Ansiklopedik Sözlük

L

← Tüm harfler
l
(Alm liter, Fr litre, İng liter) Sıvı hacım ölçüm birimi “litre”nin kısaltması “l”.
L
(Alm Lambert, Fr Lambert, İng Lambert) Parlaklık birimi “lambert”in kısaltması. İlk pratik higrometre (nemölçer) ve fotometre'yi (ışıkölçer'i) bulan Alman bilim insanı Johann Heinrich Lambert'in anısını yaşatmak için konulmuştur. / Açıklık, hafiflik. / Pozlamada uzun süre.
L band
(Alm L band, Fr bande L, İng L-band) GPS (Global Positioning System / Küresel Konumlandırma Sistemi taşıyıcı frekanslarına dahil, 390 MHz'den 1550 MHz'e veya bazen 1 Hz'den 2 GHz'e kadar olan radyo frekansları.
lab
(Alm labor, Fr laboratoire, İng laboratory > lab) “laboratuvar” (deneylik) kelimesinin kısaltması.
LAB Rengi
(Alm LABOR-Farbe, Fr Couleur LAB, İng LAB Color - CIELAB) LAB Color (CIELAB), insan gözünün algıladığı tüm renk yelpazesini kapsayan, cihazdan bağımsız (örneğin monitör veya yazıcı profiline göre değişmeyen), üç boyutlu bir renk uzayıdır. Bu model, bir rengi üç koordinat ekseninde (L*, a*, b*) sayısal değerlere dönüştürür. L* (İng Lightness (Açıklık)), aydınlığı belirler. Rengin parlaklık veya koyuluk derecesi 0 (siyah) ile 100 (beyaz) arasında değişir. a* (Doygunluk; Kırmızı-Yeşil Ekseni), pozitif değerler kırmızıyı, negatif değerler yeşili ifade eder. b* (Renk Tonu; Sarı-Mavi Ekseni), pozitif değerler sarıyı, negatif değerler maviyi ifade eder. Bu uzay sayesinde, iki farklı renk arasındaki sayısal fark kesin bir şekilde ölçülebilir ve sayısal ortamlar ile baskı arasındaki renk tutarsızlıkları en aza indirilir. LAB renk uzayındaki sayısal değişimler, insan gözünün algıladığı renk farklarına benzer şekilde çalışır, bu da onu renk eşleştirme için ideal kılar. İnsan gözünün algılayabildiği tüm renkleri kapsar, RGB veya CMYK'den daha geniştir. Özellikle baskı öncesi hazırlık, renk kalite kontrolü (Delta E), boya, tekstil ve plastik endüstrilerinde renklerin doğruluğunu garanti etmek için kullanılır. LAB, renkleri bir laboratuvar hassasiyetiyle ("Lab" adı buradan gelir) nesnel olarak tanımlayan ve farklı cihazlar arasında renk tutarlılığını sağlayan bir standarttır.
labirent
(Alm leichtes trop, Fr trop léger, İng light trop, meander) Karanlık oda girişlerinde insanların içeriye kolaylıkla girmelerini sağlayan ve fakat içeriye ışık girmesini engelleyen kapı biçimi.
laboratuvar
(Alm labor, Fr laboratoire, İng laboratory) Fotoğrafçılıkta; film banyosu ve baskı işlemlerinin yapıldığı oda; karanlık oda.
lamba
(Alm lampe, Fr lampe, İng lamp) Aydınlatmada ışık kaynağı olarak kullanılan aygıt.
Lambert metre (L m)
(Alm Lambert, Fr Lambert, İng Lambert) Lüminans (parlaklık) birimi. Her metrekarede 1 lümen ışığa eşittir.
Lambert santimetre (L cm)
(Alm Lambert, Fr Lambert, İng Lambert) Lüminans (parlaklık) birimi. Her santimetrekarede 1 lümen ışığa eşittir.
