Ansiklopedik Sözlük

Ü

← Tüm harfler
üç boyut
(Alm dreidimensional, dreidimensional, Fr tridimensionnel, trois dimensions, İng three dimensional, three dimention) Bir nesnenin eni, boyu ve derinliği yönündeki uzantısı. Eni, boyu ve derinliği ifade eder. bkz 3D. bkz üç boyutlu.
üç boyutlu
(Alm dreidimensional, dreidimensional, Fr tridimensionnel, trois dimensions, İng three dimensional, three dimentional) Üç boyutu -eni, boyu ve derinliği- olan nesne. Fotoğrafta; en “X”, boy “Y” ve derinlik “Z” eksenleri olarak gösterilir. X ve Y eksenleri sabit (değişmez) iken Z ekseni sınırsızdır. bkz stereo. bkz stereoskopik.
üç boyutlu merceksi baskı
(Alm 3D-lentikular, Fr lenticulaire 3D, İng 3D lenticular) Merceksi sistemler kullanılarak iki ya da daha fazla görüntünün birleştirilmesi işlemi; 3 boyutlu merceksi baskı.
üç çeyrek bakış tekniği
(Alm dreiviertelansicht-technik, Fr technique de vue de trois quarts, İng three quarter view technique) Portre fotoğraf çekimlerinde fotoğrafı çekilen kişinin bakışının objektife yönelmesi durumunda fotoğrafta, portresi çekilen kişinin bakışları her yönden bakıldığında izleyicinin üzerinde olur. Üç çeyrek bakış tekniği hem portrede sevinç ve hüzünü bir arada yansıtır hem de izleyicide izleniyormuş algısı yaratır. Model; cephe ile yan profil arasında yaklaşık 45°'den ve göz seviyesinde objektife bakacak şekilde poz verirse teknik yakalanmış olur. Gaziantep'teki Zeugma Mozaik Müzesi'nde sergilenen “Çingene Kızı” adlı mozaik eser ve Leonardo da Vinci'nin çizdiği “Mona Lisa” tablosu da bu teknik ile yapılmıştır. bkz Mona Lisa etkisi.
üç çizgili
(Alm trilinear, Fr trilinéaire, İng trilinear) Her biri kendi renk filtresiyle kaplı üç paralel CCD (İng Charged Coupled Device) sırasının oluşturduğu CCD dizgi tasarımı. Tek geçişli işlemleri sağlayan tarayıcı ve tarayıcı destekli fotoğraf makinelerde kullanılır.
üç çizgili dizilim
(Alm trilineares array, Fr réseau trilinéaire, İng trilinear array) bkz doğrusal dizilim.
üç renkli
(Alm trichromatisch, Fr trichromatique, İng trichromatic) Bir dizi renk üretmek için üç renk kaynağı veya filtresi kullanma. Renkli monitörler veya LCD (Liquid Crystal Display) ekranlarda kullanılır. / Renk kuramında; renk görüşünün psikofizyolojik modeline göre renk ayrımı, görünür tayfın üç farklı bölümü olan kırmızı, yeşil ve mavi olarak gözdeki üç farklı duyarlılığa dayanır.
üç renkli işlem
(Alm trichromatischer prozess, Fr processus trichromatique, İng trichromatic process) Elektromanyetik tayfın görünebilir bölümü olan beyaz ışığın, kırmızı, yeşil ve mavi olarak üçe ayrılması, sonra da birleştirilmesine dayanan renk süreci. Renkli film ve televizyonun temel ilkesi.
üç renksel bileşenler
(Alm farbwert, Fr valeur tristimulus, İng tristimulus value) Birleştirildiğinde özel bir renk oluşturan kırmızı, yeşil ve mavinin bir dizi değerleri.
üçayak
(Alm ständer, stativ, Fr support, tropied, İng stand, tripod) Fotoğraf makinesinin hiç kımıldamaması veya özel etkiler için uzun süreli pozlama istendiğinde, makinenin üzerine takılabileceği üç bacaklı ve çeşitli yöntemlerle oynar bir kafaya sahip sehpa sistemi. Uzun pozlamalarda, makro çekimlerinde veya ağır telefoto objektifler ile çekim yapıldığında yararlıdır.
