Ansiklopedik Sözlük
N
- n
- “milyarda bir” (1x 10-9) anlamındaki birim ön eki; nano, kısaltması “n”. / Bir ortamın ışığı kırma, ışığın kırılma göstergesi (indisi) 'nin kısaltması. bkz kırılma indisi. / (Alm analytische dichte, Fr densité analytique, İng analytical density) Analitik yoğunluk; tümleşik yoğunluk'un kısaltması. bkz tümleşik yoğunluk.
- N
- (Alm nano, Fr nano, İng nano) Nikon objektifteki bu kısaltma, geniş açılı objektiflerde oluşan düşük kontrast ve ışıklı objektif yansımalarını, uzun dalga boylarının geniş aralığından oluşan objektif yansımalarını engelleyen nano kristal kaplamadır.
- NA
- (Alm Numerische Apertur, Fr ouverture numérique, İng Numerical Aperture - NA) Sayısal diyafram.
- NAD
- (Alm klare schärfentiefe, Fr profondeur de champ claire, İng Clear Depth of Field) bkz Net Alan Derinliği - NAD.
- nadir toprak elementleri
- (Alm spärliche Bodenelemente, Fr éléments de terres rares, İng rare-earth elements) Periyodik tabloda yer alan, atom numaraları 57'den 71'e kadar olan 15 adet "lantanit" grubu ile bunlara fiziksel ve kimyasal özellikleri benzeyen "skandiyum" ve "itriyum" olmak üzere toplam 17 adet özel metaldir. Doğada bulunma sıklıkları "nadir" değildir, ancak tek başlarına ve işlenebilir büyük yataklar halinde bulunmaları çok nadirdir. Bu yüzden bu isimle anılırlar. Bu elementlere endüstriyel olarak "teknolojinin vitamini" denir. Üretimde çok az miktarda kullanılsalar da; ürünleri hafifletir, küçültür ve dayanıklılıklarını artırırlar. Yüksek ısıya, aşınmaya ve korozyona karşı üst düzey direnç sağlarlar. Mükemmel manyetik ve optik özellikler katarlar. Akıllı telefonlar, bilgisayarlar ve televizyonlarda ekran parlaklığı ve veri işleme çiplerinde kullanılır. Savunma sanayii ve uzay çalışmalarında radarlar, güdümlü füzeler ve savaş uçaklarının üretiminde kritik öneme sahiptir. Yeşil enerji teknolojilerinde lektrikli araç motorlarında ve rüzgar türbinlerinde kullanılırlar. Türkiye, nadir toprak elementleri açısından şanslı bir konumdadır. Özellikle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Eskişehir-Beylikova bölgesinde devasa rezervler keşfedilmiştir. Buradaki devasa sahada milyonlarca ton cevher ve kritik elementler yer almaktadır.
- namlu bozulması
- (Alm tonnen verzerrung, Fr distorsion en barillet, İng barrel distortion) Namlu bozulması, özellikle geniş açılı lenslerde görülen, görüntüdeki düz çizgilerin dışa doğru kavisli görünmesine neden olan optik bir mercek hatasıdır. Görüntü, sanki bir namlunun (varilin) etrafına sarılmış gibi merkezden dışa doğru şişkin bir şekil alır. Bu durum, merceğin merkezinin ışık ışınlarını kenarlarından daha fazla bükmesinden kaynaklanır. En çok mimari fotoğraflarda veya yatay ya da dikey düzlemde paralel çizgiler içeren görüntülerde görülür. Çizgiler, çerçevenin ortasına doğru düz kalırken, kenarlara doğru belirgin bir şekilde dışa bükülür. Geometrik optikte, doğrusal izdüşümden (düz çizgilerin düz kalması) sapma olarak tanımlanır. Genellikle geniş açılı ve balıkgözü objektiflerde daha sık görülür. Günümüzde birçok fotoğraf makinesi ve yazılım (Lightroom, Photoshop), bu bozulmayı otomatik olarak düzelten profillere sahiptir. Mercek, görüntüyü düz bir sensör üzerine yansıtırken ışığı tam olarak doğru açılarla odaklayamazsa, kenar kısımlar merkezden daha uzak bir mesafeye yansıtılır ve bu da "fıçı" benzeri bir görüntü oluşmasına neden olur. Fotoğrafçılık dünyasında yaygın olan bu optik terim (namlu bozulması), silah namlularının tıkanması veya hasar görmesiyle (namlu tıkanması/ İng squib) karıştırılmamalıdır.
- nano
- (Alm nano, Fr nano, İng nano) “milyarda bir” (1x10-9) anlamındaki ön ek. Örneğin 1 nanometre (nm) (= 1.10-9 m); kısaltması “n”.
- nanometre
- (Alm nanometer, Fr nanomètre, İng nanometer) Elektromanyetik ışınımın dalga uzunluğunun uluslararası birimi; metrenin milyarda biri büyüklüğündeki uzunluk ölçüsü birimi. Simgesi nm (1 nm = 1/1000000000 m = 1x 10-9 m).
- natüralist fotoğraf
- (Alm naturalistische fotografie, Fr photographie naturaliste, İng naturalist photography) Çevre düzenlemesi veya kurgulanmış sahnelere dayanmadan, gerçek dünyayı olduğu gibi yakalamayı hedefleyerek çekilen fotoğraf; doğal fotoğraf. bkz doğal fotoğraf.
- natüralist fotoğrafçılık
- (Alm naturalistische fotografie, Fr photographie naturaliste, İng naturalist photography) Yoğun işlem sonrası düzenlemelere veya kurgulanmış sahnelere dayanmadan, gerçek dünyayı olduğu gibi yakalamayı hedefleyen fotoğrafçılık tarzı; doğal fotoğrafçılık. Konuların yapay müdahale veya abartı olmaksızın doğal ortamlarında tasvir edilmesini vurgulayan bir sanat tarzıdır. Doğa fotoğrafçılığından biraz farklıdır. bkz doğal fotoğrafçılık.
- natüralizm
- (Alm naturalismus, Fr naturalisme, İng naturalism) Gerçeğin doğaya uygun biçimde yansıtılmasını amaçlayan sanat akımı; doğalcılık, tabiiye. Naturalizm (doğalcılık) akımının fotoğrafçılığa etkisi, gerçekçilik ve doğanın doğru bir şekilde temsil edilmesine odaklanan bir yaklaşım olarak ortaya çıkar. Bu akım, fotoğrafçıları doğanın ve günlük yaşamın ayrıntılarını belgelemeye yöneltir, böylece izleyicilere gerçek dünyanın doğrudan bir penceresini sunar. Doğal ortamlarda insanlar, hayvanlar ve manzaralar, naturalist fotoğrafçılığın en yaygın konularıdır. Bu tür fotoğraflar, doğanın güzelliğini ve karmaşıklığını, insan deneyiminin doğallığını ve çevremizdeki dünyanın gerçekçi tasvirlerini vurgular. Bu yaklaşım, fotoğrafçının öznel yorumlarından ziyade nesnel gerçekliğe odaklanır ve bu sayede izleyicileri doğanın ve insan deneyiminin daha derin bir anlayışına davet eder.
