Ansiklopedik Sözlük

E

← Tüm harfler
E harfi testi
(Alm E-test für Taumeln, Fr Test E de tumbling, İng Tumbling E test) E harfi testi, özellikle çocuklar veya okuma yazma bilmeyen bireyler için tasarlanmış bir göz testidir; Tumbling E testi. Bu testte yalnızca "E" harfi kullanılır, ancak bu harf farklı yönlerde (sağa, sola, aşağı, yukarı) yerleştirilir. Bireylerden harfi doğru yönde tanımaları istenir. Bu yöntem, bireylerin görme yeteneklerini belirlemek için etkili bir yol sağlar. bkz göz testi.
E-6 banyo
(Alm E-6-prozess, Fr processus E-6, İng E-6 process) Diyapozitif (saydam) filmlerin geliştirilmesinde kullanılan süreç, banyo türü; E-6 proses.
E-6 proses
(Alm E-6-prozess, Fr processus E-6, İng E-6 process) bkz E-6 banyo.
e-mail
(Alm elektronische post, e-mail, Fr courrier électronique, e-mail, İng electronic mail > e-mail) İnternet üzerinden gönderilen sayısal mektup; elektronik posta > e-posta, elektronik mektup > elmek, elektronik ileti. bkz elektronik posta.
e-mail modu
(Alm e-mail-modus, Fr mode courrier électronique, İng e-mail mode) E-mail modunda, görüntülerin boyutu 320 piksel x 240 piksel'dir. Böylece e-postada gönderilmeye uygun daha küçük dosya boyutu elde edilmektedir.
e-movie
(Alm e-film, Fr film électronique, İng e-movie) mpeg-1/MPEG-1 biçiminde oluşturulabilen kısa filmlere verilen ad. 160 piksel x 112 piksel çözünürlük kullanarak bir dakikaya varan kayıtlar yapılabilir.
e-posta
(Alm elektronische post, e-mail, Fr courrier électronique, e-mail, İng electronic mail > e-mail) Kişisel bilgisayarların, bilgisayar ağı bağlantısıyla basit bir yazı dpsyasını gönderip almasını sağlayan sistem. Bir göndericiden bir ya da daha fazla alıcıya ileti gönderilip alıalınmasını sağlar. e-posta, kendisiyle birlikte ek olarak büyük ve karmaşık dosyaları da taşıyabilir. / İnternet üzerinden gönderilen sayısal mektup; elektronik posta > e-posta, elektronik mektup > elmek, elektronik ileti.
EBC
(Alm elektronenstrahlbeschichtung, Fr revêtement par électrons, İng Electron Bearn Coating - EBC) Mercek kaplamasının elektron ışını vasıtasıyla buharlaştırılarak yapıldığını belirten kısaltma.
Eberhard etkisi
(Alm Eberhard-effekt, Fr effet Eberhard, İng Eberhard effect) Alman astronom ve fizikçi Gustav Eberhard tarafından ilk kez tanımlanan ve negatif üzerindeki farklı yoğunlukların sınırlarında çizgi biçiminde oluşan ve filmin geliştirme banyosu sırasında gerektiği gibi çalkalanmamasından (ajitasyon) kaynaklanan hata.
ECC
(Alm fehlerkorrekturcode, Fr code de correction d'erreurs, İng Error Correcting Code) Hata düzeltme kodu. bkz hata düzeltme kodu.
ED
(İng Extra Low Disporsion -ED) Nikon objektiflerde, fotoğrafta renk doygunluğu ve keskinliğini arttıran objektif elemanı.
edges
(Alm kanten, Fr bords, İng edges) Yüksek kontrastlı bölgeleri ifade etmek için kullanılan bir terim.
edinme
(Alm erwerb, Fr acquisition, İng acquisition) Sayısal görüntü dosyalarının işleme veya düzenleme amacıyla bir yazılım uygulamasına aktarılması; kazanma. Bu terim, farklı yazılım türlerinde genellikle farklı şekillerde kullanılır.
editoryal fotoğraf
(Alm redaktionelles foto, Fr photo éditoriale, İng editorial photo) Gazete, magazin veya dergi gibi yayınlarda kullanılan fotoğrafların türü. Bu fotoğraflar, bir hikayeyi anlatmak için kullanılır ve genellikle gerçek hayat olaylarını, kişileri veya mekanları yansıtır.
editoryal fotoğrafçılıkçılık
(Alm redaktionelle fotografie, Fr photographie éditoriale, İng editorial photography) Gazete, magazin veya dergi gibi yayınlarda kullanılan fotoğrafları üretme işidir. Bu fotoğraflar, hikayenin içeriğini anlamak için gereklidir ve okuyucuların dikkatini çekmek için tasarlanmıştır; gerçek hayat olaylarını, kişileri veya mekanları yansıtmak için kullanılır. Birçok farklı alanda kullanılabilir ve birçok farklı tarzda yapılabilir. Örneğin; bir dergi için moda fotoğrafları, bir haber için sosyal veya politik olayların fotoğrafları, bir reklam için ürünlerin fotoğrafları vb. Editoryal fotoğrafçılık, fotoğrafçının yaratıcılığı ve yeteneklerine büyük bir ihtiyaç duyar. Fotoğrafçı, hikayeyi anlatmak için doğru pozları ve çekim açılarını seçmeli, ayrıca renkleri ve ışığı doğru şekilde kullanmalıdır. Fotoğrafçı, fotoğrafının önünde olan olayları ve kişileri doğru bir şekilde yansıtmak için objektif bir bakış açısına sahip olmalıdır.
EDM
(Alm elektronisches entfernungsmess system, Fr système de mesure de distance électronique, İng Electronic Distance Measuring system - EDM) Bilinen bir frekans ve hızla yayımlanan ve geri dönen elektromanyetik dalgalar arasındaki faz farkını veya yayımlanmış sinyalin yolculuk zamanını ölçerek mesafeyi belirlemeye yarayan bir alet; elektronik uzaklık ölçer.
EEPROM
(Alm elektrisch löschbarer programmierbarer festwertspeicher, Fr mémoire morte programmable effaçable électriquement, İng electrically erasable programmable read-only memory) Güç kesildiğinde verileri kaybetmeyen, kalıcı (non-volatile) bir bellek türü; Elektrikle Silinebilir Programlanabilir Salt Okunur Bellek. Elektriksel sinyallerle tek tek bayt düzeyinde silinebilir ve yeniden yazılabilir. Genellikle mikrokontrolcülerde (Arduino vb), ayarlar, kalibrasyon verileri gibi az miktardaki veriyi saklamak için kullanılır. Elektrik kesilse bile veriler silinmez. UV ışığına ihtiyaç duymadan, elektriksel olarak hızlıca güncellenebilir. EPROM'un aksine, EEPROM'da veriler bayt bayt silinip değiştirilebilir. Çok sık (milyonlarca kez) yazma işlemi yapıldığında ömrü tükenebilir. Otomobil ECU'ları, BIOS, kullanıcı ayarları, Arduino projeleri ve akıllı kartlar başlıca kullanım alanlarıdır. EPROM ultraviyole ışıkla silinirken, EEPROM elektrikle silinir. Flash bellekler EEPROM'un bir türüdür ancak daha büyük bloklar halinde silinirler ve genellikle daha yüksek kapasiteli depolama (SSD'ler gibi) için kullanılırlar.
efemeris
(Alm ephemeriden, Fr éphémérides, İng ephemeris) Yılın her günü veya farklı aralıklar için gök cisimlerinin ve yapay uyduların hesaplanmış konumlarının gösterildiği basılı kitapçık; gök günlüğü. bkz gök günlüğü.
EFL / efl
(Alm effektive brennweite, Fr distance focale efficace, İng Effective Focal Length - EFL) Sayısal fotoğrafçılıkta, bir objektifin odak uzunluğunun verilen bir format ya da algılyıcı boyutu için bir başka formatın eş odak uzunluğuyla karşılaştırılması ya da ölçülmesi; etkili odak uzunluğu, efl.
