk tutarlılığının kritik olduğu endüstrilerde standart bir ölçüm dili olarak kabul edilir. bkz LAB Rengi.
CIE LAB
(Fr Commission Internationale de l'Éclairage LAB - CIE LAB) Renk aralığının (CIE kurallarına uygun olarak) bir küre çevresinde düzenlendiği renk modeli.
CIFF
(İng Camera Image File Format - CIFF) Fotoğraf makinelerinde kullanılan bir görüntü kayıt formatını ifade eder.
cilt payı
(Alm rinne, Fr gouttière, İng gutter) Basılı bir yayının her sayfasının iki yanındaki boş alan. Metin ve fotoğraflar bu alanda yer almaz.
cisim odak noktası
(Alm vorderer fokus, Fr foyer antérieur, İng anterior focus, focus in the object space, focus on the object side) Cisim alanından optik eksene paralel olarak gelen ışınların merceği geçtikten sonra yakınsadıkları nokta; ön odak noktası, giriş odak noktası, cisim alanı odağı.
cisim uzayı
(Alm objektraum, Fr espace objet, İng object space) İçinde gerçek veya görünen bir cismin bulunduğu uzay parçası veya optik aletle gerçek veya görünen bir görüntüsü elde edilebilen ve içinde gerçek veya görünen bir cismin bulunduğu uzay parçası; obje uzayı.
cıva buharlı lamba
(Alm quecksilberdampflampe, Fr lampe à vapeur de mercure, İng mercury vapour lamp) Lamba tüpünün içinde bulunan cıva buharından elektrik akımı geçirme ilkesi ile çalışan yapay aydınlatma kaynağı; cıva buharlı ışıtaç, cıva buğulu ışıtaç.
Clayden etkisi
(Alm Clayden-effekt, Fr effet Clayden, İng Clayden effect) Bulut fotoğrafçılığı çalışmaları ile tanının İngiliz Arthur William Clayden tarafından geliştirilen fotoğrafik etki. Duyarlı yüzeyin kısmen duyarsızlaştırılmasını sağlamak amacıyla duyar katı kısa süreli yüksek yoğunluktaki ışıkla pozlayarak oluşturulan etki.
clear colour NR
(Alm deutliche reduzierung des farbrauschens, Fr réduction du bruit de couleur claire, İng clear colour noise reduction > clear colour NR) bkz Net Renk Gürültü Azaltma.
clear luminance NR
(Alm klare luminanzrauschunterdrückung, Fr réduction du bruit de luminance claire, İng clear luminance noise reduction > clear luminance NR) bkz Net Parlaklık Gürültü Azaltma.
Clip Art
(Alm ClipArt, Fr Clipart, İng Clip Art) Küçük resim. Genellikle telif (copyright) gerektirmeyen grafik ürünler, çizimler ve fotoğrafik görüntülerden oluşmuş derleme.
clip motion
(Alm Clip-Bewegung, Fr mouvement de clip, İng clip motion) Sayısal fotoğraf makinesinde animasyonlu GIF dizisi oluşturulmasını sağlayan çekim modu. Clip Motion modunda nesnenin çekilen görüntülerinden 10 karesi kullanılarak 160 piksel x 120 piksel çözünürlükte 256 renkli bir animasyon oluşturulur. Animasyonlu GIF'ler özellikle e-posta, web sayfaları ve çeşitli sunumlarda kullanılmaya uygundur.
CLUT
(Alm farbnachschlagetabelle, Fr tableau de recherche de couleurs, İng Colour Look Up Table - CLUT) İşaretlenmiş renk dosyalarını tanımlamak için kullanılan renk koleksiyonu; renk arama tablosu. En fazla 256 rengi içerir. bkz renk eşleme.
CLV
(Alm Konstante Lineare Geschwindigkeit, Fr Vitesse Linéaire Constante, İng Constant Linear Velocity - CLV) Verinin sabit hızda okunmasını sağlayan bir özellik ya da teknik. bkz CAV.
CMOS (Tamamlayıcı Metal Oksit Yarı İletken)
(Alm komplementärer metalloxid-halbleiter, Fr semiconducteur à oxyde métallique complémentaire, İng Complementary Metal Oxide Semiconductor - CMOS) Bir tür görüntüleme algılayıcısı olan CMOS çipleri, CCD tipi algılayıcılara göre daha az enerji harcardır ve DSLR'lerde kullanılan baskın görüntüleme teknolojisidir. Eskiden CCD algılayıcılarına kıyasla daha düşük bir teknoloji olarak kabul edilen CMOS algılayıcıları büyük ölçüde gelişti ve şimdi daha yaygın algılayıcı teknolojisini temsil ediyor.
CMOS algılayıcı
(Alm CMOS-sensor komplementärer metalloxid-halbleiter, Fr capteur CMOS, semiconducteur à oxyde métallique complémentaire, İng CMOS sensor, Complementary Metal Oxide Semiconductor - CMOS) Tamamlayıcı metal oksit yarı iletken. Bir tümleşik devre üretim teknolojisi. Sayısal makinelerde görüntü algılama ve oluşturma sistemlerinden biri; CMOS sensör. Diğer algılayıcı CCD sensörden farklı olarak diyotların yanında transistörler de işe katılır. Böylece her pikseli, kendi başına okumak mümkün olur. Ancak, düşen ışık yutulduğu için daha az görüntü bilgileri alınır ve az ışıklı ortamlarda, başarım azalır. Böylece “titreşim” etkinliğine daha kolay tutulabilirler. CMOS algılayıcıların daha az güce gereksinimleri vardır ve üretimleri daha ucuzdur. Görüntü kalitesi CCD'ye kıyasla düşük, fiyatı daha ucuzdur.