üçler kuralı
(Alm drittelregel, goldener schnitt, Fr règle des tiers, nombre d'or, İng rule of thirds, golden section) Çekilen görüntünün daha rahat algılanması için yaygın olarak kullanılan bir fotoğrafçılık kompozisyon tekniği; altın kesim kuralı, 1/3 kuralı. 1797'de John Thomas Smith tarafından 1773 tarihli bir gravür/resimdeki gölge ve ışık dengesini ele aldığı Remarks on Rural Scenery kitabından alıntı yaparak oluşturduğu bir tekniktir. Fotoğraf karesi olarak da adlandırılan kayıt ya da görüntü düzlemi (ki dikdörtgensel ya da kare biçimli olabilir) yatay ve düşey üçer bölgeye ayrıldığında üç satır ve üç sütunda toplam dokuz bölge (hücre) oluşur. Göz, alfabemizin yapısından kaynaklanan okuma alışkanlığımız gereği öncelikle hiçbir çabalama olmaksızın, kendiliğinden 1-2 ve 4-5 hücrelerinin kesiştiği bölüme yönelir (˜% 43-46). Gözün yönelmesi ikinci sırada 4-5 ve 7-8 hücrelerinin kesiştiği bölüme (˜% 25-29), sonra 2-3 ve 5-6 hücrelerinin kesiştiği bölüme (˜% 19-23) ve en son 5-6 ve 8-9 hücrelerinin kesiştiği bölümedir (˜% 13-17). Bu durum fotoğrafçıya, fotoğraf karesine konu içeriğinde yer alan ögeleri yerleştirirken nasıl davranması gerektiğinde yol göstericidir. “bir bölü üç kuralı” (altın kesim kuralı); resim, heykel ve mimaride kullanılan, çok güzel olduğu düşünülen, herhangi bir geometrik biçimde, varlığı estetik bir üstünlük sayılan matematiksel oran (altın oran) ile karıştırılmamalıdır. bkz 1/3 kuralı. bkz altın kesim kuralı.
üçlü
(Alm triplett, Fr triolet, İng triplet) Üç merceğin veya grup merceklerinin kullanıldığı optik bileşen ya da optik tasarımı. Bu tasarımdaki birden çok mercek, birleşik tek bir mercek gibi çalışır. bkz doğrusal. bkz Tessar.
üçlü fotoğraf makinesi
(Alm fon-kamera, Fr pour la caméra, İng fon camera) Geniş çaplı bindirilmiş görüntüler elde etmek için birbirine göre belli açılarla sistematik olarak yerleştirilen üç veya daha fazla fotoğraf makinesinden oluşan, teknik özellikleri, yapısı ve ilkeleri itibariyle trimetrogon kameraya (üçlü fotoğraf makinesine) çok benzeyen, özel amaçlı fotoğraf çekimlerinde kullanılan bir fotoğraf makinesi türü. bkz fon fotoğraf makinesi. bkz yelpaze fotoğraf makinesi.
üçlü fotoğraf makinesi fotoğrafçılığı
(Alm drei-kamera-fotografie, Fr photographie à trois caméras, İng tri-camera photography) Uçak, helikopter, uydu, drone gibi bir hava aracına, geniş bir arazi alanını kaplayacak şekilde sistematik olarak birbirine bağlı biçimde yerleştirilen, arazi yüzeyini görüntülemede kullanılan birbirleriyle sabit bindirme açılarına ve her birisi farklı doğrultularda fotoğraf çekme yeteneğine sahip üç ayrı fotoğraf makinesinin aynı anda pozlamasıyla fotoğraf çekme tekniği. bkz trimetrogon fotoğrafçılık.
üçlü uzatma
(Alm dreifache verlängerung, Fr triple extension, İng triple extension) Yakın çekim fotoğrafçılığında kullanılan; biri öbürünün üzerinde ve içinde olan üç odaklamanın iç içe yer aldığı mekanik düzenleme.
üçton
(Alm tritonus, Fr triton, İng tritone) Tonal çeşitliliği artırmak amacıyla üç mürekkebin kullanıldığı fotomekanik baskı işlemi. bkz çift renk.
üçüncü boyut
(Alm dritte dimension, Fr troisième dimension, İng third dimention) “Derinlik”i ifade eden terim. Derinlik gerçek olduğu gibi derinlik duygusu uyandırma şeklinde de olabilir. Fotoğraf ve görüntüde, en ve boy eksenleri sınırlı iken derinlik ekseni sınırsızdır.