EGA
(Alm verbesserter grafikadapter, Fr adaptateur graphique amélioré, İng Enhanced Graphics Adaptor - EGA) Kişisel bilgisayarlarda grafikler için eş zamanlı 16 renge kadar gösteren standart video bağdaştırıcısı; gelişkin grafik bağdaştırıcı. bkz gelişkin grafik bağdaştırıcı. bkz SVGA. bkz VGA.
eğik hava fotoğrafı
(Alm schrägluftaufnahme, Fr photographie aérienne oblique, İng oblique air (aerial) photograph) Genellikle eğik (oblique) fotoğraf olarak da tanımlanan, yatay ve düşey düzlemler arasındaki herhangi bir düzlemde fotoğraf makinesi optik ekseni ile alınan, diğer deyimle tam düşey doğrultuda alınamayan ve düşey eksen ile optik eksen arasında herhangi bir açısal büyüklükle çekilen hava fotoğrafı. Hava fotoğrafları eğiklik derecelerine göre genellikle düşey, az eğik veya çok eğik bir biçimde olmak üzere üç farklı şekilde çekilirler. Çok eğik (İng high oblique) hava fotoğraflarında, görünen ufuk fotoğraflarda görülür, az eğik (İng low oblique) hava fotoğraflarında ise görünen ufuk fotoğraflarda görülmez.
eğretileme
(Alm metapher, Fr métaphore, İng metaphor) Mecaz, metafor. Bir kavramın yaygın anlamının dışında kullanılması. Bir nesne ya da konuyu, sanat eserinde örneğin fotoğrafta aslını temsil etmeyen başka bir şeyi akla getirmek üzere kullanmak. Bir kavramın anlatılmasında, benzer özelliklerinden dolayı başka kavramların kullanılması. bkz metafor.
eğri
(Alm schräg, Fr oblique, İng oblique) Optikte; küresel, koma, yanal renk sapmaları gibi mercek sapmalarına neden olan, optk eksen dışı olma durumu. / Hava fotoğrafçılığında; dünya yüzeyine dik ya da paralel çekilmeyen dünya fotoğrafı. / Geriye (sola \\\\\\) doğru eğik yazı biçimi, “italik”in karşıtı.
eğrisel bozulma
(Alm krummlinige verzerrung, Fr distorsion curviligne, İng curvilinear distortion) Odak düzleminde oluşan görüntüde; düz çizgilerin eğri, eğri çizgilerin de düzleşerek oluşmasına neden olan bir tür mercek kusuru. bkz yastık sapması.
EI
(Alm belichtungsindex, Fr indice d'exposition, İng Exposure Index - EI) bkz pozlama dizini.
eikonölçer
(Alm eikonometer, Fr eiconomètre, İng eikonometer) Bir mikroskop altında nesnelerin boyutlarını ölçen aygıt. / Bir insanın iki gözündeki görüntülerin boyutlarındaki farkı ölçen aygıt.
ek etkeni
(Alm erweiterungs faktor, Fr facteur d'extension, İng extension factor) Bir nesneye makroçekim yapıldığında gerekli pozlama artış değerini gösteren katsayı sistemi. Objektifle fotoğraf makinesi arasına ek bir uzatma elemanı takıldığında, ek etkeni değerleri gerekli olur; ek faktörü. bkz uzatma tüpü.
ek faktörü
(Alm erweiterungs faktor, Fr facteur d'extension, İng extension factor) bkz ek etkeni. bkz uzatma tüpü.
ek mercekler
(Alm objektiv hinzufügen, zusatzobjektiv, vorsatzobjektiv, Fr ajouter un objectif, lentille supplémentaire, lentille de fixation, İng add on lens, supplementary lens, attachment lens) Objektiflere dışarıdan bağlanan ek mercekler. Ara adaptörler ile ya da adaptörsüz objektiflere bağlanabilen ek geniş açı, tele ya da balıkgözü gibi mercekler demektir. Bazı objektiflerde ilave mercekler için yiv dişli bulunurken bazılarında bağlantı bir ara adaptör ile gerçekleşir. Türüne göre mevcut objektife geniş açı, makro veya tele yönünden destek sağlar.
eklemeli çözünürlük
(Alm interpolierte auflösung, Fr résolution interpolée, İng interpolated resolution) Sayısal fotoğraf makineleri ve tarayıcılarda, aygıtın dosyasının çözünürlüğüne göre enterpolasyon (içten kestirim) sürecindeki performans (başarım)'ının ölçüsü.
eklenti
(Alm plug-in, Fr plug-in, İng plug-in) Kendi başına çalışabilen bir program için, genellikle çok özel bir alanda duyulan gereklilik üzerine geliştirilen, programa yeni özellikler ekleyen yazılım; eklenti. Plug-inler ana programdan bağımsız çalışamaz. Fiziksel bağlantı gerçekleştirildikten sonra bağlantısı yapılan cihazla hemen çalışmaya geçilebileceğini ifade eder. TWAIN'in aksine “plug-in”ler fotoğraf alma, verme ve özel görevlerde çok daha rahat çalışırlar. bkz uyumlu ek. bkz TWAIN.
ekran
(Alm bildschirm, Fr écran , İng screen) Bilgisayar, TV sistemleri gibi elektronik ürünlerde görsel bilgilerin görüntülendiği alan; görüntülük. / Sunum dosyasında her bir sayfa; görüntü birimi.
ekran açısı
(Alm bildschirm winkel, Fr angle de l'écran, İng screen angle) Fotomekanik çoğaltımlarda kullanılan yarı tonlu ekranın, belli bir yöne ayarlanması. bkz CMYK.
ekran ayırma gücü
(Alm bildschirmauflösungsrate, Fr taux de résolution d'écran, İng screen resolution rate) Bir bilgisayar veya görüntü işleme sistemi ekranının görüntüleyebileceği en küçük ayrıntı, ekranın görüntüyü ayırma derecesi veya gücü.
ekran görüntüsü çekmek
(Alm screenshot, Fr capture d'écran, İng screen shot) Bilgisayar ekranının görüntüsünü o an ekranda ne görünüyorsa bire bir sayısal veri haline getirme işlemi. Ekran görüntüsü PC bilgisayarlarda “Print Screen > Prt Sc” (Ekranı Yazdır) seçeneği ya da klavyedeki Prt Sc tuşunu kullanarak elde edilebilirken, Mac bilgisayarlarda “Ctrl + Shift + 3” tuşlarına basarak elde edilir.
ekran işlemcisi
(Alm anzeigeprozessor, Fr processeur d'affichage, İng display processor) bkz görüntüleme işlemcisi.
ekran kopyası
(Alm softproof, Fr épreuve écran, İng soft proof) Görüntünün ekranda, sanki basılmış hali gibi doğru renklerde görülmesi. bkz doğrulama.
ekran koruma
(Alm bildschirmschoner, Fr sauvegarde d'écran, İng screen-save) Fosfor ekranda değişmeyen bir görüntünün, uzun süre aynı konumda kalması nedeniyle ortaya çıkan ısınmanın neden olduğu hasarı önlemek amacıyla, hareketli ve değişken görüntü kullanımı.
ekran yakalama
(Alm bildschirmaufnahme, Fr capture d'écran, İng screen-grab) Bilgisayar ekranında görünen bir görüntünün, görüntü dosyasına dönüştürülmesi. Ekran yakalama, MacOs'un bir parçasıdır. Ekran koruyucu ile karıştırılmamalıdır.
eksen
(Alm achse, Fr axe, İng axis) Bir cismi eşit iki parçaya bölen gerçek ya da sanal çizgi; mihver. / Bir şeyin ya da bir nesnenin merkezine doğru uzanan gerçek ya da sanal doğru. / Çevresinde bir dönme hareketinin oluştuğu sanal doğru; dönme ekseni.
eksenel
(Alm axial, Fr axial, İng axial) Eksenle ilgili, eksene ait, eksene dair. / Optik eksen üzerindeki ışın ya da nokta.
eksenel renk sapması
(Alm axiale chromatische aberration, Fr aberration chromatique axiale, İng axial chromatic aberration) bkz kromatik sapma. bkz renkser sapınç.
eksi
(Alm minus, Fr moins, İng minus) Matematikte; sıfırdan küçük, önünde eksi işareti bulunan (sayı); menfi, nakıs, negatif, “artı” karşıtı. / Optikte; filtrelerde ışığın emilen rengi. Örneğin sarı filtre “eksi mavi” olrak adlandırılır, sarı filtre beyaz ışık içindeki mavi rengi emer ve geçmesine izin vermez. / Optikte ıraksak mercek ve tümsek aynalardaki eksi ön imi; bu optik malzemelerde odak noktasının sanal olduğunu belirtir.
eksik geliştirme
(Alm in der entwicklung, Fr en cours de développement, İng under develop) Geliştirme banyosunun normalden daha az etkileyici olması. Geliştirme banyosunun süresini kısaltmak ya da sıcaklığını azaltmak buna neden olur. Eksik geliştirme, görüntünün yoğunluğunu ve kontrastlığını azaltır.
eksik pozlama
(Alm unterbelichtung, Fr sous-exposition, İng under-exposure) Fotoğraf makinesi ya da agrandisörde normalden daha az pozlama yapmak. Eksik pozlama, görüntünün yoğunluğunu ve kontrastlığını azaltır.
eksitens
(Alm ausgang, Fr sortie, İng exitance) (Alm ausgang, Fr sortie, İng exitance) Bir yüzeyden yansıma ya da ışınım yoluyla çıkan ışık ya da enerji, ışınım gücü ölçüsü. Işık için eksitens (çıkış), lümen/metrekare (lm/m2)'dir. bkz çıkış.
ekstrapolasyon
(Alm extrapolation, Fr extrapolation, İng extrapolation) Denklem ve olaylara ilişkin değişken ve fonksiyon değerinden, elde olanların sınırlarını aşan bölgedeki değerlerin hesaplanması, yeni veri noktaları oluşturma işlemi; sistemin değişim hızının bilinen son birkaç değerinin devamı olduğu düşünülerek bilinen değerlerin dışına doğru bir değerin tahmin işi; dıştan kestirim, dışadeğerleme. bkz dıştan kestirim.