Lambert yasası
(Alm Lambertsches gesetz, Fr la loi de Lambert, İng Lambert's law, Beer-Lambert's law, Beer-Lambert-Bouguer's law) Bir maddenin içinden geçen ışığın şiddetinin, ışığın çözelti içindeki yolu ve çözeltinin konsantrasyonu ile üstel olarak azaldığını belirten optik bir yasa; Beer-Lambert yasası, Beer-Lambert-Bouguer yasası. Lambert Yasası, spektrofotometrik ölçümlerde, bir maddenin belirli bir dalga boyu aralığındaki absorbansını ölçerek çözeltideki konsantrasyonunu belirlemek için spektroanalizde sıklıkla kullanılır. Bu işlem, çözeltinin farklı dalga boylarında emdiği ışık miktarını ölçen bir spektrofotometre kullanılarak yapılır. Bu yasa Fransız matematikçi, fizikçi ve jeodezist Pierre Bouguer tarafından 1729'dan önce keşfedilmiştir. Genellikle hatalı olarak Alman fizikçi, matematikçi ve gökbilimci Johann Heinrich Lambert'e atfedilir, oysa Lambert 1760'ta Photometria eserinde Bouguer'nin Essai d'Optique sur la Gradation de la Lumiere (Claude Jombert, Paris, 1729) çalışmasına atıf yapmış ve hatta ondan alıntı yapmıştır. Çok daha sonra, 1852'de Alman matematikçi, fizikçi ve kimyacı August Beer üssel soğurma yasasını geliştirip soğurma katsayısına çözeltilerin konsantrasyonunu dahil etmiştir.
Lambert yüzeyi
(Alm Lambert-oberfläche, Fr Surface Lambert, İng Lambert surface) Lambert yüzeyi, üzerine düşen ışığı her yöne eşit şiddette saçan ve bu sayede hangi açıdan bakılırsa bakılsın aynı parlaklıkta görünen ideal mat yüzeylere verilen isimdir. Bu yüzeyler ışığı bir ayna gibi yansıtmak yerine pürüzsüz bir şekilde dağıtır. Yüzeyin parlaklığı veya yansıttığı ışık miktarı, gözlemcinin bakış açısından tamamen bağımsızdır. Yüzeyden yansıyan veya yayılan ışığın şiddeti, yüzeye dik olan çizgi (normal) ile ışın arasındaki açının kosinüsü ile doğru orantılıdır. Doğada mükemmel bir Lambert (Lambertian) yüzeyi yoktur; ancak çok pürüzsüz mat kağıt, kar, duvar boyası ve projeksiyon perdeleri bu etkiyi yüksek oranda gösterir. Bilgisayarlı görme, oyun geliştirme ve 3D modellemede (örneğin Wikipedia veya ScienceDirect kaynaklarında detaylandırıldığı üzere) nesnelerin aydınlatmasını gerçekçi hesaplamak için temel alınır. Stüdyo ortamında ışığı yumuşatmak için kullanılan "softbox"lar, ışığı bir Lambertian yayıcı gibi davranarak dağıtır. bkz dağınık yansıma.
lambertian
(Alm lambertian, Fr lambertien, İng lambertian) Etkin bir şekilde dağınık ışık veren, ışık kaynağı. Işık kaynağının bütün yüzeylere eşit şekilde ışık yaymasıyla gerçekleşir. bkz dağınık yansıma. bkz Lambert yüzeyi.
LAN
(Alm lokales netzwerk, Fr réseau local d'Ing, İng Local Area Network - LAN) Bilgisayarlar, yazıcılar, tarayıcılar vb'nin birbirleriyle iletişimini sağlamak amacıyla bir bina ya da binalar grubu gibi küçük alanlar için tasarlanmış iletişim ağı sistemi; “Yerel Alan Ağı”. Özel konumlandırılmış bir yapı içinde araçlarla bilgisayarlar ve ağlar iletişim içinde bulunur.
landscape
(Alm landschaft, Fr paysage, İng landscape) Manzara. bkz manzara modu. bkz yatay kadraj.
lantanitler
(Alm seltenerdelemente, Fr éléments de terres rares, İng rare-earth elements) bkz seyrek toprak ögeleri.
lap aleti
(Alm werkzeugrunde, Fr tour d'outil, İng tool lap) Mercek yüzeyini parlatmak için kullanılan araç. Uygulanacağı mercek yüzeyinin tam tersi eğilimlidir. Yağ ve törpüleyici maddeler kullanılıp basınç uygulayarak çalışır.