üçüncü derece kuram
(Alm theorie dritter ordnung, Fr théorie du troisième ordre, İng third-order theory) Sapmaların yer aldığı objektif durumlarıyla ilgili hesaplamalar. Snell denkleminin genişleme gücü üçüncü derece olduğu için üçüncü derece kuram olarak anılır. Üçüncü Dereceden Teori, genellikle mühendislik ve fizik alanlarında, bir sistemin davranışını, özellikle doğrusal olmayan (non-linear) etkileri hesaba katarak, birincil (lineer) ve ikincil (kuadratik) etkilerden daha hassas bir şekilde analiz eden yaklaşımdır. Optik sistemlerde, merceklerdeki küresel sapma (spherical aberration) gibi hataları, giriş gözbebeği yarıçapının üçüncü kuvvetiyle (Y3) değişen terimler kullanarak hesaplayan teoridir. Bu terim, "Doğum Sırası Teorisi" (Birth Order Theory) veya mantıktaki "Üçüncü Dereceden Mantık" (Third-order logic) ile karıştırılmamalıdır.
üçyüzotuzüç yapmak
(argo, deyim) Fotoğraf çektirirken dudakların öpücük verir verir gibi yakınlaşması için söylenen 333 sayısı ve seksi bir görüntü vermek için yapılan hareketle dalga geçmek için söylenen bir söz.
ünik eser
(Alm einzigartige arbeit, Fr œuvre unique, İng unique work) Ünik eser ifadesi, İngilizce kökenli "unique" (eşsiz, benzersi biricik) kelimesi ile Türkçe "eser" kelimesinin birleşimiyle oluşan, “dünyada bir benzeri daha bulunmayan, tek, yegane ve emsalsiz sanat veya kültür varlığı” anlamına gelir. Biricik eser olarak da adlandırılır. Genellikle müzeler, arkeolojik buluntular, sanat koleksiyonları veya el işçiliği ile yapılan, dünyada tek olan parçalar için kullanılır. Örneğin, tarihi bir el yazması, dünyada sadece bir adet bulunan bir heykel veya özgün bir tablo "ünik eser" eser olarak adlandırılır. bkz biricik.
üniversal
(Alm universal, Fr universel, İng universal) Geliştirme banyolarında; film ve baskı için kullanılan geliştirme banyosu; evrensel. / Yaygın olarak kullanılan bağlantı adaptörü. / Objektiflerde uzakta ve yakındaki nesnelerin kabul edilebilir netlikte görüldüğü ayar durumu. Üniversal netleme basit fotoğraf makinelerinde kullanılır.
üretilen akış
(Alm durchsatz, Fr débit, İng throughput) Bilgisayarlarda; iş çıkarma ölçü oranı. Örneğin bir günde yapılan tarama sayısı, bir saatte A3 çıktı sayısı gibi.
ürün fotoğrafçılığı
(Alm produkt fotografie, Fr photographie de produits, İng product photography) Ürün fotoğrafçılığı, satılacak ürünlerin özelliklerini vurgulamak ve potansiyel müşterilerde güven uyandırarak satışları artırmak amacıyla yapılan profesyonel çekim sürecidir. E-ticaret siteleri, sosyal medya, kataloglar ve reklamlarda kullanılan bu teknik, ürünün detaylarını (renk, doku) net bir şekilde yansıtan stüdyo veya yaşam tarzı (lifestyle) çekimlerini kapsar. Amaç, ürünü estetik bir şekilde sergilemek, marka imajını güçlendirmek ve satın alma kararını hızlandırmaktır. Web siteleri (e-ticaret), sosyal medya, basılı reklamlar, afişler ve kataloglarda kullanılır. Tür olarak beyaz arka plan (stüdyo) çekimleri ve "lifestyle" (kullanım anını gösteren) çekimlerdir. Doğru ışık, netlik, kompozisyon ve düzenleme (post-prodüksiyon) teknikleri çok önemlidir. Ürün fotoğrafları, müşterilerin ürünü fiziksel olarak inceleyemediği dijital ortamlarda ürünün "vitrini" görevi görür. Kaliteli çekimler, markanın profesyonelliğini yansıtır.