ekstrud
(Alm extrudieren, Fr extruder, İng extrude) Bilgisayar grafikleri ve 3-D modelleme programlarında, 2 boyutlu (genelde) kapalı ve kendisiyle kesişmeyen bir eğriyi, 3 boyutlu bir katı haline getirmek için kullanılan bir bilgisayar yazılım aracı.
ektacolor
(Alm ektacolor, Fr ectacolor, İng ektacolor) Kodak'ın 1945'te üretime başladığı, kullanıcı tarafından işlemi yapılabilen çok katlı renkli film çeşidi. Renkli baskı, renkli negatif tabaka filmi, renkli baskı kağıdı ve ara negatif film, profesyonel ve teknik fotoğrafçılık için tasarlanmıştır.
ektakrom
(Alm ektachrom, Fr ektachrome, İng ektachrome) Kullanıcı tarafından işlemi yapılabilen üç tabakalı renkli dönüşebilir film tipi. 35 mm fotoğraf makineleri için tabaka ve çoğaltma filmleri şeklinde bulunur. Ektachrome kızılötesi renkleri yanıltıcı bir filmdir.
elektrik akımı
(Alm elektrischer strom, Fr courant électrique, İng electric current) Katı, sıvı ya da uçun (gaz) durumlarındaki iletkenlerden artı ya da eksi yüklü parçacıklar akışı olarak gözlenen olay; elektrik cereyanı. Elektronlar negatif (-) yönden pozitif (+) yöne doğru hareket etmektedir. Elektronların bu hareketine elektrik akımı denmesine karşın elektrik akımı elektron akışının tersi yönde olarak pozitif (+) yönden negatif (-) yöne doğrudur. Akım şiddeti birimi amper'dir, kısaltması A.
elektrik gözü
(Alm elektrisches auge, Fr oeil électrique, İng electric eye) Algılayıcının fotosel hücresi üzerine düşen ışığa tepki olarak objektifin diyafram ya da obtüratör birimini doğrudan denetleyen otomatik ışık ölçer birimi.
elektriklenmiş film
(Alm elektrifizierter film, Fr film électrifié, İng electrified film) Filmleri kullanırken yüzeyin sürtünmesi ya da rol filmlerin açılması sırasında da oluşan statik elektrik yükünün filmi etkilemesi. Bu durum, duyarlı malzemenin bölgesel olarak sislenmesine ya da lekelere neden olabilir.
elektrofotoğraf
(Alm elektrofotografie, Fr électrophotographie, İng electrophotography) Elektrostatik yükleri temel alan ve yaygın olarak fotokopi makinelerinde kullanılan bir görüntü kaydetme işlemi. Işık etkisiyle baskı elde etmeye yarayan grafik tekniğidir.
elektromanyetik dalga
(Alm elektromagnetische welle, Fr onde électromagnétique, İng electromagnetic wave) Elektriksel ve manyetik alanların bileşiminden oluşan ve uzayda yol alabilen bir titreşim türü. Elektromanyetik dalhgalar; dalga boyu, frekans ve hızıyla tanımlanır.
elektromanyetik ışınım
(Alm elektromagnetische strahlung, Fr rayonnement électromagnétique, İng electromagnetic radiation) Elektromanyetik dalgaların içerdiği ışınım. Radyo dalgalarının içerdiği ışınım. Radyo dalgaları, mikrodalgalar, kızılötesi, görünen ışık, morötesi, X ve gama ışınlarını içerir. Işınımların değişik türleri, dalga uzunlukları tarafından belirlenir. Değişik seviyelerdeki elektrik akımının enine dalgalar halinde enerjiye dönüşmesi ve bu dalgaların boşlukta saatte 300000 km hızla seyreden manyetik alanlardır.
elektromanyetik tayf
(Alm elektromagnetisches spektrum, Fr spectre électromagnétique, İng electromagnetic spectrum) Elektromanyetik ışınımlar yayan frekansların derecesi ya da dalga boyunu gösteren sıralama. Radyo dalgalarından başlayarak azalan dalga boylarına mikrodalgalar, kızılötesi, görünür ışık, morötesi, X ve gama ışınlarının dalga boylarını gösterir.
elektron
(Alm elektron, Fr électron, İng electron) Negatif elektrik yüküne sahip temel parçacık. Fotoğraf filminin pozlanmasını sağlar.
elektron baskı
(Alm elektronendruck, Fr impression électronique, İng electron print) Radyoaktif mürekkep kullanılarak fotoğraf kağıdına yapılan baskı. Baskı resim alanında kullanılır.
elektron çoğaltıcı
(Alm fotomultiplikator, Fr multiplicateur de photos, İng photo multiplier) Birbiri ardına dizilmiş elektrotların bombardımanı yoluyla ufak bir akımı güçlendiren aygıt.
elektron fotomikrografi
(Alm elektronenmikroskopie, Fr photomicrographie électronique, İng electron photomicrography) Elektron mikroskobu yoluyla fotoğrafik görüntü elde etmek.
elektron merceği
(Alm Elektronen linse, Fr lentille électronique, İng electron lens) Optik sistemde elektron akışının yönünü değiştirerek odaklama yapmak için tasarlanmış olan elektrik alanı. Elektron mikroskoplarında kullanılır.
elektron mikroskobu
(Alm elektronenmikroskop, Fr microscope électronique, İng electron microscope) Nesnelerin çok yüksek oranda büyütülmüş görüntülerini sağlayan araç. Hızlandırılmış elektron ışınları kullanır. Işınlar, elektron mercekleri kullanılarak odaklanır.
elektron tuzağı
(Alm elektronenfalle, Fr piège à électrons, İng electron trap) Filmde duyar kat üzerinde, pozlama yapıldıktan sonra serbest haldeki bir elektronun geçici olarak korunduğu alan; Gurney-Mott kuramı. Pozitif yüklü gümüş iyonu bu alana (tuzağa) gelir ve buradaki negatif yüklü elektronla birleşerek gümüş atomunu oluşturur. Bu alana, alt gizli görüntü merkezi adı verilir. bkz alt gizli görüntü merkezi. bkz Gurney-Mott kuramı.
elektron yarık çifti
(Alm elektron-loch-paare, Fr paires électron-trou, İng electron-hole pairs) Atomlara ait elktronların, serbest elektronlar haline gelerek iletken banttaki elektron sayısının arttırılması işlemi. Yarı iletkenlerde, iletken bandı ve valans bandı arasında bir enerji boşluğu oluşur ve enerji buradan atlamak ister. Bunun için dışardan bir ısı uygulanması gerekir ve bu şekilde atomlara ait elektronlar, serbest elektron haline gelir.
elektronik bakaç
(Alm elektronischer sucher, Fr viseur électronique, İng Electronic View Finder - EVF) Sayısal fotoğraf makineleri ve video kameralarda kullanılan, Objektifin sağladığı, algılayıcıya ulaşan görüntüyü gösteren küçük LCD ekran; elektronik vizör. EVF denen bu sistemde algılayıcıya düşen görüntü sayısal olarak kopyalanarak, arada ayna ya da prizma olmaksızın sayısal olarak bakaca aktarılmaktadır. Tüm menülerin sistemde gösterildiği tam renkli elektronik vizör. Göz yaklaştığında algılayan bir sensör içerir ve görüntü kendiliğinden vizöre yönlendirilebilmektedir. Bir zamanlar optik vizörlerin yerini yetersiz olarak alan bu cihaz, milyondan fazla piksel ve daha hızlı yenileme süreleri içeren yeni EVF'ler olarak artık oldukça hassas hale gelmiş ve birçok durumda optik vizörlerin netlik seviyelerine yaklaşmıştır. EVF'lerin bir avantajı, talep üzerine maruz kalma verilerini ve ızgaraları gösterebilme yetenekleridir.
elektronik flaş
(Alm elektronischer blitz, Fr flash électronique, İng electronic flash) Bir elektrik kondansatöründeki (sığaçtaki) elektrik enerjisinin gaz dolu küçük bir tüpten geçerken çıkardığı parlak ışığın, fotoğrafta yapay ve yardımcı aydınlatma kaynağı olarak kullanılmasını sağlayan elektronik düzenek. Verdiği ışığın renk sıcaklığı gün ışığı karşılığı 5400 K'dir.
elektronik görüntü
(Alm elektronisches bild, Fr image électronique, İng electronic image) Optik yoluyla gelen görüntünün fotokatot üzerine düşmesiyle yayılan elektronların yüklenebilir çip (yonga) üzerinde oluşturduğu; elektronik aygıtlar yoluyla özel bir işlem gerekmeden gösterilen, işlenen, yayımlanan ve kaydedilen görüntü; video.
elektronik grafik-animasyon aygıtı
(Alm elektronisches grafisches animationsgerät, Fr dispositif d'animation graphique électronique, İng electronic graphic animation device) Ekranı, ressamın tuvali gibi kullanmaya olanak sağlayan video ve bilgisayar teknolojisinin birlikteliğinden oluşan, durağan ve hareketli görüntü üretim sistemi.