- natürmort
- (Alm stillleben, Fr nature morte, İng still life) Kesme çiçek, meyve, av hayvanı gibi durağan nesnelerden oluşan ve fotoğrafçı tarafından amaca yönelik olarak düzenlenerek gün ışığı ya da stüdyo ışığında pozlandırılan kompozisyon; ölüdoğa.
- natürmort fotoğrafçılığı
- (Alm stillleben fotografie, Fr photographie de nature morte, İng still life photography) Natürmort (ölü doğa), geleneksel meyve kaselerinden bit pazarından alınmış ilgi çekici ürünlere kadar, meyve, çiçek, vazo, kitap veya mutfak eşyaları gibi cansız ve hareketsiz nesnelerin bir araya getirilerek oluşturulan kompozisyonların resmedildiği sanat dalıdır. Sanatçıların teknik becerilerini, ışık-gölge oyunlarını ve doku detaylarını yansıttığı durağan bir sanattır. Genellikle yapay (vazo, kitap) veya doğal (meyve, çiçek, ölü hayvan) cansız nesnelerdir. Amaç, nesnelerin formunu, dokusunu, rengini ve ışık altındaki görünümünü detaylıca yansıtmaktır. Sanatçı, objeleri belirli bir düzen, denge ve estetik anlayışla yerleştirir. Sadece görsel bir sunum değil, aynı zamanda hayatın geçiciliği, bolluk veya zenginlik gibi temaları simgeleyebilir. Tarihsel olarak eski çağlardan beri yapılan bu tür, özellikle 17. yüzyıl Hollanda sanatında popülerlik kazanan resim tarzı gibi natürmort fotoğrafçılığı da cansız nesnelerin belirli bir kompozisyonda düzenlenmiş fotoğraflarını kapsar. Geleneksel meyve kaselerinden bit pazarından alınmış ilgi çekici ürünlere kadar, natürmort geniş bir kategoridir.
- ND
- (Alm neutrale dichte, Fr densité neutre, İng Neutral Density) “Nötr yoğunluk”un kısaltması. bkz yoğunluk filtresi.
- ND filtre
- (Alm Neutral dichte filter, Fr filtre à densité neutre, İng Neutral Density Filter - ND filter) bkz nötr yoğunluk filtresi.
- NEF
- (Alm elektronisches Nikon-format, Fr format électronique Nikon, İng Nikon Electronic Format - NEF) Nikon'un sayısal fotoğraf makinelerinde kullandığı bir RAW görüntü dosyası kayıt formatı biçimi.
- nefelometre
- (Alm nephelometer, Fr néphélomètre, İng nephelometer) Standart süspansiyon çözeltilerdeki taneciklerin ışığı saçma miktarlarını karşılaştırarak çözeltideki asılı durumdaki maddelerin miktarını tayin etmekte kullanılan fotometrik veya diğer optik cihazlar.
- negatif
- (Alm negativ, Fr négatif, İng negative) Analog siyah beyaz fotoğrafçılıkta, gerçekteki aydınlık ve karanlık bölümleri tersine gösteren boş fotoğraf filmi veya camı. Pozitif fotoğraf elde etmek için kullanılır. bkz negatif film. / Film duyar katı üzerinde çekim ve geliştirme işlemlerinden sonra oluşan ve fakat orijinal renklerin veya gri tonlarının tersine sıralanmış karşı tonların görüntüsü; negatif görüntü, “ters görüntü”. Bir siyah beyaz negatifte koyu olarak görünen bölgeler konunun parlak bölgelerine, açık olarak görünen kısımlar ise konunun gölgeli bölgelerine karşılık gelir. / Analog renkli fotoğrafçılıkta ise görüntünün gerçek renkleri ile olmayıp, tümleri veya bütünleri ile kaydedilen görüntü.
- negatif alan
- (Alm negativer raum, Fr espace négatif, İng negative space) Görsel düzenlemede, nesnelerin arasındaki boşluk.
- negatif dosyası
- (Alm plastikumschlag, Fr enveloppe en plastique, İng plastic envelope) Filmleri dış etkenlerden korumak için üretilmiş şeffaf bir tür zarf, kılıf. Dosyaların üzerine sayı, tarih, konu, konum, çekim değerleri (ISO, diyafram, enstantene) gibi bilgileri kaydetmek çok yararlıdır.
- negatif duyar kat
- (Alm negativ emulsion, Fr émulsion négative, İng negative emulsion) Negatif filmin duyar katı.
- negatif film
- (Alm negativfilm, Fr film négatif, İng original film, negative film, film negative) Pozlandıktan sonra negatif görüntü veren yani orijinalin tersi olan film. Orijinaldeki siyah yerler negatifte şeffaftır. Orijinaldeki beyaz yerler ise filmde siyahtır, ışık geçirmez. Görüntü olan yerlerin ışık geçirdiği, diğer yerlerin ışık geçirmediği film.
- negatif geliştirme
- (Alm negative entwicklung, Fr évolution négative, İng negative development) bkz negatif geliştirme banyosu.
- negatif geliştirme banyosu
- (Alm negative entwicklung, Fr évolution négative, İng negative development) Negatif filme uygulanan geliştirme banyosu.
- negatif görüntü
- (Alm negatives bild, Fr image négative, İng negative image) Negatif duyar katın pozlandıktan sonra verdiği görüntü türü. bkz negatif.
- negatif ışık
- (Alm lichtnegativ, Fr lumière négative, İng light-negative) Işıkla pozlandığında, elektrik iletkenliği azalan madde.
- negatif mercek
- (Alm konkave linse, Fr lentille concave, İng concave lens, diverging lens, negative lens) Optik eksene paralel olarak gelen ışık ışınlarını gerçek odak olmaksızın (sanal odak noktasından çıkıyormuşçasına) ıraksayarak dağıtan ıraksak merceğin odak uzaklığı (-) ön imli olduğu için “negatif mercek” de denir; ıraksak mercek, içbükey mercek, kalın kenarlı mercek, dağıtıcı mercek. bkz ıraksak mercek.
- negatif taşıyıcı
- (Alm negativer träger, Fr porteur négatif, İng negative carrier) Agrandisör, tarayıcı ya da bşka aygıtlarda filmlerin takıldığı yer, film tutmaya yarayan donanım. Filmin optik sisteme ya da tarama bölgesine düz ve paralel durmasını sağlar, görüntüyü çizilmekten korumak amacıyla filmi sınırlarından tutacak biçimde tasarlanır.
- negatif üç boyutlu görüntü
- (Alm negatives steroskopisches bild, Fr image stéréoscopique négative, İng negative streoscopic image) Bir çift stereo görüntünün sağ-sol olarak değiştirilmesiyle, sağ gözün soldaki ve sol gözün sağdaki görüntüyü görmesiyle ortaya çıkan görünüş. Bu şekilde, stereo sistemi bilgiyi ters çevirir ve derinlik algılamasını değiştirir, önde olan geride, geride olan önde görünür.