Laplace kenar iyileştirici
(Alm Laplace-kantenverstärkung, Fr amélioration des contours Laplacienne, İng Laplacian edge enhancement) Kenarlardaki kontrastı artıran, görüntü işleme filtresi; keskinleştirici filtre, Laplace kenar zenginleştirici.
large format cameras
(Alm groß format kameras, Fr caméras grand format, İng large format cameras) bkz büyük format fotoğraf makineleri.
lateral chromatic aberration
(Alm laterale chromatische aberration, Fr aberration chromatique latérale, İng lateral chromatic aberration) bkz yanal renkser sapınç.
layer
(Alm schicht, Fr couche, İng layer) bkz katman.
lazer
(Alm laser, Fr laser, İng Light Amplification by Stimulated Emission of Radiation - LASER) Bir hedefe doğru yoğun (tek bir dalga boyunda, tek renkli) ışık dalgası darbelerinin son derece dar bir ışık demeti halinde yönlendirilmesine olanak sağlayan alet; ışığın uyarılmış ışıma ile yükseltilmesi. Argon lazer, cam lazer, eksimer lazer, yağ lazer gibi çeşitleri vardır.
lazer yazıcı
(Alm laser drucker, Fr imprimante laser, İng laser printer) Fotokopi makinesinin çalışma ilkesi olan, iki yalıtkan nesne arasında oluşan, statik elektriklenme kuralına göre çalışan yazıcı aygıtı. Tambur ve toner beslem ünitelerinden oluşur.
LCD
(Alm flüssig kristall anzeige, Fr affichage à cristaux liquides, İng Liquid Crystal Display - LCD) Sıvı kristal ekran, sıvı kristal ekran, aıvı kristal gösterge. Bir çeşit ekran teknolojisidir. LCD'ler, aralarında sıvı kristal çözeltisi bulunan iki polarize malzeme levhası kullanır. Sıvıdan geçen bir elektrik akımı kristallerin hizalanmasına neden olur ve ışığın içinden geçemez. Bu nedenle her kristal bir perde gibidir; ya ışığın geçmesine izin verir ya da ışığı engeller ve renkli ya da monokrom bir görüntü üretir. Dijital (sayısal) fotoğraf makinelerinde çekilen fotoğrafları ve çekim öncesi görüntüyü yansıtmak için kullanılan ekran türüdür. Fotoğraf makinesinin bakacı içinde ya da makinenin üstünde yer alan, elektronik olarak çalışan, harf ve sembollerin yer aldığı göstergedir. Renkli veya tek renk yani monokrom olabilir. Örneğin sayısal fotoğraf makinelerinde ve video kameralarda genellikle ön ve son izleme yapmak için hem renkli LCD ekran hem de bir takım makine ve çekim ayarları yapmak için monokrom LCD ekran bulunmaktadır.