elektronik kopya
(Alm softcopy, Fr copie électronique, İng soft copy) Bilgisayarda, çıktı haline dönüşmemiş sayısal dosya; “çıktı”nın tersi. Dosyanın yayılım türüne göre farklı şekillerde görülür. bkz çıktı.
elektronik mercek
(Alm elektronische linse, Fr lentille électronique, İng electronic lens > lens) bkz mercek.
elektronik obtüratör
(Alm elektronischer verschluss, Fr obturateur électronique, İng electronic shutter) bkz elektronik örtücü.
elektronik örtücü
(Alm elektronischer verschluss, Fr obturateur électronique, İng electronic shutter) Sayısal fotoğraf makinelerinde, örtücü düzeneğinin (obtüratörün) açılma ve kapanma arasındaki süreyi, elektronik bir zamanlama ünitesiyle denetleyen sistem. Elektronik obtüratör (örtücü), yaylar tarafından açılıp kapanan bir örtücü tipidir. Ancak; içerisinde sıradan örtücülerde pozlandırmanın uzunluğunu denetlemede kullanılan açış mekanizması bir elektronik zamanlama devresi ile yer değiştirmiştir. Deklanşöre basıldığında selenoid'in obtüratörü (örtücüyü) açtığı ve bir direnç üzerinden kondansatörün (sığacın) belli bir voltaj değerine ulaşarak dolması ile süresi belirlenen ve bu süre içinde açık kalarak dolum süresinin sonunda selenoid'in örtücüyü kapattığı sistem çalışır. Zamanlama mekanizmasının bu türü mekanik olmadığından daha az aşınır. Pozlandırma sürelerinin daha toleranslı olmasını sağlar. Daha doğru sonuçlar verir.
elektronik posta
(Alm elektronische post, e-mail, Fr courrier électronique, e-mail, İng electronic mail > e-mail) İnternet üzerinden gönderilen sayısal mektup; elektronik posta > e-posta, elektronik mektup > elmek, elektronik ileti. İnternet üzerinden metin, görsel, video veya dosya gibi verilerin sayısal olarak gönderilip alınmasını sağlayan modern bir mektuplaşma sistemidir. Tıpkı fiziksel adresler gibi, her kullanıcının kendine özel bir (e-mail) e-posta adresi bulunur (örneğin “[email protected]”). Sadece yazı değil; fotoğraf, müzik, belge ve program gibi her türlü sayısal dosya eklenebilir. Dünyanın diğer ucuna saniyeler içinde, tamamen ücretsiz olarak ulaşır. Günlük hayatta ve iş dünyasında resmi yazışmalar, hesap oluşturma (üyelik işlemleri) ve bilgi paylaşımı için en çok kullanılan temel internet araçlarından biridir.
elektronik renk ayrım makinesi
(Alm elektronische farbseparationsmaschine, Fr machine électronique de séparation des couleurs, İng electronic color separation machine) Reprodüksiyon atölyelerinde özellikle renk ayrımı yapmak için kullanılan scanner denilen tamamen elektronik olarak çalışan cihazlardır. Tarayıcılar temel olarak fotoğraf, çizim ve saydamların sayısallaştırılmasında kullanılır. İki tür görüntü tarama yöntemi vardır. Siyah ve beyazla birlikte grinin birçok türünü içeren sürekli tonda görüntüler ve yalnız siyah-beyazdan oluşan çizgisel görüntüler şeklindedir. Tarayıcılar donanım olarak hem MAC hem de PC makinelerle çalışabilir.
elektrooptik etki
(Alm elektrooptischer effekt, Fr effet électro-optique, İng electro-optic effect) Elektrikli (elektriksel) bir alanda bir materyalin kırılma indisindeki değişiklik. Belirli sıvılar güçlü bir elektriksel alanla karşılaştığında görülür.
elektrooptik obtüratör
(Alm elektrooptischer verschluss, Fr obturateur électro-optique, İng electro-optic shutter) bkz elektrooptik örtücü.
elektrooptik örtücü
(Alm elektrooptischer verschluss, Fr obturateur électro-optique, İng electro-optic shutter) 1/200 000 000 saniyenin düzenli pozlandırmalarını ayarlayabilen, yüksek hızı durdurabilen örtücü tipi; elektrooptiksel obtüratör. Elektrotlar döşenmiş bir cam hücrenin ve iki adet çaprazlanmış polarize edicinin arasına yerleştirilmiş nitrobenzenden oluşturulmuştur. Elektrotlardan yaklaşık 20000 volt geçmesi, ışığın sistem içerisinden geçmesini sağlar.
elektrostatik bant kamerası
(Alm elektrostatische bandkamera, Fr caméra à bande électrostatique, İng elecrostatic tape camera) Görüntüyü statik elektrik yüküyle plastik bant yüzeyine kaydeden video kamera. Radyasyonun filme zarar verdiği ya da bulanıklaşmaya neden olduğu durumlarda kullanılır. Uzay araçları için tasarlanmıştır.
elektrot
(Alm elektrode, Fr électrode, İng electrode) Kullanıldığı ortamda elektrik akımını taşıyan iletken parça. Elektronların üzerinden çıktığı elektrot, katot adıyla anılır ve eksi işaretiyle belirtilir. Elektronları üzerinde toplayan elektrot ise anot olarak anılır ve artı işaretiyle belirtilir. bkz anot. bkz elektron. bkz katot.
element
(Alm element, Fr élément, İng element) Mercek ya da mercek bileşeni işlemi gören bir tek cam ya da ışık geçiren materyal. / Tek tip atomlardan oluşan madde. Elementler normal kimyasal yollarla daha basit ve farklı maddelere ayrılamaz. Örneğin gümüş (Ag), bromür (Br), klor (Cl) ve altın (Au) birer elementtir.
elips çizim aracı
(Alm ellipsenzeichenwerkzeug, Fr outil de dessin d'ellipse, İng ellipse, ellipse drawing tool) Bilgisayarda, Photoshop vb grafik, resim ve görüntü işleme programlarında daire ve elips çizmeye yarayan vektörel çizim aracı.
eliptik polarize ışık
(Alm elliptisch polarisiertes licht, Fr lumière polarisée elliptiquement, İng ellipticallypolarized light) Dairesel polarize ışığın değişimi. Elektrik vektörleri, dalga boyunun sıra dışı parçalanmalarının fazla farklılık göstermesiyle oluşur.
elle kumanda
(Alm manueller modus, Fr mode manuel, İng manuel mode) Fotoğraf makinesine el ile kumanda edilen pozlama konumu. Diyafram ve örtücü değerleri el ile yönlendirilerek belirlenir. M kısaltmasıyla gösterilir.
elle renklendirme
(Alm handfärbung, von hand färben, Fr coloration à la main, coloriage à la main, İng hand coloring, coloring by hand) Fotoğrafları suluboya, pastel boya, akrilik ve benzeri boyalar ile renklendirme. Genelde elle renklendirmede özel bir ağartıcı kullanılarak yoğunluğu azaltılmış siyah-beyaz baskılar tercih edilir.
elmas filtresi
(İng facet) Adobe Photoshop pixelate (pikselleştirme) filtresinin altında bulunur ve benzer renkteki pikselleri bloklar halinde düzenler. Taranan bir görüntüyü el yapımı gibi göstermede, bir fotoğrafı resim gibi göstermede kullanılabilir (Filter > Pixelate > Facet).
elmek
(Alm elektronische post, e-mail, Fr courrier électronique, e-mail, İng electronic mail > e-mail) İnternet üzerinden gönderilen sayısal mektup; elektronik posta > e-posta, elektronik mektup > elmek, elektronik ileti. bkz elektronik posta.
elyaf tabanlı
(Alm faserbasis, Fr à base de fibres, İng fibre-base - FB) bkz baryum sülfat.
elyaf tabanlı kağıt
(Alm papier auf faserbasis, Fr papier à base de fibres, İng fibre-based paper) Temel malzemesi pamuktan, elyaf kağıttan ya da ikiisinin karışımından oluşan siyah beyaz fotoğraf kağıdı. Reçine kaplaması olmayan bu kağıdın pozlama süresi öbür kağıtlara göre daha fazladır.
emaye
(Alm emaille, Fr émaillé, İng enameled) Fotoğrafçılıkta, ışığa karşı hassas; kum, boraks, eriticiler ve renk verici oksitlerden yapılan ve metal yüzeylerine yüksek sıcaklıkta yapışan ince, camsı örtü malzemesi.
emetropi
(Alm emmetropie, Fr emmétropie, İng emmetropia) Sonsuzdaki nesnelerin insan gözünde, ağ tabakada keskin olarak görüntülendiği durum. Uzaktaki nesneden göze, asal eksen doğrultusunda paralel olarak gelen ışınlar, ağ tabaka üzerinde kırılım (kırılma) sorunu olmadan odaklanır.