ürün fotoğrafı
(Alm produkt foto, Fr photo du produit, İng product photo) Ürün fotoğrafı, satışa sunulan bir ürünün özelliklerini, detaylarını ve kalitesini vurgulayarak potansiyel müşterilere en iyi şekilde sunmak amacıyla çekilen profesyonel görsellerdir. E-ticaret siteleri, kataloglar ve reklamlar için kritik öneme sahip olan bu fotoğraflar, ürünün güven oluşturmasını sağlar. Ürünün fiziksel özelliklerini, dokusunu ve renklerini doğru yansıtır. Online mağazalar, sosyal medya, basılı reklamlar ve kataloglarda kullanılır. Genellikle beyaz arka planlı stüdyo çekimleri veya kullanım alanını gösteren yaşam tarzı (lifestyle) çekimleri olarak ikiye ayrılır. Amaç, tüketicide satın alma arzusu uyandırmak ve markanın profesyonelliğini yansıtmaktır. İnternetten alışverişte müşteriler ürüne dokunamadığı için, ürün fotoğrafları tek ikna aracıdır. Kaliteli görseller, markanın güvenilirliğini artırır ve iade oranlarını düşürür. Ürün fotoğrafı çekim türleri, ürünü en net haliyle gösteren stüdyo çekimi (beyaz arka plan); ürünün nasıl kullanıldığını veya bir ortamda nasıl durduğunu gösteren, daha sanatsal, konsept/yaşam tarzı çekimleridir.
üslup
(Ar tarz, Alm stil, Fr style, İng style) Bir sanatçıya, bir çağa ya da ülkeye özgü teknik, renk, biçim ve söyleyiş özelliği. / Sanatçının görüş, duyuş ve anlayışındaki kendine özgü anlatış biçimi; ambiyans, biçem, hava, stil, tarz.
üst açı
(Alm hoher winkel, Fr grand angle, İng high angle) Fotoğraf makinesinin konuya, konunun göz seviyesinin yukarısından bakması. Fotoğraf makinesinin konudan daha yüksek bir noktaya yerleştirilerek aşağıya doğru, yaklaşık 45 derecelik bir açıyla çekim yapılmasıdır. Bu şekilde fotoğraf makinesi, yukarıdan aşağıya doğru bir bakış oluşturur.Bu teknik, özneyi daha küçük, zayıf, savunmasız veya çaresiz göstererek dramatik bir etki yaratır; ürün çekimlerinde ise konuya hakimiyet hissi verir. Üst açı, karakteri "yere serer" veya ezik gösterir, bu da karakterin zayıflığını veya izleyicinin ona acıma duygusunu vurgular. Özellikle dramatik sahneler, belgeseller, ürün çekimleri (ayrıntıları göstermek için) ve mimari fotoğraflarda yaygındır. Üst açı (high angle), hafif yukarıdan aşağıya doğru açılı çekim; Kuş bakışı (flat lay/bird's eye), tam olarak konunun üzerinden 90 derecelik (ya da optik anlatımla normal ile 0 derecelik) açıyla dik çekimdir. Sahnenin kapsamlı bir görünümünü sunar ve düzenli, estetik bir kompozisyon yaratır. Bu açı, özellikle karakterlerin veya nesnelerin güçsüzlüğünü vurgulamak istendiğinde tercih edilir.
üst metin
(Alm hypertext, Fr hypertexte, İng hypertext) bkz hipermetin.
üst serap
(Alm überlegenes bild, Fr image supérieure, İng superior image) Bir nesnenin kendi gerçek konumunun daha yukarısında oluşan görüntüsü. Işığın kırılması sonucunda oluşur. Bu durum, sıcak havadaki ani sıcaklık değişiminin sonucunda oluşan atmosferdeki yoğunluk farkı nedeniyle ortaya çıkar. bkz serap.
üst üste baskı
(Alm aufdruck, Fr surcharge, İng overprint) Birden fazla negatifteki görüntülerden oluşmuş baskı. Yeni bir negatif agrandisöre yerleştirildiğinde baskı kartının daha önce pozlandırılmış bölümleri maskelerle kapatılır.
üst üste çekim
(Alm mehrfachaufnahme, mehrfachbelichtung, Fr prises de vue multiples, expositions multiples, İng multiple shot, multiple exposure) bkz çoklu pozlama.
üst üste pozlama
(Alm doppelgefährdung, Fr double exposition, İng double exposure) Aynı film karesi ya da fotoğraf kağıdına birden fazla görüntünün pozlanması. bkz çoklu pozlama.
üstlük
(Alm deckschicht, schutzschicht, Fr couche protectrice, İng overcoat, protective layer) Fotoğraf filmleri ve kağıtlarında, duyar katı fiziksel ve mekanik etkilerden korumak amacıyla uygulanan en son katman; koruyucu katman.