LCH Sistem
(Alm luminosité, chrominance, teinte, Fr helligkeit, farbsättigung, farbton, İng Lightness, Chroma, Hue - LCH) Bir yandan tarama yaparken, diğer yandan taranmış görüntüler üzerinde düzenleme yapabilme imkanı veren bir program türüdür. LCH (Lightness, Chroma, Hue) programı, bilgisayarında oyun oynamak isteyenler için tasarlanmış bir programdır. Bu program, oyunculara oyun içi dosya düzenlemeleri sağlayarak oyun içi FPS (Frames Per Second – FPS), saniyede ekrana aktarılan kare sayısını ifade eder. FPS, görüntü cihazının performansını ölçmeye yardımcı olan bir birimdir ve yüksek FPS değeri, ekrandaki görüntünün daha akıcı bir şekilde oynatılmasını sağlar. Oyun performansında hız ve görüntü kalitesi açısından önemli bir rol oynar.) artışı sağlar. Program, oyunculara oyun içi ayarları optimize etme imkanı sunar ve bu sayede oyun deneyimini artırır. LCH, CIELAB (L* a* b*) renk uzayının silindirik bir temsilidir ve insan gözünün renk algısına daha uygun olması için Açıklık (L*), Doygunluk (a*) ve Renk Tonu (b*) değerlerini kullanır. L (Lightness - Açıklık); rengin parlaklık veya koyuluk derecesi (0-100 arası). C (Chroma - Doygunluk/Canlılık); rengin yoğunluğu veya ne kadar canlı olduğu. H (Hue - Renk Tonu) ise rengin rengi (kırmızı, sarı, yeşil, mavi vb), genellikle bir açı (0° - 360°) olarak ifade edilir. Bu model, renk farklılıklarını L* a* b*'a göre daha sezgisel bir şekilde tanımlamak için kullanılır. bkz LAB Rengi.
Le
“Işıma”, “ışıltı” için kullanılan kısaltma.
LED
(Alm leucht diode, Fr diode électroluminescente, İng Light Emitting Diode - LED) Işık yayan yarı iletken. Genellikle elektronik aletlerde birtakım kontroller için kullanılan kırmızı, yeşil veya turuncu renkte ışık yayan ve cihazın herhangi bir bölümünün çalıştığını veya çalışmadığını gösteren ikaz işaretleridir. Günümüzde ışık kaynağı olarak ya da (TV, telefon, fotoğraf makinesi vb gibi) çeşitli ekranların üretimi için de kullanılmaktadır.
leke
(Alm fleck, Fr tache, İng fleck) Resim yüzeyi üzerinde boya ile yapılmış iz. / Bir yüzeyde türlü nedenlerle oluşan farklı renk; çil.
lekeleme filtresi
(İng spatter) Adobe Photoshop brush strokes (fırça ucu) filtresinin altında bulunur ve tabanca boya tekniği ile görüntüyü yeniden resmeder (Filter > Brush Strokes > Spatter).
lekeleri kaldırma komutu
(İng despeckle) Adobe Photoshop noise (parazit) filtresinin altında bulunur ve görüntüdeki lekeleri kaldırma işlemini görüntünün ayrıntılarını bozmadan gerçekleştirr. Bu komut rengin değiştiği alanları sabit tutup büyük renk alanlarını bulanıklaştırarak lekeleri kaldırır (Filter > Noise > Despeckle).
Lempel-Ziv kodlaması
(Alm Lempel-Ziv-kodierung, Fr codage de Lempel-Ziv, İng Lempel-Ziv coding) Tekrar eden ögeleri bir tabloya dayanan etiket ya da işaretlerle değiştirmek için tanımlayan dosya sıkıştırma algoritması. Metin dosyalarında kullanılır, dosyaları % 50-65 arası sıkıştırabilir. bkz LZW.
lens
(Alm linse, Fr lentille, İng lens) “Fotoğraf makinelerinin önüne takılan objektif” ya da “objektiflerin içindeki cam ya da polimer elemanlar/mercekler” olmak üzere iki anlamı vardır. Mercekler (lens elemanları) objektiflerin içinde de kullanıldığından bu iki kavramı ayırmak önemlidir. bkz objektif. bkz mercek.
lensometre
(Alm lensometer, Fr lensomètre, İng lensometer) bkz odakölçer.
lenticular
(Alm linsenförmig, Fr lenticulaire, İng lenticular) Mercekle ilgili, merceğe ait, merceklerden kaynaklanan, mercimek şeklinde, merceksi.
levha
(Alm platte, Fr plaque, İng plate) Fotoğrafik duyar katın kaplandığı cam ya da metal gibi ince taşıyıcı yüzey.