emisyon
(Alm emissionsgrad, Fr émissivité, İng emissivity) Emisivite (emisyon), bir malzemenin kızılötesi radyasyon yayma yeteneğini tanımlayan önemli bir kavramdır. Her malzemenin farklı bir emisivite değeri vardır ve doğru ölçümler için bu değerin dikkate alınması gerekir.
emlak fotoğrafçılığı
(Alm geschäfts fotografie, Fr photographie d'entreprise, İng business photography) Emlak fotoğrafçılığı, satılık veya kiralık gayrimenkullerin potansiyel alıcılara en çekici, aydınlık ve geniş haliyle sunulması amacıyla yapılan profesyonel çekim hizmetidir. Geniş açılı objektifler, doğal ışık ve doğru kompozisyon kullanılarak mülkün değerini ve özelliklerini vurgulayan, hızlı satış sağlayan bir pazarlama aracıdır. Amaç, ilanın dikkat çekmesini sağlamak, ilk izlenimi güçlendirmek ve mülkün daha hızlı (yaklaşık % 32 daha hızlı) satılmasına/kiralanmasına yardımcı olmak. Geniş açılı objektifler kullanılarak dar alanlar daha ferah gösterilir, HDR (yüksek dinamik aralık) tekniğiyle iç ve dış mekan detayları netleştirilir. Evin en aydınlık olduğu saatler seçilerek, perde ve ışıkların doğru kullanımıyla sıcak ve ferah bir ortam yansıtılır. Evin potansiyelini göstermek için gereksiz eşyalar kaldırılır (İng homestaging), düzenli ve temiz bir görüntü hedeflenir. Sadece geniş açılı odalar değil, evin karakterini yansıtan detay çekimleri de içerir. Profesyonel bir emlak fotoğrafçılığı ve gayrimenkul çekimi süreci, doğru kompozisyon ve teknikle mülkün değerini artırır. Bu çekimler emlak gayrimenkul fotoğrafçılığı standartlarına göre, en iyi açılarla gerçekleştirilmelidir. Geniş açılı objektif kullanımı, odaların küçük görünmesini engeller. Tripod kullanılarak, fotoğraf makinesi yüksekliği genellikle bel hizasında tutulmalıdır. Duvarlar ve köşeler eğri değil, düz (dik) çıkmalıdır. Perdeler açılmalı, ışıklar yanmalı ve dağınıklık giderilmelidir. Şömine, şık bir mutfak tezgahı veya manzara gibi detaylar öne çıkarılmalıdır.
emülsiyon
(Alm emulsion, Fr émulsion, İng emulsion) Fotoğraf ilmi ve fotoğraf kartının üzerindeki ışığa karşı kimyasal duyarlı katman; duyar kat. İçinde gümüş tuzcukları olan jelatinden oluşmaktadır. bkz duyar kat.
emülsiyon koruyucusu
(Alm emulsions schutzschicht, Fr couche protectrice d'émulsion, İng emulsion protecting layer) Fotoğraf çekimine hazır durumdaki bir film veya camda, emülsiyon tabakasının üstünde bulunan tabaka.
emülsiyon taşıyıcısı
(Alm emulsionsträger, Fr support d'émulsion, İng emulsion carrier) Kağıt, plastik veya camdan yapılan, emülsiyonu taşıyan, üzerine emülsiyon sürülmüş ve yapıştırılmış olan saydam film altlığı.
emülsiyondan baza
(Alm emulsion zur basis, Fr émulsion à base, İng emulsion to base) Kopyalanacak materyalin emülsiyonlu tarafı ile kopyalanan filmin tabanının birbirine temas ettiği bir kontak pozlama.
emülsiyondan emülsiyona
(Alm emulsion zu emulsion, Fr émulsion à émulsion, İng emulsion to emulsion) Kopyalanacak materyalin emülsiyonu ile kopyalanan filmin emülsiyonunun temas ettiği kontak pozlama.
emülsiyonlu yüz
(Alm emulsionsgesicht, Fr visage en émulsion, İng emulsion face) Film veya baskı kalıbının ışığa karşı hassaslaştırılmış yüzeyi.
en
(Alm breite, Fr largeur, İng width) Bir filmin iki kenarı arasında kalan, filmlerin çeşitlerine göre değişen ve filmlerin boylarını belirleyen uzunluğu.
en açık diyafram
(Alm maximale blende, Fr ouverture maximale, İng maximum aperture) Sayı olarak en küçük f sayısının verdiği diyafram açıklığı.
en kapalı diyafram
(Alm kleinste blende, Fr plus petite ouverture, İng smallest aperture) Sayı olarak en büyük f sayısının verdiği diyafram açıklığı.
en yakın odaklama uzaklığı
(Alm minimale Fokussierentfernung, Fr distance minimale de mise au point, İng minimum focusing distance) Bir nesnein objektifle tam olarak netlenmesi koşuluyla, objektife en yakın olarak konumlanabileceği uzaklık.
en-boy oranı
(Alm seitenverhältnis, Fr rapport hauteur/largeur, İng aspect ratio) Bir fotoğraf makinesinin ürettiği görüntünün veya görüntü algılayıcısının şekli veya formatını ifade eder. Görüntü veya eni ile boyu arasındaki oran. Bu oran, görüntünün genişliği ve yüksekliği ortak çarpanına bölünerek elde edilir. 35 mm bir tam kare görüntünün (36 mm x 24 mm) en-boy oranı, her iki sayıyı ortak çarpanlarına bölerek bulunur. 12; yani, her birini 12'ye bölerseniz, elde edilen oran 3/2 olur. Çoğu bilgisayar monitörü ve sayısal fotoğraf makinesi 4/3 en-boy oranına sahiptir. Birçok sayısal fotoğraf makinesi 4/3, 3/2 veya 16/9 arasında geçiş seçeneği sunar.
endam aynası
(Alm figuren spiegel, Fr miroir de figures, İng figure mirror) Boy aynası. bkz boy aynası.
endirekt fotoğrafçılık
(Alm indirekte fotografie, Fr photographie indirecte, İng indirect photography) Herhangi bir görüntünün ekrandan, benzer elektronik yüzeylerden (televizyon, radar vb) veya diğer yerlerden fotoğraf makinesi yardımıyla çekiminin yapıldığı fotoğrafçılık türü; dolaylı fotoğrafçılık. bkz dolaylı fotoğrafçılık.
endoskop
(Alm endoskop, Fr endoscope, İng endoscope) İnsan vücudunun herhangi bir boşluğunu ya da kapalı yapılar ve makinelerde ulaşılamaz yerleri göstermek amacıyla kullanılan optik araç; içgöreç.
endoskopik fotoğraf
(Alm endoskopische fotografie, Fr photographie endoscopique, İng endoscopic photography) Özel olarak tasarlanmış biraraçla, insan midesi gibi boşluk oluşturan alanlar içinde fotoğraf çekme. Ortamı aydınlatan ve aynı zamanda fotoğraf çeken donanıma sahip endoskop (içgöreç) ile yapılır.
endoskopik fotoğraf makinesi
(Alm endoskopische kamera, Fr caméra endoscopique, İng endoscopic camera) Mide ya da karışık makine sistemleri gibi içine girilemez boşlukların görüntüsünü almak için kullanılan bir tür fotoğraf makinesi.
enerji yıldızı
(Alm energiestern, Fr étoile énergétique, İng energy star) US Environmental Protection Agency (Amerika Çevre Koruma Dairesi) tarafından geliştirilen, enerji tasarrufu sağlamaya yönelik yöntem ve kriterleri belirleyen sertifika programı. Boş duran bilgisayar, monitör ve yazıcılarda kullanılan elektriği azaltmak için başlatılmıştır.
enine kromatik sapma
(Alm transversale chromatische aberration, Fr aberration chromatique transversale, İng transverse chromatic aberration) bkz kromatik sapma. bkz renkser sapınç.
enlargement
(Alm erweiterung, Fr élargissement, İng enlargement) bkz büyültme.
enlarger
(Alm vergrößerungsgerät, Fr agrandisseur, İng enlarger) bkz agrandisör. bkz büyültücü.
enstantane
(Alm sofort, Fr instantané, İng instant, snapshot, shutter speed, shutter priotry) Objektif veya fotoğraf makinesinde bulunan ve görüntünün oluşması için filme ya da algılayıcıya ne kadar süre boyunca ışık düşmesi gerektiğini belirleyen mekanizma. Objektifin diyaframından giren ışığın algılayıcıya ulaşması için açılır. Pozlama yapıldıktan sonra kapanır. Algılayıcıya ışık girmesini sağlayan örtücünün açılıp kapanma hızı; örtücü hızı. / Işıklama süresi saniyenin 1/25'i ya da daha kısa olan hızlı bir devinimi, oluşumu anında saptayan fotoğraf çekme yöntemi. / Bu yöntemle çekilen fotoğraf, an fotoğrafı. / Bir anda olan, bir anlık, anlık, ansızın, anlık görünüş.
enstantane fotoğraf
(Alm momentaufnahme, Fr exposition photographique instantanée, İng instantaneous photograph exposure) Pozlama (ışıklama) süresi 1/25 s veya 1/100, 1/200, 1/500, 1/1000, … saniye gibi çok kısa bir zaman aralığı ile hızlı bir hareketi çekme yöntemi. / Bu yöntemle çekilen fotoğraf. / Anlık. / Enstantane.