- negatifi ağartma
- (Alm bleichen, reduktion und bleichen ein negativ, Fr blanchiment, réduction et blanchiment négatif, İng bleaching, reduction and bleach a negative) Filmlerin yıkama veya banyo işlemleri sırasında, emülsiyonun (duyar kat) aldığı koyu rengi gidermek için film, cam veya kağıdı kimyasal işlemden geçirme işlemi; negatifi beyazlatma.
- nematik
- (Alm nematisch, Fr nématique, İng nematic) Uzun moleküllerin serbest olarak yer değiştirebildiği ama kendi aralarında paralel biçimde sıralanarak çıftkırıcı bir sıvı oluşturduğu, kristal durumdan çok sıvı hale daha yakın bir arahal. Su (kimyasal formülü H2O), katı (buz), sıvı (su) ve gaz (buhar) olarak üç duruma sahiptir. Sıvı hali izotropiktir, bu da özelliklerinin her yönde aynı olduğu anlamına gelir. Su molekülleri sürekli rastgele hareket halindedir. Katı hal kristaldir, tüm H2O moleküllerinin sabit konumları vardır, anizotropiktir; optik, termal ve elektriksel iletkenlik gibi diğer özellikler yöne göre değişir. Nematik sıvı kristal durumu, yukarıdaki üç duruma dahil olmayan benzersiz bir durumdur. Kristalin (katı) ve izotropik (sıvı) durumlar arasında bir durumdur. Sıvı kristal durumunda bile, aşağıdaki gibi birkaç tür sıvı kristal durumu vardır. Nematik sıvı kristal faz, moleküllerin aynı yöne işaret etme eğiliminin genel düzenini sürdürmesiyle karakterize edilir. Tek boyutlu düzeni vardır. Smektik fazda, moleküller nematikte olmayan iki boyutlu düzen gösterirler. Moleküller, nematiğin genel yönelimini korur, ancak aynı zamanda kendilerini katmanlar veya düzlemler halinde hizalama eğilimindedir. Nematik (tek boyutlu düzen) ve katı hal (üç boyutlu düzen) arasındaki durumdur. Kolesterik (veya kiral nematik) sıvı kristal faz, tipik olarak moleküller yönsel olarak yönlendirilir ve sarmal bir düzende istiflenir, her bir katman, üstündeki ve altındakilere hafif bir açıyla döndürülür. LCD ekran teknolojisinde, sadece nematik sıvı kristal pratik olarak kullanılır ve nematik sıvı kristal moleküllerinin bükülmesine yardımcı olmak için kolesterik sıvı kristal az miktarda katkılıdır. “İng Twisted Nematic” – TN veya kısaca “İng Nematic Display” için TN kısaltması kullanılır. bkz kıvrık nematik. bkz nematik faz. bkz süper kıvrık nematik. bkz TN ekran.
- nematik faz
- (Alm nematische phase, Fr phase nématique, İng nematic phase) Moleküllerin uzun eksenlerinin katmanlar halinde değil, paralel çizgiler halinde düzenlenmesiyle karakterize edilen bir sıvı kristalin fazı olan, bu faza ait olan veya bu fazı oluşturan nematik polipeptit sıvı kristaller. bkz süper kıvrık nematik.
- nemlendirici
- (Alm benetzungsmittel, Fr agent mouillant, İng wetting agent) Suyun yüzey gerilimini yok ederek film üzerinde su birikintisi ve bunların neden olduğu lekeleri önleyen kimyasal madde.
- nemölçer
- (Alm hygrometer, Fr hygromètre, İng hygrometer) Havadaki nem oranını ölçen alet; higrometre.
- nesne
- (Alm objekt, Fr object, İng object) Bir biçimi, rengi, kütlesi olan; boşlukta yer kaplayan; dkunma, görme, işitme, tatma veya koklamayla duyulan her şey; obje. Canlı ve cansız varlıkların tamamı. / Fotoğrafçılıkta, fotoğraf makinesinin objektifinin üzerine yöneldiği ve fotoğrafını çekmeyi amaçladığı bütün varlıklar. / Optik sistemlerde, görüntüsü meydana getirilen öge.
- nesnel
- (Alm objektiv, Fr objectif, İng objective) Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin; objektif, öznel karşıtı. / Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan; objektif. / Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren; objektif.
- nesnel gerçeklik
- (Alm objektive realität, Fr réalité objective, İng objective reality) Öznel (kişisel) gerçekliğin oluşabilmesi için, gerek toplumsal gerekse fiziksel anlamda düşünceden bağımsız bir biçimde var olan olgular bütünü. İçinde yaşanılan fiziksel ve sosyal dünyanın birleşimi.
- nesnel zaman
- (Alm objektive zeit, Fr temps objectif, İng objective time) Nicelik olarak ölçülebilir zaman; saat zamanı. bkz öznel zaman.
- nesnellik
- (Alm objektivität, Fr objectivité, İng objectivity) Gerçekliği olduğu gibi, kişisel görüş ve yargılardan bağımsız olarak, herkesin gözlemine açık bir biçimde ele alma.
- nesnesine bağlı olmayan gölge
- (Alm schatten werfen, Fr ombre portée, İng cast shadow) Bir nesnenin başka bir nesne ya da yüzey üzerinde oluşan gölgesi; nesnesinden bağımsız gölge. bkz atılan gölge.
- net
- (Alm netto, Fr net, İng focus) Flu olmayan, seçik görüntü. Bütün çizgileri belirgin olan, göz tarafından bütün ayrıntılarıyla görünen.
- Net Alan Derinliği - NAD
- (Alm schärfentiefe, Fr profondeur de champ, İng Depth of Field - DOF) Üzerinde odaklama yapılan cismin önünde ve arkasında oluşan net/seçik alan; alan derinliği, netlik derinliği. Bu net alan cismin önünde yaklaşık 1/3, arkasında ise yaklaşık 2/3 oranında oluşur. Net alan derinliğinin darlığını veya genişliğini etkileyen üç öge; objektifin odak uzunluğu, kullanılan diyaframın açıklığı ve cismin fotoğraf makinesine olan uzaklığıdır. bkz diyafram açıklığı. bkz odak uzunluğu.
- net görüntü
- (Alm klares bild, scharfes bild, Fr image nette, image mise au point, İng clear image, focused image) Bir konudan objektife gelen hareket halindeki ışıkların objektifi geçtikten sonra kırılarak birleştiği noktada konunun elde edilen net, seçik ve keskin görüntüsü.
- net görüş uzaklığı
- (Alm klare betrachtung abstand, Fr distance de visualisation claire, İng clear viewing distance) Gözün cisimleri ve objeleri net olarak seçebildiği göze en yakın mesafe. Gözün nesne ve cisimlere en rahat uyum yaptığı uzaklık 25 cm'dir. Bu açıklamalara göre, gözün net görüş uzaklığı 25 cm, tek gözün görebildiği en küçük uzunluk ise 0.0727 mm'dir.