lif filtresi
(İng fibers) Adobe Photoshop render (canlandırma) filtresinin altında bulunur ve yan yana örülmüş ipliksi bir doku elde etmek için kullanılır. Vlouds (bulut) seçeneğinde olduğu gibi etkin olan katmanın yerini doku alır (Filter > Render > Fibers).
lif tabanlı fotoğraf kağıdı
(Alm fotopapier auf faser basis, Fr papier photographique à base de fibres, İng Fiber-based photographic paper) Kağıt tabanlı bütün fotoğraf kağıtları; elyaf tabanlı fotoğraf kağıdı.
line film
(Alm linien film, Fr film en ligne, İng line film) Tire ve kontak çalışmalarda kullanılan sert film.
litho film
(Alm litho film, Fr film litho, İng litho film) Gri tonları olmayan tire (lith) film, grafik film ve çok sert tramlama filmi olarak bilinir.
litografi
(Alm Lithografie, Fr lithographie, İng lithography) 1796'da Alman yazar ve oyuncu Alois Senefelder tarafından icat edilen, yağ ve suyun karışmazlığına dayanan planografik bir taş baskı yöntemi; litografya. Baskı, bir taştan (litografik kireçtaşı) veya pürüzsüz bir yüzeye sahip metal bir plakadan yapılır. Metin veya görüntüleri kağıda veya diğer uygun malzemelere yazdırmak için kullanılabilir.
lityum iyon
(Alm lithium-ionen, Fr lithium-ion, İng lithium ion) Başlangıçta video kameralarda kullanılmak üzere geliştirilen ve şimdi çoğu sayısal fotoğraf makinesi ve video kamera için güç kaynağı olarak kullanılan bir şarj edilebilir pil türü. Daha hızlı şarj edilebilirliği ve uzun ömürlü olduğu söylense de bu tartışılır. Zira Sony, Canon ve Nikon paketlerinden çıkan lityum iyon pillerin şarj süreleri ve çekim ömürleri farklılık arz etmektedir.
lm
(Alm lumen, Fr lumen, İng lumen) Bir ışık kaynağından yayılan ışık akısı miktarının ölçüsü olan “lümen”in kısaltması.
logaritmik hız
(Alm logarithmische geschwindigkeit, Fr vitesse logarithmique, İng logarithmic speed) Fotoğraf malzemelerinin duyarlığını belirleyen, eşit aralıklı duraklar şeklinde olan hız ya da duyarlığın iki katını gösteren ölçü sistemi. Örneğin DIN sisteminde 3°'lik duraklar vardır, 18°'den 21°'ye gibi, her durak öncekinin iki katını gösterir.
LogMAR tablosu
(Alm logarithmus des minimalen auflösungswinkels, Fr logarithme de l'angle minimal de résolution, İng Logarithm of the Minimum Angle of Resolution – LogMAR) Göz testlerinde daha hassas ölçümler sağlamak için kullanılan bir yöntemdir; Minimum Çözünürlük Açısının Logaritması. Bu tabloda yer alan harfler, Snellen tablosuna benzer şekilde düzenlenmiştir, ancak daha standart bir boyut ve aralık ile sunulmaktadır. LogMAR eşelinde harflerin sıralanışı ile Snellen ve LogMAR görme seviyesi feğerleri, üstten altta doğru, DSRKN (6/60, 1.0), CKZOH (6/48, 0.9), ONRKD (6/38, 0.8), KZVDC (6/30, 0.7), VSHZO (6/24, 0.6), HDKCR (6/19, 0.5), CSRHN (6/15, 0.4), SVZDK (6/12, 0.3), NCVOZ (6/9.6, 0.2), RHSDV (6/7.5, 0.1), SNROH (6/6, 0.0), ODHKR (6/4.8), ZKCSN (6/3.8), CRHDV (6/3, -0.3) şeklindedir. LogMAR notasyonu, özellikle bilimsel çalışmalarda ve görmedeki değişimleri hassas takip etmek için kullanılır. MAR değerinin logaritmasını alır ve görme seviyesini doğrusal bir ölçeğe dönüştürür. LogMAR 0.0, normal kabul edilen 6/6 görmeye eşittir. Pozitif değerler (örneğin 0.3 ≈ 6/12) normalden düşük görmeyi, negatif değerler (örneğin -0.3 ≈ 6/3) ise normalden iyi görmeyi gösterir. LogMAR değeri ne kadar yüksekse, görme kaybı o kadar fazladır. Her harf genellikle 0.02 birim, her sıra 0.1 birim olarak puanlanır, bu da küçük değişimleri bile ölçmeyi sağlar. MAR (Minimum Çözünürlük Açısı) ise çözülebilen en küçük detayın açısını ifade eder; değeri ne kadar küçükse, görme o kadar iyidir.