enstantane hızı
(Alm verschlusszeit, Fr vitesse d'obturation, İng shutter speed) Fotoğraf makinesinde bulunan obtüratör (örtücü) veya perdenin açık kaldığı ve diyaframdan geçen ışığın filmi ya da algılayıcıyı etkilediği süre; perde hızı, örtücü hızı, ışıklama süresi, pozlama süresi, deklanşör hızı. Ayarlandığı süre boyunca duyar katın (film ya da algılayıcının) önündeki perdenin (obtüratör) açılıp kapanmasını sağlar. Enstantane hızı (pozlama/ışıklama süresi) saniyenin dilimleri (as katları) ya da saniyenin üs katları ile ölçülür. Örneğin 1/60 perde hızı, ışığın algılayıcının üzerine saniyenin 1/60'ında düştüğünü gösterir. B (Bulb) ile 1/16000 s, … arasındaki değerlerde ayarlanır. Bir enstantane değerinden bir sonraki enstantane ayarına geçildiğinde diyaframın açık kaldığı süre iki misli artar, bir önceki ayara geçildiğinde süre yarıya iner. bkz örtücü hızı.
enstantane öncelikli çekim modu
(Alm aufnahmemodus mit verschlusspriorität, Fr mode de prise de vue avec priorité à l'obturation, İng shutter priority shooting mode) Fotoğraf makinelerinde S, Tv olarak gösterilen çekim modu. Kullanıcı çekim hızını belirler, fotoğraf makinesi diyafram aralığına otomatik olarak karar verir. Nikon DSLR fotoğraf makinelerinde shutter anlamına gelen "S" harfiyle ifade edilir.
enstantane öncelikli otomatik pozlama
(Alm blendenautomatik, Fr exposition automatique à priorité à l'obturateur, İng shutter-priority automatic exposure) Fotoğrafçının enstantane hızını, ölçüm ve değerlendirme sisteminin ise fotoğraf makinesinin pozometresinden gelen bilgiye bağlı olarak doğru pozlama için gerekli f stopu (diyafram açıklığını) ayarladığı yarı otomatik fotoğraf makinesi ayarı; enstantane öncelikli otomatik pozlama.
enterpolasyon
(Alm interpolation, Fr interpolation, İng interpolation) Sayısal görüntüde, var olan görüntünün içine fazladan piksel ekleme gibi, var olan değerlere göre fazladan değer yükleme süreci; araya girme, içten kestirim, interpolasyon, tahmin. bkz içten kestirim.
epidiyaskop
(Alm epidiaskop, Fr épidiascope, İng epidiascope) Şeffaf nesnelerin bir ekran üzerine görüntüsünün yansıtılması için tasarlanmış araç; yansıtaç.
episkop
(Alm opakprojektor, Fr projecteur opaque, İng opaque projector) Saydamsız yüzeylerdeki resim, fotoğraf, kitap sayfası, her çeşit basılı gereç, vb'ni görüntülüğe büyük görüntülerini yansıtan bir çeşit gösterici; saydamsız gösterici. bkz saydamsız göstericisi.
EPROM
(Alm löschbarer programmierbarer festwertspeicher, Fr mémoire morte programmable effaçable, İng Erasable Programmable Read-Only Memory - EPROM) Güç kesilse bile üzerindeki veriyi kalıcı olarak saklayabilen, ultraviyole (UV) ışıkla silinip yeniden programlanabilen bir kalıcı bellek türü; Silinebilir Programlanabilir Salt Okuma Belleği. Genellikle elektronik cihazlarda bellenim (firmware) veya kalibrasyon verilerini depolamak için kullanılır. Elektrik enerjisi kesildiğinde veriler silinmez. Çipin (yonganın) üzerindeki küçük kuvars cam pencereden yüksek yoğunluklu UV ışık geçirilerek içerik tamamen silinir. Silme işleminden sonra, özel cihazlar (programlayıcılar) kullanılarak yeniden veri yüklenebilir. Başlangıçta BIOS gibi firmware depolama için yaygındı, ancak günümüzde yerini büyük ölçüde elektrikle silinebilen EEPROM veya Flash belleklere bırakmıştır. EPROM, “programlanabilir salt okunur bellek”lerin (PROM) geliştirilmesi sırasında veya üretim sonrası ayar gerektiren durumlarda esneklik sağlamak amacıyla tasarlanmıştır. bkz EEPROM. bkz PROM.
EPS
(Alm Enceptulated Postscript, Fr post-scriptum en encepps, İng Encepsulated Postscript - EPS) Yüksek çözünürlükte görseller için kullanılan bir dosya formatı. EPS formatı, Photoshop, Illustrator ve QuarkExpress gibi yazılımlarla olabildiğince sağlıklı çalışan bir veri formatıdır. / Bir görüntüyü Post Script sayfa açıklama biçiminde tutan bir dosya biçimi.
erişim süresi
(Alm zugriffszeit, Fr temps d'accès, İng acces time) Elektronik iletişimde, bir iletinin erişim için harekete geçmesiyle erişimin başarıyla tamamlanması arasındaki süre; erişim için geçen süre. / Bilgisayarda veri, görüntü karesi, adres, optik kaydın nerede ihtiyaç duyuluyorsa ilgili ortama iletmek ve yerleştirmek için geçen süre.
eriyik
(Alm lösung, Fr solution, İng solution) Bir veya daha fazla gaz, sıvı ya da katı maddenin yeterli miktar çözücü içindeki bağdaşık (tekdüze, homojen) karışımı; çözelti, mahlul, solüsyon. bkz çözelti.
eş evreli ışık
(Alm kohärentes licht, Fr lumière cohérente, İng coherent light) Işık ışınları demetinin her zerresinin ışık titreşimine sahip olması özelliği; tutarlı ışık. Bu durum yaklaşık olarak her ışık ışınının aynı dalga boyunda olduğunu gösterir. Bu tür ışık, bir lazer tarafından üretilir.
eş merkezli
(Alm konzentrisch, Fr concentrique, İng concentric) Aynı yüzey üzerinde aynı merkezi, ekseni ve başlama noktasını paylaşan optik, grafik ya da diğer bileşenler.
eş renkli
(Alm isochromatisch, Fr isochromatique, İng isochromatic) Optikte, aynı renge sahip olma. Farklı renklerdeki iki kaynak aynı temel renktedir, eş renklidir Doygunluk ve parlaklık değerleri farklıdır.
eş yönlü
(Alm isotropie, Fr isotropie, İng isotropy) Özellikleri her yönde eşit olan, yöne bağlı olarak değişmeyen ortam. / Optikte, her yönde aynı optik özellikleri göstemek. bkz eş yönsüz.
eş yönsüz
(Alm anisotrop, Fr anisotrope, İng anisotropic) Fizikte, yöne göre farklılık gösterme özelliği; “eş yönlü”nün karşıtı. Örneğin ışık sıvı kristal yüzeye dik açıyla gelen ışunlar, yüzeyin bu durumda karanlık olması nedeniyle yansımazken, daha aşağıdan geldiğinde yüzeyin parlak olması nedeniyle yansır. Eksen üzerinde dönen polarize filtrelerde de bu etki görülür.
eş zamanlama
(Alm synchronisation, Fr synchronisation, İng synchronization) Elektrikte, bir yedek dalgalı akımla bir makineye eşzamanlılık kazandırma işlemi; senkronizasyon. / Fotoğraf makinesinin perdesi açıkken flaşın çakması. bkz eş zamanlama.
eş zamanlama kablosu
(Alm synchronisierungskabel, Fr câble de synchronisation, İng sync cable) Flaş ve obtüratörün aynı anda çalışmasını sağlayan bağlantı kablosu; senkron kablosu.
eş zamanlayıcı
(Alm synchronisierer, Fr synchroniseur, İng synchronizer) Bir fotoğraf makinesi obtüratörünün açılması ile bir flaş ünitesinin çakmasının aynı anda olmasını sağlayan düzenek; senkronizatör.