- Net Parlaklık Gürültü Azaltma
- (Alm klare luminanzrauschunterdrückung, Fr réduction du bruit de luminance claire, İng clear luminance noise reduction > clear luminance NR) Net Parlaklık Gürültü Azaltma, daha yüksek çözünürlükte daha net, daha temiz görüntüler sağlayan bir sayısal fotoğrafçılık özelliğidir. Parlak ışık altında çekilen görüntüleri geliştirmek için bir filtre kullanır. Bu işlev, fotoğraftaki ayrıntılarla karıştırılabilecek parazitleri önleyerek fotoğrafın yüksek aydınlatmalı kısımlarındaki ayrıntıları geliştirir. Geleneksel parazit giderme sistemlerinin aksine, paraziti, görüntü ayrıntılarını etkilemeden bastırır.
- Net Renk Gürültü Azaltma
- (Alm deutliche reduzierung des farbrauschens, Fr réduction du bruit de couleur claire, İng clear colour noise reduction > clear colour NR) Net Renk Gürültü Azaltma, Sayısal fotoğrafçılıkta kullanılan bir özelliktir. Görüntünün ışık ve renk frekansları analiz edilir, uzun pozlamalar neticesinde oluşan bozulmalar giderilmiş olur ve doğal tonların fotoğrafta oluşumu sağlanır. Özellikle açık mavi gökyüzü, koyu mavi denizler ve yeşil ormanlar gibi büyük alanlarda aynı renklerin bulunduğu manzara fotoğrafları, daha zengin renk tanımlamasından yararlanacak ve daha gerçekçi biçimde oluşturulacaktır.
- netleme
- (Alm okussieren, fokussieren, Fr se concentrer, se concentrer, İng focus, focusing) Film düzleminde net bir görüntü elde edebilmek için, makinenin arka noktasıyla bağlantılı olarak, objektifin hareket etme yöntemi. bkz odaklama.
- netleme bileziği
- (Alm fokussierring, Fr bague de mise au point, İng focusing ring) Fotoğrafı çekilecek nesnenin film ya da algılayıcı yüzeyinde net görülebilmesi amacıyla objektifi ayarlayan sistemi yönlendiren donatı. Bilezik çevrildiğinde, nesnenin fotoğraf makinesine olan uzaklığı netleme göstergesinde m -ya da feet- cinsinden görülür.
- netleme bobini
- (Alm fokussierspule, Fr bobine de focalisation, İng focusing coil) Bir elektron ışınını, netleme, odaklamak amacıyla kullanmaya yönelik elektromanyetik bir aygıt; netleme makarası.
- netleme camı
- (Alm mattscheibe, Fr écran de mise au point, İng focusing screen) 35 mm SLR, orta ve büyük boy fotoğraf makinelerinde yer alan, fotoğrafı çekilecek konunun gözüktüğü, netlemeye yardımcı cam; odaklama ekranı, netleme ekranı. bkz netleme ekranı.
- netleme düzlemi
- (Alm fokusebene, Fr plan de mise au point, İng plane of focus) Fotoğraf makinesinin önünde, netleme noktasındaki iki boyutlu hayali yüzey. En iyi netlemenin ortaya çıktığı alanı gösterir. Büyük boy körüklü fotoğraf makineleri dışında, netleme düzlemi film düzlemine paraleldir.
- netleme ekranı
- (Alm mattscheibe, Fr écran de mise au point, İng focusing screen) Fotoğraf makinesi içinde yer alan, üzerinde fotoğrafı çekilecek nesnenin görülerek netleme işlemi yapılan cam ya da plastik yüzey; odaklama ekranı, netleme camı. Yapısı, üzerinde görüntünün oluşmasına ve netleme işleminin yapılmasına uygundur. Büyük boy fotoğraf makinelerinde, netleme ekranı yerinden çıkar ve pozlama için yerine film konur. Refleks (yanıtmalı) fotoğraf makinelerinde objektifin, netleme ekranına ve film yüzeyine olan uzaklığı birbirine eşittir. bkz netleme camı.
- netleme gereci
- (Alm fokus-tool, Fr outil de mise au point, İng focus tool) Karanlık odada, agrandisörün tablasına düşen büyütülmüş görüntünün netliğini daha da keskin ayarlayabilmek için kullanılan araç.
- netleme göstergesi
- (Alm fokussierungsskala, Fr échelle de mise au point, İng focusing scale) Uzaklığın bir dizin şeklinde işaretlendiği, netleme sistemi göstergesi; uzaklık göstergesi. Genellikle objektif üzerinde yer alır. bkz uzaklık göstergesi.
- netleme kolu
- (Alm fokussierstange, Fr tige de mise au point, İng focusing rod) Netlemeyi daha kolay yapmak amacıyla netleme bileziğine eklenen uzunca kol.
- netleme noktası
- (Alm schwerpunkt, Fr point de focalisation, İng point of focus) Netleme yapmak için nesnenin belirlenen alanı. Bu alandan gelen ışınlar yoluyla netleme yapılır. Bir konuda farklı netleme noktaları belirlenebilir.
- netleme ölçeği
- (Alm fokussierungsskala, Fr échelle de mise au point, İng focusing scale) Bir optik araç üzerinde netlemeyi gösteren dereceli işaretler; odaklama ölçeği.
- netlemek
- (Alm fokussierung, Fr se concentrer, İng focusing) Görüntüyü keskin ve net oluşturmak amacıyla, optik sistemi hareket ettirme; odaklamak. Odaklamak olarak da bilinen bu eylem optik sistemde, elle yönlendirilerek ya da otomatik olarak yapılabilir. bkz odaklamak.
- netleştirme filtresi
- (İng sharpen) Adobe Photoshop filtre ailesinden biri olan sharpen filtresi menüsünde yer alan seçenekler, birbirine benzer değerde ve renklerdepiksellerin aralarındaki farkı artırarak bulanık bir görüntüyü netleştirmede kullanılır. Sharpen (netleştirme) genel bir netlik sağlar (Adobe Photoshop > Filter > Sharpen).
- netleştirme merceği
- (Alm fokussierlinse, Fr lentille de focalisation, İng focussing lens) ) Ölçme alet ve sistemlerinde ayar için kullanılan büyüteç; ayar büyüteci. bkz ayar büyüteci.
- netlik
- Konunun net görülebilmesi, yani hedeflenen noktada detayların seçilebilir olması için fotoğraf makinesinin, konunun belirli bir noktasını optik olarak doğru şekilde odaklaması. / (Alm schärfe, Fr acuité, İng sharpness) Bir fotoğraf filmi veya baskının keskinlik derecesi.