long focus
(Alm langer fokus, Fr mise au point longue, İng long focus) bkz uzun odaklı objektif. bkz uzun odak uzaklıklı objektif.
looming olayı
(Alm das phänomen des scheinbaren fliegens, des drohenden auftauchens, Fr le phénomène de l'apparence du vol, de l'apparition, İng the phenomenon of appearing to fly, looming) Büyük su kütlelerinde (deniz, göl vb), sonbaharda ̶ sıcak deniz üzerinde soğuk hava bulunduğu günlerde ̶ sahilden denizi gözleyenler, su yüzeyine yakın bulunan hava tabakasını denizin ısıtması nedeniyle uzaktaki (ada, gemi, sandal vb) cisimleri, gerçek durumundan daha yukarıya yükselmiş gibi görürler; uçuyormuş gibi görünme olayı. Gemi ya da adaların havada duruyor, uçuyormuş gibi görünmesi de bir tür serap (ılgım), yani göz yanılmasıdır.
lorop fotoğrafçılığı
(Alm lorop-fotografie, Fr photographie lorop, İng lorop photography) Uzun Menzil Eğik Fotoğraflama (İng Long Range Oblique Photography – LOROP), uzun odak uzaklığına (50 mm'den fazla) sahip dar açılı fotoğraf makineleri ile uygulanan fotoğrafçılığı ifade eden genel bir terim. Askeri havacılıkta ve istihbaratta kullanılan, çok yüksek irtifalardan ve yatay olarak onlarca kilometre uzaklıktan hedeflerin yüksek çözünürlüklü görüntülerini almak için geliştirilmiş gelişmiş bir keşif teknolojisidir. Uçağın veya platformun düşman hava sahasına girmeden veya sınıra yaklaşmadan, örneğin 50-90 km gibi güvenli bir mesafeden (İng Stand-off) istihbarat toplamasını sağlar. Fotoğraf makinesinin yere dik (dikey) değil, belirli bir açıyla (İng oblique (eğik açı ile)) ufka doğru bakmasıdır. Bu sayede geniş bir alan taranabilir ve hedefin yan profili net bir şekilde görülebilir. Objektifler devasa odak uzaklıklarına (telefoto) sahiptir. Uzun yıllar filmli sistemler kullanılırken, modern versiyonlarda yüksek çözünürlüklü sayısal ve elektro-optik algılayıcılar kullanılır. Düşman hareketlerini, üsleri, araçları veya kritik altyapıları tespit etmek için uydu görüntüleriyle rekabet edebilen stratejik bir yetenek sunar.
lpi / LPI
(Alm linie pro zoll, Fr ligne par pouce, İng Line Per Inch - LPI) Foto mekanik kopyalamada sayısal görüntü çözünürlük ya da netlik ölçüsü. Bir inçlik çizgi üzerine düşen noktacık sayısı. bkz çözünürlük.