eşdeğerlilik kuralı
(Alm gegenseitigkeitsgesetz, Fr loi de réciprocité, İng reciprocity law) “pozlama=ışık yoğunluğu x süre”dir. Burada ışık yoğunluğu makineye giren ışık miktarı, süre ise örtücünün açılıp kapanma hızını ifade eder; eşdeğerlilik yasası, pozlama dengesi kuralı. Fotoğrafçılıkta, eşdeğerlilik (pozlama dengesi) kuralı/eşdeğerlilik yasası, fotoğrafın ne kadar parlak veya karanlık olacağını belirleyen diyafram (aperture), enstantane (örtücü hızı (İng shutter speed)) ve ISO (film ya da algılayıcı duyarlığı) gibi üç temel değişken etkenden kaynaklanır. Bu değişkenler; fotoğrafın ışığa karşı duyarlılığını, ışığın süresini ve miktarını kontrol ederek, fotoğrafın istenen etkisini yaratmaya yardımcı olur. Doğru pozlama, fotoğrafın renklerini, ayrıntılarını ve tonlarını doğru şekilde yakalamayı sağlar. Üç değişken etkenden birini filmin ya da algılayıcının duyarlığını (ISO değerini) sabitleyerek diğer ikisinin (diyafram ve enstantane'nin) fotoğraf üzerindeki etkisi gözlenebilir. Pozlandırmayı diyafram ve örtücü değerleri birlikte belirler. Diyaframın 1 durak (stop - adım) kısılmasına karşın, örtücü hızı da 1 durak uzatılırsa, görüntü düzlemine yine aynı miktarda ışık gelir. Bu demektir ki doğru pozlandırmayı sağlayan birden fazla diyafram, örtücü hızı değeri olabilir. Eşdeğerlik yasasını açıklamak için bir musluk ve boş bir kova ile benzetme yapılırsa; musluk sonuna kadar açılıp t saniye açık tutulduğunda veya musluk yarıya kadar açılıp 2t saniye açık tutulduğunda kovada biriken su miktarı aynı olacaktır. Bir başka anlatımla belli bir basınçtaki şebeke suyu ile, belli bir hacimdeki kova, belli bir açıklıktaki musluktan, belli bir miktar sürede akan su ile tam olarak dolacaktır. Benzetmeyi fotoğrafa aktarırsak, belli bir şiddetteki ortam ışığında, belli bir ISO değerindeki film/algılayıcı, belli açıklıktaki bir diyaframdan, belli bir enstantane süresinde geçen ışık ile doğru olarak pozlanacaktır. Örneğin f2.8, 1/1000 s değerleriyle çekilen bir fotoğraf ile f16, 1/30 s değerleriyle çekilen bir fotoğrafın pozlandırma değeri aynıdır. bkz eşdeğerlilik yasası. bkz pozlama dengesi kuralı. bkz eşdeğerlilik tablosu. eşdeğerlilik tablosu ISO 100 ISO 200 ISO 800
eser
(Ar eser, Alm arbeiten, Fr travail, İng work) Emek sonucu ortaya konan ürün; yapıt. / (Alm artefakte, Fr artefacts, İng artifacts) Eserlikler, görüntü sıkıştırması veya interpolasyonu sonucu bir görüntü içindeki bozulmaları, yapay dokuları ifade eder. Eserler, bir görüntünün koyu bölgelerinin etrafında hafif hale olarak veya görüntünün vurgu alanlarında "bloklu" bir kalite olarak görülebilir. Eser türleri arasında çiçeklenme, kromatik aberrasyonlar, sivriler, moiré, gürültü ve halasyon bulunur. Fotoğrafta oluşan eserleri (yapay dokuları) azaltmak veya ortadan kaldırmak için tasarlanmış birçok yazılım uygulaması vardır.
eşik
(Alm schwelle, Fr seuil, İng threshold) Pozlama ve sıcaklık değerleri olarak; değişmeya da bir olguya neden olan etkinin en düşük derecesi. / Düzey ve değer olarak; değişimin gerçekleşebildiği ya da bir oluşumun hesaplandığı sınır değeri. Örneğin bir görüntüye sayah beyaz alan vermek için eşik değeri, 128'e kadar olan bütün piksel değerleri siyah, bunun üstündeki bütün piksel değerleri beyazlaşır.
eşit düşey fotoğraf
(Alm gleichwertiges vertikales foto, Fr photographie verticale équivalente, İng equivalent vertical photograph) Fotoğrafçılıkta kompozisyon oluştururken sıkça kullanılan, görsel çekiciliği artıran ve izleyicinin ilgisini odak noktalarına yönlendiren temel bir teknik; altın kesim kuralı, altın bölüm, 1/3 kuralı. bkz altın kesim kuralı.
eşit enerji noktası
(Alm energiegleiches weiß, Fr blanc à énergie égale, İng equal-energy white) Elektromanyetik tayfın görülebilen bölümlerindeki her bir dalga boyunda az çok eşit enerjiye sahip olan ışık.
eşit parlaklıktaki renkler
(Alm gleichmäßige farbe, Fr couleur équilumineuse, İng equiluminous color) Temel renk (İng hue) değerinde farklılık gösteren aynı parlaklık değrindeki renkler. Aynı ışık değerinin renkleri olmasına rağmen renk nitelikleri değişir.
eşit renk sıcaklığı
(Alm äquivalente farbtemperatur, Fr température de couleur équivalente, İng equivalent color temperature) Renk üretme açısından standart sağlayan bir ışık kaynağı. Film ya da görüntü üreten aygıtlarda aynı görsel etkiyi sağlamak için kullanılır.
eşitlemek
(Alm ausgleichen, Fr égaliser, İng equalize) En açık pikselden beyaza, en koyu pikselden siyaha eşleyerek görüntüyü düzenleme ve iki uç arasında kalan bütün değerleri yayan işlem.
eskitilmiş kenarlar filtresi
(İng torn edges) Adobe Photoshop sketch (çizim) filtresinin altında bulunur ve görüntüyü eskimiş kenarları yırtılmış bir kağıda çizilmiş gibi gösterir (Filter > Sketch > Torn Edges).
eskiz
(Alm skizzieren, Fr esquisser, İng sketch) Herhangi bir malzemeyle hızlıca yapılmış veya çizilmiş eser; taslak. Bir resim, fotoğraf veya heykel için genel fikirlerini düzenlemek veya temel özelliklerini kaydetmek için sanatçılar tarafından kullanılır.
eşlem
(Alm synchron, Fr synchronisation, İng synch) bkz eşleme.
eşleme
(Alm synchronisation, Fr synchronisation, İng sychronization) Farklı olayların birbiriyle ilişkili doğru zamanlamasını sağlayan teknoloji ya da işlem. Örneğin fleş ışığı, fotoğraf makinesinin örtücü sistemi tam açıldığı durumda patlamalı.
eşlenik
(Alm konjugieren, Fr conjuguer, İng conjugate) Nesne ve ona karşılık gelen görüntüyü temsil eden optik eksen üzerindeki noktaları belirleme. / Nesne ile ön düğüm noktası ya da görüntüyle arka düğüm noktası arasındaki uzaklık. bkz düğüm noktaları.
eşlenik fotoğraflar
(Alm homologe fotografien, Fr photographies homologues, İng homologous photographs) bkz eşlenik ışınlar.
eşlenik holografik görüntü
(Alm konjugiertes holographisches bild, Fr image hologrosophique conjuguée, İng conjugate hologrophicimage) Ana görüntüye ek olarak, izleyiciye en yakın hologramın yanında oluşturulan belirsiz ve biçimsiz görüntü türü.
eşlenik ışınlar
(Alm konjugierte strahlen, Fr rayons conjugués, İng conjugate rays) Eşlenik noktaların birinden geçen bir ışının ötekinden geçen uzantısı.
eşlenik noktalar
(Alm konjugierte bildpunkte, bildpunkte von homologen, entsprechenden bildpunkten, Fr points images conjugués, points d'image homologues, points d'image correspondants, İng conjugate image points, homologues image points, corresponding image points) Bir görsel dizide biri ötekinin görüntüsü olan iki nokta; eşlenik görüntü noktaları, homolog noktalar.
eşlenik noktaları
(Alm konjugierte punkte, Fr points conjugués, İng conjugate points) Bir ayna ya da merceğin eksenindeki nokta çifti, bu noktaların birinden yayılan ışık öbür noktalara odaklanır.
estetik
(Lat estetica, Alm ästhetisch, Fr esthétique, İng aesthetics) Kişinin kendi sanatsal eylemleri üzerine düşünmesi. Algılama ve algılama duyusu; bediiyat.
estetik bağlam
(Alm ästhetischer kontext, Fr contexte esthétique, İng aesthetics context) Bireylerin içgüdüsel düzeyde, estetik uyaranlara yanıt verdiği yapı.
estetik enerji
(Alm ästhetik energie, Fr esthétique énergie, İng aesthetics energy) Renk, ses, hareket, ışık gibi estetik ögelerden hissedilen enerji.
ethernet
(Alm ethernet, Fr ethernet, İng ethernet) Bilgisayarları birbirine bağlayan yerel alan ağı sistemi.
etiket
(Alm etikett, Fr étiqueter, İng tag) Hipermetin yazım dilinde; grafik, metin gibi bir ögenin tipini, biçimini, durumunu gösteren kod. / Bilgisayarda, ana verilerden ayrı tutulan yan çizgilerin içerildiği bir kısım bilgisayar dosyası.
etkenlik
(Alm wirksamkeit, Fr efficacité, İng effectiveness) Bir ışığın bir duyar katı etkileme özelliği.
etki aydınlatması
(Alm effektbeleuchtung, Fr éclairage à effet, İng effect lighting) Özel bir etki oluşturmak amacıyla yapılan aydınlatma türü. Genellikle, ışık kaynakları ve yardımcı malzemelerle ışıklı-gölgeli alanların düzenlenmesi yapılarak gerçekleştirilir.