- netlik derinliği
- (Alm schärfentiefe, Fr profondeur de champ, İng Depth of Field - DOF) Fotoğrafı çekilen konunu önünde ve arkasında net olarak çıkan bölge; net alan derinliği. Bu net bölge, seçilen diyaframa, odak uzaklığına ve konuya uzaklığa göre değişir. Diyafram küçüldükçe, objektif kısaldıkça ve net ayarı mesafesi arttıkça netlik derinliği artar. bkz Net Alan Derinliği - NAD.
- netlik maskesi filtresi
- (İng unsharp mask) Adobe Photoshop sharpen (netleştirme) filtresinin altında bulunur ve renk alanlarının birbiriyle buluştuğu noktaları netleştirme işleminin daha kontrollü bir şekilde yapılabilmesine olanak verir (Filter > Sharpen > Unsharp Mask).
- netlik takibi
- (Alm schärfeverfolgung, Fr suivi de la netteté, İng sharpness tracking) Hareket eden bir konuyu devamlı takip eden karmaşık otomatik netlik sistemi; tahmini otomatik netlik. Deklanşöre basıldığı an ile pozlamanın yapıldığı an arasında zaman farkı olduğundan bu gibi sistemler konunun pozlama anındaki yerini tahmin ederek o noktaya netlik yapar.
- Newton haleleri
- (Alm Newtons ringe, Fr anneaux de Newton, İng Newton's rings) bkz Newton halkaları.
- Newton halkaları
- (Alm Newtons ringe, Fr anneaux de Newton, İng Newton's rings) Saydamların yerleştirildiği camlı çerçevelerde ya da agrandisörlerdeki negatiflerin yerleştirildiği camlı şaselerde meydana gelebilen girişim desenine, renkli halelere verilen ad; Newton haleleri. Genel olarak nedeni tümsek dış yüzeyli merceğin yaslandığı düz yüzey arasındaki boşluktur. Girişim olayı, mercekle düz yüzü arasında kalan hava katmanının, üst ve alt yüzeyinden yansıyan ışınların girişiminden kaynaklanır. Önlemek için en etkili çözüm, bu durumu gidermek için özel olarak üretilmiş cam ya da ışık geçiren malzeme kullanmaktır.
- Newton halkaları önleyici
- (Alm anti-Newton-ringe, Fr anneaux anti-Newton, İng anti-Newton rings) Newton halkaları olarak bilinen haleleri engellemeye yönelik olarak cam ya da öbür ışıl geçiren malzemelerin yüzeylerine uygulanan işlem. bkz hare. bkz Newton halkaları.
- Newton teleskobu
- (Alm Newtonsches teleskop, Fr télescope Newtonien, İng Newtonian telescope) Işığı teleskobun yanından dışarı yansıtmak için diyagonal bir ayna kullanan basit bir tür katadioptrik (yansıtıcı) teleskop.
- Newton'un evrensel kütle çekim yasası
- (Alm Newtons gesetz der universellen gravitation, Fr la loi de la gravitation universelle de Newton, İng Newton's law of universal gravitation) İngiliz fizikçi, matematikçi, astronom, mucit, simyacı, teolog ve filozof Isaac Newton tarafından matematiksel olarak açıklanan evrensel kütle çekim yasası. Newton'un evrensel kütle çekim yasası formülü F1,2=G (m1 m2)/r2 şeklindedir (burada F, cisimler arasındaki kütle çekim kuvveti (N); G, evrensel çekim sabiti (6.67x10-11 N m2/kg-2); m1 ve m2 , cisimlerin kütleleri (kg); r ise cisimlerin kütle merkezleri arasındaki mesafe (metre, m)'dir). Kütle arttıkça çekim kuvveti artar, mesafe arttıkça azalır. Dünya'nın merkezine doğru olan bu çekim, üzerimizdeki her şeyi yerde tutar, nesnelerin düşmesini sağlar ve gezegenlerin yörüngelerini belirler. Yerçekimi, genel kütle çekim yasasının Dünya özelindeki adıdır; evrendeki tüm kütleli cisimler birbirini çeker. Cisimleri birbirine doğru çeker, kütlesi büyük olan (örneğin Dünya) daha güçlü çeker. Dünya'daki atmosferi yerinde tutar, sıvıların aşağı akmasını sağlar ve gelgit olaylarını oluşturur. Kütleye etki eden yerçekimi kuvvetine ağırlık denir. Dünya merkezinden uzaklaştıkça ağırlık azalır. bkz yerçekimi.
- NF
- (Alm Nnatürlich flach, Fr naturellement plat, İng Naturally Flat - NF) Görüntü bozukluklarını azaltmak için monitörün ön kısmının iki eksende de düz olduğu katot ışını tüpü tasarımı. bkz FST.
- NiCd
- (Alm Nickel-Cadmium, Fr Nickel-Cadmium, İng Nickel Cadmium - NiCd) Şarj edilebilir bir pil teknolojisi.
- NiCd batarya
- (Alm NiCd-Akku, Fr Batterie NiCd, İng NiCd battery) Sayısal fotoğraf makineleri ve video kameraları için yaygın olarak kullanılan şarj edilebilir bir batarya. Nikel Kadmiyum (Ni-Cd) batarya, nikel oksit hidroksit (pozitif) ve metalik kadmiyum (negatif) elektrotlar kullanan, potasyum hidroksit elektrolitli, şarj edilebilir bir batarya türüdür. Yüksek akım verme yeteneği, dayanıklılığı, düşük iç direnci ve soğuk havalarda performansı ile bilinirler. Yaygın olarak matkaplar, acil aydınlatmalar ve telsizlerde kullanılırlar. Zorlu şartlara ve aşırı şarj/deşarj durumlarına karşı oldukça dirençlidirler. Matkap gibi yüksek güç gerektiren aletler için idealdir. Hızlı şarj edilebilme özelliğine sahiptirler. Tam deşarj edilmeden şarj edildiklerinde kapasite kaybı (hafıza etkisi) yaşayabilirler. Akülü vidalama ve matkaplar; acil durum aydınlatma sistemleri ve çıkış tabelaları; el fenerleri, profesyonel video kameralar ve oyuncaklar; telsizler ve bazı tıbbi cihazlar kullanım alanlarıdır. Çevreye zararlı kadmiyum içerirler ve hafıza etkisi nedeniyle bakımları daha zordur. Nikel-kadmiyum piller, günümüzde yerini daha yüksek kapasiteli NiMH veya Li-ion pillere bıraksa da, dayanıklılık gerektiren uygulamalarda hala kullanılmaktadır.
- nicelleştirme
- (Alm quantisieren, Fr quantifier, İng quantize) Analog (örneksel) bir niceliği sayısala dönüştürme işlemi.
- nikelli çelik
- (Alm invar, Fr invar, İng invar) Sıcaklık değişiklikliğiyle uzunluğu çok zor değişen, optik aygıtlarda kullanılan, yüksek nikel içeren çelik.