CMS
(Alm farbmanagementsystem, Fr couleur du système de gestion des couleurs, İng Color Management System - CMS) Fotoğraf baskı atölyelerinde, monitör ile baskı çıktısı arasındaki renk kalibrasyonunu oluşturan bir yazılım programı.
CMY Renk (Siyan, Magenta ve Sarı)
(Alm CMY-Farbe (Cyan, Magenta und Gelb) Fr Couleurs CMJ (Cyan, Magenta et Jaune), İng CMY Color (Cyan, Magenta, and Yellow)) Bu üç ikincil renk birleştirilerek diğer tüm renkler yeniden oluşturulabilir. CMYK gibi, CMY de baskıda görülen renkleri oluşturmak için kullanılır, ancak siyahlarda CMYK renkinden daha az yoğunluk vardır. CMY rengi, en ucuz masaüstü yazıcılarda kullanılır. bkz CMYK Renk (Siyan, Magenta, Sarı, Siyah).
CMYK
(Alm Cyan Magenta Gelb Schlüssel, Fr Clé Cyan Magenta Jaune, İng Cyan Magenta Yellow Key) Baskı cihazlarında (yazıcı (printer)) kullanılan Cyan, Magenta, Yellow (sarı) ve blacK (siyah-Key) renklerden oluşan, çıkarımsal bir renk modeli (renk uzayı). Pigment esaslı bu renk modelinde, tüm renklerin (Siyan, macenta ve sarı renklerin) karışması ile siyah oluşur ancak, görüntünün daha kuvvetli bir ifade kazanması için baskı işleminde siyah, kendi başına bir renk olarak eklenir. Bu renk pigmentlerinin ışık aracılığıyla rengin tümünü emerek görünmesi nedeniyle bu renklere çıkarımsal renkler adı da verilir (Adobe Photoshop > Image > Mode > CMYK). bkz renk gamı. bkz SWOP.
CMYK Renk (Siyan, Magenta, Sarı, Siyah)
(Alm CMYK-Farbe (Cyan, Magenta, Gelb, Schwarz), Fr Couleurs CMJN (Cyan, Magenta, Jaune, Noir), İng CMYK Color (Cyan, Magenta, Yellow, Black)) CMYK, ticari ofset baskı için kullanılan renk uzayıdır. CMYK ayrıca InkJet (mürekkep jet), lazer, boya süblimasyon ve mum termal yazıcıları için yaygın bir çalışma renk alanıdır.
codec
(Alm komprimierung dekomprimierung, Fr compression décompression, İng compression decompression - codec) Sıkıştırma ve açma. Dosyaları sıkıştırma ve açmada kullanılan yöntem veya algoritma.
Cooke üçlü objektif
(Alm Cooke-triplet-linse, Fr lentille triplet Cooke, İng Cooke triplet lens) Optik sapmaları en iyi şekilde düzelten ve düşük maliyetli, üç elemandan oluşan objektif türü.
Copix
(Alm Copix, Fr Copier, İng Copix) Renk ayrımı yapılmış bir filmi tekrar tarayıp CPT (Computer the Plate / Bilgisayardan kalıba sistemi) ortamına atma imkanı veren bir sistemdir.
Cotton-Mouton etkisi
(Alm Cotton-Mouton-effekt, Fr effet Cotton-Mouton, İng Cotton-Mouton effect) Işığın yayılma yönüne yerleştirilen manyetik alandaki belli sıvıların içinde çift kırılması.
coulomb
(Alm coulomb, Fr coulomb, İng coulomb) Elektrik yükü birimi coulomb; simgesi C. 1 amperlik akımın iletken üzerinde 1 saniye boyunca aktığı zaman oluşan yük mikarına eşittir.
CPU
(Alm zentraleinheit, Fr unité centrale de traitement, İng Central Processing Unit) Bilgisayarda, verilen komutların işlenmesinden ve yerine getirilmesinden sorumlu işlemci; merkezi işlem birimi.
Cromalin ve Gevaproof
(Alm Cromalin und Gevaproof, Fr Cromalin et Gevaproof, İng Cromalin and Gevaproof) Masa üstü yayıncılıkta, renk prova sistemleri.
crown camı
(Alm kronglas, Fr verre couronne, İng crown glass) Kırılma indisi 1.55-1.65, Abbe sayısı (saçılma indisi) 63-51 arasında olan, g enellikle alkali-kireç silikatlardan üretilen optik camlar için kullanılan terim.
CRT
(Alm kathodenstrahlröhre, Fr tube cathodique, İng Cathode-Ray Tube - CRT) Yüzeyinin iç kısmı fosfor tabakasıyla kaplı olan ve piksel adı verilen yüzbinlerce noktadan oluşan koni biçimindeki vakumlu tüp; katot ışınlı tüp, katot ışınları tüpü. Koninin genişleyen yüzeyinde görüntü oluşur. Fosfor tabakasına ışın demeti şeklinde gelen elektronlar, pikseller yoluyla görüntüyü oluşturur.
CRW
(İng Canon RAW) Canon fotoğraf makinelerinde kullanılan RAW dosya formatıdır. Diğeri CR2.
CT
(Alm computertomographie, Fr tomodensitométrie, İng computerized tomography - CT) Düşük dozda X ışını kullanarak bilgisayar yoluyla üç boyutlu yumuşak doku görüntüleme yöntemi; bilgisayarlı tomografi. bkz bilgisayarlı tomografi.
cybershot
(Alm cyber-schuss, Fr cyber-shot, İng cyber-shot) Yeni nesil, yüksek kaliteli bir fotoğraf makinesi türü. Fotoğrafların yanı sıra hareketli görüntüler ve ses de kaydedilebilir. Kayıt ortamı olarak Memory Stick kullanılır.