Lucas-Kanade optik akış yöntemi
(Alm Lucas-Kanade-methode für optischen fluss, Fr méthode de flux optique de Lucas-Kanade, İng Lucas-Kanade optical flow method) Optik akış algoritmasının Lukas-Kanade yöntemi, incelenen pikselin yerel bir komşuluğunda esasen sabit olduğunu varsaymaktadır. Ayrıca o komşuluktaki tüm pikseller için temel optik akış denklemlerini en küçük kareler yöntemiyle çözmektedir. Bu yöntemde nokta etrafında 3x3'lük bir kernel (çekirdek) yeralmaktadır. Yani belirlenen nokta ve 9 adet komşu noktası aynı harekete sahip olmaktadır. Küçük hareketler bu kernel ile çözülebilirken büyük hareketlerde ise piramitler kullanılmaktadır. Piramidin içinde yukarı çıkıldığında, küçük hareketler kaldırılır ve büyük hareketler küçük hareketlere dönüşür. Böylece, Lucas-Kanade çerçevelere uygulanarak optik akış elde edilir.
lüks
(Alm lux, Fr lux, İng lux) Aydınlatma birimi. 1 m2 yüzeye düşen “ lümenlik ışık enerjisinib oluşturduğu aydınlık. “lx” kısaltmasıyla gösterilir.
lüks saniye
(Alm lux sekunde, Fr lux seconde, İng lux second) Pozlama birimi. Belirli bir pozlama süresi boyunca yüzeye uygulanan ışık enerjisinin toplamı. Aydınlatmanın zamanla ilgili değeridir. “lx s” kısaltmasıyla gösterilir.
lüksölçer
(Alm luxmeter, Fr luxmètre, İng luxmeter) Aydınlatmayı lüks (lx) değeri olarak ölçen alet.
lümen
(Alm lumen, Fr lumen, İng lumen) Işık akısı birimi. Kısaltması “lm”. Bir ışık kaynağından yayılan ışık miktarının ölçüsü. “lümen” yükseldikçe ışık daha parlak görünür.
lümen saniye
(Alm lumen sekunde, Fr lumen seconde, İng lumen second) Işığın ya da bir ışık kaynağının çıktısının ölçümü. 1 saniye (s) boyunca 1 lümen (lm)'lik enerji salınımına eşit olan ışınım enerjisi birimi. bkz jul.
lüminans
(Alm leuchtdichte, Fr luminance, İng luminance) bkz ışıklılık.
lüminansmetre
(Alm leuchtdichtemesser, Fr luminancemètre, İng luminancemeter) Işıklılıkları ölçmeye yarayan aygıt; ışıklılıkölçer. bkz ışıklılıkölçer.
lup
(Alm lupe, Fr loupe, İng magnifying glass) Film incelemeye ve baskıda ayar yapmaya yarayan büyüteç.
Lv
“Parlaklık” için kullanılan kısaltma.
LV
(Alm live-ansicht, Fr affichage en direct, İng Live View - LV) bkz canlı önizleme.
lx
(Alm lux, Fr lux, İng lux) Aydınlatma birimi “lüks”ün kısaltması. bkz lüks.
LZW
(Alm Lempel-Ziv-Welch, Fr Lempel-Ziv-Welch, İng Lempel-Ziv-Welch) Veri kaybı olmadan dosyayı küçültmek için kullanılan bir dosya sıkıştırma türü. Polonya doğumlu İsrailli bilgisayarcı Abraham Lempel, İsrailli bir elektrik mühendisi ve bilgi teorisyeni Jacob Ziv ve ABDli bilgisayarcı Terry Archer Welch tarafından oluşturulmuş evrensel kayıpsız bir sıkıştırma algoritması. Bu eser, Lempel ve Ziv tarafından 1978'de yayımlanan LZ78 algoritmasının bir geliştirmesi olarak 1984'te Welch tarafından yayımlandı. İddia edilen avantajlar arasında, uygulanmasının basit olması ve donanım uygulamasında yüksek veri kapasitesi potansiyeli yer alır. bkz Lempel-Ziw kodlaması. bkz uyarlamalı sıkıştırma.