- Nikon
- 1917'de Japon optik üreticisi Koyata Iwasaki'nin şirketi ve iki başka şirketin bir araya gelmesiyle kurulan "Japon Optik" anlamına gelen eski şirket adı "Nippon Kogaku"nun (日本光学) 1940'larda kısaltılmasıyla oluşturulmuştur. Nikon; fotoğraf makinesi, mikroskop, dürbün vb optik düzeneklerle eklentilerini üreten uluslararası bir şirket markası. Yüksek kaliteli optik teknolojiler üreten köklü bir Japon markasıdır. bkz www.nikon.com.tr/tr_TR/ , bkz www.nikon.com/
- Nikon AF-S
- Nikon objektifteki bu kısaltma, objektifin sessiz ve hızlı netleme motoruna sahip olduğunu gösterir (Canon'daki USM ya da STM benzeri bir motor denilebilir).
- Nikon D
- Nikon objektifteki bu kısaltma, objektif üzerinde entegre bir odak motoru olmadığını göstermektedir. Bu simgeyi taşıyan objektifler Nikon'un netleme motoruna sahip gövdelerinde otomatik netleme yapar (3000 ve 5000 serisinde otofokus yapmaz).
- Nikon DX
- Nikon objektifteki bu kısaltma, fotoğraf makinesinin crop sensörlü olduğunu ifade eden kısaltmadır (1.5 çarpan) Ayrıca bir objektifin üzerinde DX ibaresi varsa bu objektifin crop sensör uyumlu olduğunu, full frame (tam kare) sensöre takıldığında fotoğraftan crop alarak görüntünün fotoğraf makinesine kaydedileceğini anlaşılır.
- Nikon ED
- Nikon objektifteki bu kısaltma, parlama ve renk sapmalarını azaltmak amacı ile objektifin optik elemanlarının düşük dağılım kaplamasına sahip olduğunu ifade eden kısaltmadır. Daha keskin ve daha doygun renkler elde edilmesini sağlar.
- Nikon Film ve Fotoğraf Yarışması
- (İng Nikon Film and Photo Contest) Dünyanın en prestijli organizasyonlarından biri olan Nikon Film and Photo Contest, dünya çapındaki fotoğrafçıları ve film yapımcılarını destekleyen uluslararası bir yarışmadır. Dönem dönem yenilenen yarışma, yaratıcı hikayeleri ve görsel anlatıları ödüllendirir. Yarışma genellikle fotoğraf ve kısa film kategorilerinde düzenlenir. Amaç, önemli hikayeler anlatan ve insanların düşünme şekline ilham veren yaratıcıları desteklemektir. Genellikle fotoğraf (tek kare/hikaye) ve film (kısa film) bölümlerinden oluşur. Dünyanın her yerinden profesyonel veya amatör tüm fotoğrafçılara açıktır. Yarışma kapsamında kazananlara nakit ödüller, Nikon ekipmanları ve eserlerin sergilenmesi gibi fırsatlar sunulur. Nikon, ayrıca daha spesifik alanlarda da yarışmalar düzenlemektedir (Nikon Small World - Mikroskopi ve fotoğrafçılığa ilgi duyanlar için Small World yarışması; Nikon Komedi Yaban Hayatı Fotoğrafçılığı - Doğanın eğlenceli anlarını belgeleyen Nikon Komedi Yaban Hayatı Fotoğrafçılığı Ödülleri gibi) tematik yarışmalar.
- Nikon FX
- Nikon objektifteki bu kısaltma, fotoğraf makinesinin full frame olduğunu (35 mm sensör boyutu) ifade eden kısaltmadır. Objektifin üzerinde bu ibare varsa bu objektifin tüm Nikon DSLR fotoğraf makinelerinde sorunsuz çalışacağını ve Full Frame (tam kare) uyumlu olduğunu anlaşılır.
- Nikon G
- Nikon objektifteki bu kısaltma, objektif içerisinde otomatik odak motoru olduğunu ifade eder. Tüm Nikon fotoğraf makinelerinde otomatik netleme yapabileceği anlamına gelir.
- Nikon IF
- Nikon objektifteki bu kısaltma, objektifin içeriden netleme yaptığını ifade eden kısaltmadır. Ön elementlerde dönme ya da uzama gibi bir durum meydana gelmez, objektif içeriden netler ve fiziksel bir değişiklik yaratmaz.
- Nikon VR
- Nikon objektifteki bu kısaltma, objektifte bir çeşit optik stabilizasyon sisteminin var olduğunu gösterir. Görüntüdeki titreşimi (el titremesi gibi) absorbe eden bir motor olarak düşünülebilir, daha düşük enstantane değerlerinde daha net fotoğraf alınmasına yarar.
- NiMH
- (Alm Nickel-Metallhydrid, Fr nickel-métal-hydrure, İng Nickel-Metal Hydride - NiMH) Nikel-Metal Hidrür (hidrid) batarya. Şarj edilebilir bir pil teknolojisi. Dijital fotoğraf makinelerinde en fazla kullanılan bir pil çeşididir. Kalem pil büyüklüğündedir. NiCd ile karşılaştırıldığında, daha uzun ömürlüve daha hızlı şarj olur.
- NiMH pil
- (Alm Nickel-Metall hydrid-batterie, Fr batterie nickel-métal-hydrure, İng (Nickel-Metal Hydride battery – NiMH battery) Sayısal fotoğraf makineleri ve video kameraları için yaygın olarak kullanılan şarj edilebilir bir pil; Nikel-Metal Hidrit pil. Bir NiMH pil, eşdeğer boyuttaki NiCd pilinin iki ila üç katı kapasite sunabilir. Nikel-Metal Hidrit (NiMH) piller, pozitif elektrot olarak nikel hidroksit, negatif elektrot olarak hidrojen emici bir alaşım kullanan, çevre dostu ve yüksek kapasiteli şarj edilebilir pil türüdür. NiCd Nikel-Sayısal fotoğraf makineleri, video kameralar, taşınabilir CD çalarlar, oyuncaklar, tıraş makineleri, telsizler ve elektrikli araçlar gibi tüketici elektroniğinde yaygın olarak kullanılır. Nominal voltajı genellikle 1.2 V'tur. NiCd pillerle benzer yapıya sahip olup onlardan daha yüksek kapasite sağlar. Lityum-iyon pillere göre termal kaçışa (aşırı ısınmaya) karşı daha dirençlidir. Kendi kendine deşarj (İng self-discharge) oranı lityum pillere göre daha yüksektir ve şarjlarını daha çabuk kaybedebilirler. Bu piller, şarj edilebilir pil teknolojilerinde NiCd'den Li-ion'a geçişte önemli bir köprü görevi görmüştür ve hala birçok taşınabilir cihazda kullanılmaktadır.
- nit
- (Alm nit, Fr nit, İng nit) Işıklılık birimi, kısaltması “nt” (1 nt = 1 cd / 1 m2). Burada cd, ışık kaynağının candela (kandela) cinsinden şiddetini; m2, ışık akısının düştüğü yüzeyin metrekare (m2) cinsinden alanını gösterir.
- nitelik etkeni
- (Alm qualitäts faktor, Fr facteur de qualité, İng quality factor) Bilgisayarda Photoshop vb bir görüntü işleme programı aracılığıyla baskı alınırken baskı öncesinde, grafik ya da görüntü dosya büyüklüğünün, bilgi miktarının gerekli niteliğe yeterli olduğuna emin olmak amacıyla kullanılan çoğaltma etkeni.
- nitrat film
- (Alm nitrat film, Fr film nitrate, İng nitrate film) Nitrat tabanlı film.
- nitrat taban
- (Alm nitratbasis, Fr base nitrate, İng nitrate base) Asetat film tabanları geliştirilmeden önce kullanılmakta olan ve yanıcı özelliğe sahip selüloz nitrat film taşıyıcı tabanı; nitrat taşıyıcı taban.
- nitrojen patlaması
- (Alm stickstoffstoß, Fr explosion d'azote, İng nitrogen-burst) Çözelti içerisinde fokurdayan nitrojenlerle verilen kimyasalların bir tür karışım işlemi.
- nodal noktaları
- (Alm knotenpunkte, Fr points nodaux, İng nodal points) Optik sistemde ya da bir mercekte, asal eksen üzerindeki iki nokta; nodal noktaları. Bir ışın, optik ortama bir noktadan girdikten sonra optik ortam içinde yol alıp ikinci bir noktadan çıkar. Birincisine (giriş noktasına) ön düğüm noktası, ikincisine (çıkış noktasına) arka düğüm noktası denir. Işının optik ortama girdiği ilk nokta ile ikinci noktasında, ışık ışınının asal eksene olan açısı aynıdır. Nesne (cisim) uzaklığı, ön düğüm noktasından, görüntü uzaklığı ise arka düğüm noktasından hesaplanır. bkz düğüm noktaları.
- nokta değişimi
- (Alm spotvariation, Fr variation ponctuelle, İng spot variation) Yazıcılarda kağıt, plastik, film, kumaş gibi yüzeylere yapılan baskılarda, nokta boyutlarında meydana gelen değişme durumu.
- nokta ışık kaynağı
- (Alm punktlichtquelle, Fr source de lumière ponctuelle, İng point light source) Geometrik nokta şeklinde bir ışık kaynağı yapılması olanaksızdır. Fizikte; çok küçük açılı (1 dakikadan daha küçük açı altında görülen) kaynaklar (yıldızlar, uzaktaki lambalar, yakındaki ışık düzengeçli (diyaframlı) kaynaklar uygulamada noktasal kaynak sayılabilir. Dar bir açıyla ışık yayan, ışığı kontrol edilebilen ışık kaynağı; noktasal kaynak. bkz noktasal ışık kaynağı. / Fotoğraf stüdyolarında keskin gölgeler ve hatta sınırlı alanlar oluşturmak amcıyla kullanılan, yansıtıcıları ya da ışık yönlendirici kepenkleri olmayan küçük ışık kaynağı türü. / Film banyosu, fotoğraf kartına baskı ve banyo için karanlık odada; agrandisörlerde yüksek kontrast sağlamak amacıyla kullanılan çok küçük filamanlı ve dağırıcı ampul. / Optikte; kuramsal olarak sınırsız küçük ışınımın kaynağı.
- nokta ışık ölçüm modu
- (Alm spotmessungs modus, Fr mode de mesure spot, İng spot metering mode) Sayısal fotoğraf makinesinde nokta ölçüm yapmaya izin veren konum; noktasal ışık ölçüm modu. Bu ölçüm yönteminde ışık yalnız küçük bir noktadan hesaplanır. Bazı modeller sadece orta noktadan ölçüme izin verirken bazı DSLR modelleri odaklanılan noktadan nokta ölçümü almaya izin vermektedir.
- nokta ışık ölçümü
- (Alm spotmessung, Fr mesure ponctuelle, İng spot metering) Nokta ışık ölçümü, bir pozlama çeşididir; nokta ölçüm, noktasal ışık ölçümü, spot ölçüm. Bazen matriks veya merkez ağırlıklı poz ölçümü yapmak oldukça zordur veya doğru pozlandırma yapmak istenen alan oldukça küçüktür. Bu pozlamada, kadrajlanan alandaki tek küçük bir noktayı hesaplayarak pozlama yapılır. Toplam görüntü alanının çok küçük bir kısmının ölçülmesidir. Eski fotoğraf makineleri ve daha ucuz sayısal fotoğraf makineleri, genellikle 1 ila 5 derece arasında kapsayan tek bir merkezi ölçüm noktası sunar. Nokta ölçüm sistemine sahip fotoğraf makineleri noktasal ölçüm yaparlar ve doğru poz ölçümü sağlanır. Bu sistem dikkatli ve doğru kullanıldığında, çekilen alanın iyi pozlanmasını diğer alanların ise aşırı ya da az pozlanmasını sağlayarak dikkat çekici bir görüntü elde edilmesini sağlar. Birçok yeni fotoğraf makinesi, seçici ölçüm için 3, 5, 7, 11 veya daha fazla referans noktası seçeneği sunar; bu da fotoğrafın önemli alanlarını, özellikle çerçevenin merkezinden uzak olan bölgelerinin seçici olarak ölçülmesine olanak tanır. Spot ölçüm, arka ışıklı konuların ölçümlerini almak için çok etkili bir yöntemdir.
- nokta ışıkölçer
- (Alm spotmeter, Fr spotmètre, İng spotmeter) Elde kullanılan, konu üzerinde çok küçük bölgelerin bile doğru ışık ölçümünün yapılmasını sağlayan ve konuya çok küçük bir görüş açısından bakan ışıkölçer türü; noktasal ışıkölçer.
- nokta matris
- (Alm punktmatrix, Fr matrice de points, İng dot matrix) Ekran ve yazıcı teknolojilerinde; sembolleri ve görüntüleri temsil etmek için kullanılan iki boyutlu biçim dizini.
- nokta ölçüm
- (İng spot meterin(Alm spotmessung, Fr mesure ponctuelle, İng spot metering) bkz nokta ışık ölçümü.
- noktalama
- (Alm pointilisieren, Fr pointiliser, İng pointilize) Küçük koyu ya da açık renk noktaları olan negatif ya da baskıları rötuşlama yöntemi. Bu işlem için boya, pigment, mürekkep ya da kurşunkalem kullanılır.
- noktalama filtresi
- (İng pointilize) Adobe Photoshop pixelate (pikselleştirme) filtresinin altında bulunur ve görüntüyü renkli noktalardan oluşan bir düzene sokar (Filter > Pixelate > Pointilize).
- noktasal ışık kaynağı
- (Alm punktlichtquelle, Fr source de lumière ponctuelle, İng point light source) Geometrik nokta şeklinde bir ışık kaynağı yapılması olanaksızdır. Fizikte; çok küçük açılı (1 dakikadan daha küçük açı altında görülen) kaynaklar (yıldızlar, uzaktaki lambalar, yakındaki ışık düzengeçli (diyaframlı) kaynaklar uygulamada noktasal kaynak sayılabilir. Dar bir açıyla ışık yayan, ışığı kontrol edilebilen ışık kaynağı; noktasal kaynak. bkz noktasal ışık kaynağı. / Fotoğraf stüdyolarında keskin gölgeler ve hatta sınırlı alanlar oluşturmak amcıyla kullanılan, yansıtıcıları ya da ışık yönlendirici kepenkleri olmayan küçük ışık kaynağı türü. / Film banyosu, fotoğraf kartına baskı ve banyo için karanlık odada; agrandisörlerde yüksek kontrast sağlamak amacıyla kullanılan çok küçük filamanlı ve dağırıcı ampul. / Optikte; kuramsal olarak sınırsız küçük ışınımın kaynağı.
- noktasal ışık ölçüm modu
- (Alm punktlichtmess modus, Fr mode de mesure de la lumière ponctuelle, İng point light metering mode) bkz nokta ışık ölçüm modu.
- noktasal ışık ölçümü
- (Alm spotmessung, Fr mesure ponctuelle, İng spot metering) bkz nokta ışık ölçümü.
- noktasal ışıkölçer
- (Alm spotmeter, Fr spotmètre, İng spotmeter) Elde kullanılan, konu üzerinde çok küçük bölgelerin bile doğru ışık ölümünün yapılmasını sağlayan ve konuya çok küçük bir görüş açısından bakan ışıkölçer türü; spotmetre.
- noktasal kaynak
- (Alm punktquelle, Fr source ponctuelle, İng point source) Dar bir açıyla ışık yayan, ışığı kontrol edilebilen ışık kaynağı; noktasal kaynak. bkz nokta ışık kaynağı.
- nominal odak uzaklığı
- (Alm nominelle brennweite, Fr longueur focale nominale, İng nominal focal lenght) bkz gerçek odak uzaklığı.
- normal
- (Alm normal, Fr normale, İng normal) Pozlama ya da film banyo sürecinde; alışılmış ya da üretici firmanın önerdiği değerleri uygulama. Geliştirme banyosu ya da fotoğrafik öbür süreçlerde alışılmış, bilinen sonuç elde etme. / Normal kontrast; beyazdan siyaha bütün ton değerlerinin az çok eşit tonlamada sunulduğundaki ortalama ton değeri. / Optikte; gelen ışının saydamsız cismin yüzeyine ya da kıranyüze değme noktasından çıkılan dikme.
- normal görüntü
- (Alm normales bild, Fr image normale, İng normal image) Siyah ve beyazın yer aldığı, normal sayıda gri ton değerinden oluşan görüntü.
- normal kontrast
- (Alm normaler kontrast, Fr contraste normal, İng normal contrast) Beyazdan siyaha bütün ton değerlerinin az çok eşit tonlamada sunulduğundaki ortalama ton değeri. bkz normal.
- normal objektif
- (Alm standard objektiv, Fr objektiv standard, İng standard lens) Normal, sağlıklı bir gözün algıladığı biçimde algılanabilen görüntü oluşturan objektif; standart objektif. Odak uzaklığı, herhangi bir fotoğraf makinesinin kullanmakta olduğu film formatının köşegen uzunluğuna eşit odak uzaklığına sahip objektifler “normal objektif” olarak tanımlanır. Boyut, köşegeninin uzunluğuna eşittir ve böylece ve sadece çekim düzenlemesinin boyutlarına bağlıdır. Bu yüzden sayısal fotoğraf makinelerinin normal odak noktası, 135 mm film kullanan fotoğraf makinelerinin normal odak noktasından çok daha kısa mesafededir. 35 mm film formatındaki makineler için 43 mm-58 mm arasındaki objektiflere “normal objektif” denilmiştir. APS-C algılayıcılarda 35 mm, m4/3 sistemlerde 24 mm-25 mm ve tam kare gövdelerde 50 mm objektifler en çok kullanılan “normal objektif”lerdir.
- normal odak uzaklığı
- (Alm normale brennweite, Fr distance focale normale, İng normal focal length) İnsan gözünün algıladığı biçimde konuyu görüntüleyen objektifin odak uzaklığı. Fotoğraf makinesinin kullandığı film formatına göre normal objektif değişeceği için normal odak uzaklığı da değişir. bkz normal objektif.
- not kağıdı filtresi
- (İng note paper) Adobe Photoshop sketch (çizim) filtresinin aktında bulunur ve el yapımı bir kağıt üzerine çizim yapılmış görüntüsü verir (Filter > Sketch > Graphic Pen).
- notan aydınlatma
- (Alm notan-beleuchtung, Fr éclairage notan, İng notan lighting) Aydınlık-karanlık zıtlığının öneminin azaldığı aydınlatma yaklaşımıdır. “Düz aydınlatma” da denir. Düz aydınlatmanın amacı sadece nesnelerin görüntü boyutu içinde, ayrıntılı olarak görünebilmesini sağlamaktır. Bu aydınlatmada hiçbir estetik kaygı yoktur. Düz aydınlatmada geri ışık çok az kullanılır ya da hiç kullanılmaz. Bu nedenle cisimler iki boyutlu olarak görünür. Kontrastlık yoktur. bkz düz aydınlatma.
- nötr karışım
- (Alm neutrale mischung, Fr mélange neutre, İng neutral mixture) Gri ile sonuçlanan renk karışımı durumu. Temel renkler çıkartıldığında geriye gri tonların kalması gibi.
- nötr yoğunluk filtresi - ND filtre
- (Alm neutraldichtefilter, Fr filtre à densité neutre, İng Neutral Density filter - ND filter) Fotoğraf makinelerinde, objektifin önüne takılarak kullanılan gri renkte filtrelerdir. Tüm renklerde aynı oranda süzüm yaptığı için sonuçsal görüntüde herhangi bir renk kaybına neden olmazlar. Diyafram ve örtücü hızı ile oynamanın mümkün olmadığı durumlarda, makineye girmesi gereken ışığın azaltılması amacıyla kullanılırlar.
- nötral filtre
- (Alm neutralfilter, Fr filtre neutre, İng neutral filter) Filme ya da algılayıcı duyar katına gelen ışık yoğunluğunu renklerde herhangi bir kayba neden olmadan azaltan filtre.
- nox
- (Alm nox, Fr non, İng nox) Aydınlatma birimi lüks (lx)'ün 1/1000 (= 1x10-3) değerinde askatına eşit ölçü birimi (1 nox = 1x10-3 lx). Az ışığı ölçmek için kullanılır.
- NTSC
- (Alm Nationales Fernseh Standards Komitee, Fr Comité National des Normes de Télévision, İng National Television Standarts Committee - NTSC) Ulusal Televizyon Standartları Kurulu. ABD (USA) ve bağlı ülkelerde video ve yayın standardı. Her bir video görüntü karesi 525 satırdan oluşur, kare sayısı saniyede 30, alan sayısı saniyede 60'tır.
- nü
- (Alm , Fr nu, İng naked, naked wall) Çıplak vücut fotoğrafı. bkz çıplak.