etki filtreleri
(Alm effektfilter, Fr filtres d'effets, İng effect filters) Objektifin önüne takılarak; görüntüyü bozmak ya da belli yerlerini donuklaştırmak, çoklu görüntü üretmek, renkleri değiştirmek, ışık ya da renkle ilgili özel etkiler ve hileler oluşturmak amacıyla kullanılan filtre türü. / Sayısal etki filtreleri; yıldız patlaması, ışık kırılması, yumuşatma, biçim bozma gibi etkiler oluşturan yazılım. Analog filtrelerde olanaksız olan piksel parçalama, döşem, denetimli bozulma ve çoklu ışık kaynakları oluşturma gibi etkiler de verir.
etkili açıklık
(Alm effektive blende, Fr ouverture efficace, İng effective aperture) Optik bir sistemden, örneğin fotoğraf makinesinin objektifinden içeri giren ışık ışınları demetinin çapı. Bu çapın oluşturduğu açıklık, diyafram açıklığını kaplar. Dairesel olmayan diyafram açıklıklarında, diyafram açıklığıyla aynı alana sahip bir dairenin çapıdır. Diyafram sisteminin objektifin önünde yer aldığı durumda, açıklığın çapı diyafram açıklığının çapına eşittir. bkz etkili f/sayısı.
etkili çözünürlük
(Alm wirksame lösung, Fr résolution efficace, İng effective resolution) Geliştirilmiş çözünürlük elde etmek için tasarlanmış bir yazıcıdan alınan çıktının keskinliği.
etkili diyafram çapı
(Alm effektiver durchmesser der membran, Fr diamètre effectif du diaphragme, İng effective diameter of the diaphragm) Fotoğraf makinelerinde derinlik netliğini (net alan derinliğini) en iyi sağlayan çap veya diyafram çapı. Küresel sapınç (sapma) hatası yüzünden doğan netsizlik durumu diyafram açıklığı kısıldıkça azalırken, bir noktada netsizliğin artmaya başladığı diyafram açıklığına “kritik diyafram” adı verilir.
etkili diyafram katsayısı
(Alm effektiver Membrankoeffizient, Fr coefficient de membrane effectif, İng effective diaphragm coefficient) Bir objektifin gerçek ve etkili diyaframları arasındaki değişmez oran. Fotoğraf makinesinde tek elemanlı bir objektif kullanıldığında, ışık demetinin merceğe ulaşmadan hemen önce vardığı nokta yalnız bir'e eşittir.
etkili f/sayısı
(Alm effektive blendenzahl, Fr nombre f effectif, İng effective f/number) Odak uzunluğunun artması nedeniyle, görüntü büyüdüğünde doğru pozlama için gereken f/sayısı. Makro fotoğraf çekimlerinde çok yakından netleme yapıldığında doğru pozlama için etkili f/sayısı belirlenir. Etkili f/sayısı, kullanılan objektifin odak uzunluğunun etkili açıklığa bölünmesiyle sağlanır. Etkili f/sayısı ve etkili açıklık sıklıkla karıştırılır. bkz etkili açıklık.
etkili odak uzaklığı
(Alm effektive brennweite, Fr longueur focale effective, İng effective focal lenght) bkz odak uzaklığı.
etkili pikseller
(Alm effektive pixel, Fr pixels effectifs, İng effective pixels) Etkili Pikseller, bir algılayıcı içindeki fotoğrafik görüntüyü aktif olarak kaydeden piksel sayısının ölçümüdür. Örneğin, bir fotoğraf makinesi 10.5 megapiksel içeren bir sensör taşıyabilir, ancak etkili piksel sayısı 10.2 megapikseldir. Bu fark, sayısal görüntüleme algılayıcılarının siyah referans noktası oluşturmak için mevcut piksellerin belirli bir yüzdesini ayırması gerektiğinden kaynaklanır. Bu pikseller genellikle sensörün kenarında, kaydedilen görüntünün menzilinin dışında çerçeve şeklinde düzenlenir.
etkili renk
(Alm wirkungsvolle farbe, Fr couleur efficace, İng effective color) Beyaz ışık veren bir ışık kaynağının aydınlattığı nesnenin görülen rengi ya da ortamı.
etkin optik
(Alm aktive Optik, Fr optique active, İng active optics) Bir optik sistemin yeterliliğinin denetimi ya da düzenlemesi sırasında ortaya çıkan bozulmalar nedeniyle, biçimi bozulmuş optik ögeler.
etkin ortam
(Alm aktives Medium, Fr milieu actif, İng active medium) Gücü artırılmış belirli dalga boyundaki ışınım yoluyla ışık ileten ortam.
etkinleştirici
(Alm Aktivator, Fr activateur, İng activator) Bir tepkimeyi hızlandırmak ya da geliştirmek amacıyla eklenen kimyasal madde. Örneğin hızlandırıcı olarak kullanılan bir alkalin eklenmesi.
ETOM
(Alm optischer speicher mit elektroneneinfang, Fr mémoire optique à piégeage d'électrons, İng Electron Trapping Optical Memory - ETOM) Silinebilir bir optik veri depolama türü; elektron kısıtlayan optik bellek.
EV
(Alm belichtungswert, Fr valeur d'exposition, İng Exposure Value - EV) Fotoğraf makinelerinde pozlama değerini ölçmek için kullanılan ölçek. Verilen bir EV değerine, örtücü ve diyafram değerleri birlikte karşılık gelir, bu şekilde pozlama sağlanır. Ölçekte EV-1'den EV-18'e kadar değerler yer alır. EV-1 için pozlama değerlri 4 saniyef1.4 ya da 8 saniye f2; EV-18 için pozlama değerleri 1500 saniye f22 ya da 1/1000 saniye f16 olarak karşılık gelir. / Sayısal fotoğraf makinesi dilinde daha çok artı/eksi yönde yani daha karanlık ya da daha parlak yönde makinenin yapabildiği pozlama değerini ifade eder. +2.0 ile -2.0 arasında değişen bir cetvelde ortam aydınlatması veya karartmasının belirli ölçeklerde gerçekleştirilmesini sağlar. ISO100, diyafram f1.0 ve perde hızı 1 saniyelik çekimle pozlanan sahnenin ışık değeri “0 EV” olarak tanımlanır. Buradan yola çıkarak ISO100 – f1.4 – 1 s'lik ışığın 1 EV; ISO100 – f1.4 – ½ s'lik ışığın 2 EV olduğu bulunabilir. “Güneşli 16” kuralı da buradan gelmektedir. Güneşli havalardaki EV değeri ortalama 15 EV'tur, bu da ISO100 – f16 – 1/125'e denk gelmektedir. EV=log2(N2/t) (Burada N= f-değeri, t=pozlama süresidir).
eV
(Alm elektronen Volt, Fr électron Volt, İng electron Volt) Yaklaşık 1.6 x 10−19 J enerjiye verilen ad. Aynı zamanda kütle birimidir. Fotoğrafçılıktaki EV (Exposure Value) ile karıştırılmamalıdır. bkz EV.
EV compensation
(Alm entschädigung für expositionswert, Fr compensation de la valeur exposée au risque, İng Exposure Value Compensation) bkz pozlama telafisi.
evcil hayvan fotoğrafçılığı
(Alm haustier fotografie, Fr photographie d'animaux de compagnie, İng pet photography) Evcil hayvan fotoğrafçılığı, kedi, köpek ve diğer evcil hayvanların karakteristik özelliklerini, doğal hallerini veya özel konseptlerle sanatsal portrelerini yakalamayı amaçlayan bir fotoğrafçılık türüdür. İnsan-hayvan bağını kutlayan bu özel çekimler, evcil hayvan iris fotoğrafçılığı gibi detay odaklı sanatsal teknikleri veya doğal ışıkla çekilen portreleri içerebilir. Hayvanların en rahat ettiği ev ortamı veya sakin dış mekanlar tercih edilir. Başarılı kareler için hayvanla yakınlaşmak, oynamak ve doğal davranışlarını beklemek gerekir. Doğal ışık (pencere kenarı vb) tercih edilmeli, flaş kullanımından kaçınılarak hayvanın korkması önlenmelidir. Hareketli dostlarımızı yakalamak için hızlı enstantane (patlama çekimi) ve net odaklama sağlayan DSLR veya aynasız fotoğraf makineleri idealdir. Hayvanın göz hizasına inmek, fotoğrafların daha samimi ve etkileyici olmasını sağlar. Bu tür, hem anıları ölümsüzleştirmek hem de hayvanların eşsiz kişiliklerini yansıtmak için profesyonel stüdyolarda veya dış çekimlerde sıklıkla uygulanmaktadır. Hayvan fotoğrafçılığının kendine has zorlukları vardır ancak hazırlık ve çekim sırasında uyum sağlama yeteneği, harika fotoğraflar çekilmesine yardımcı olur. Ayrıca, koyu renkli kürke sahip kedi ve köpeklerin fotoğraflarını çekmek için bazı son işleme teknikleri öğrenilmelidir.
EVF
(Alm Elektronischer Sucher, Fr Viseur électronique, İng Electronic Viewfinder) Elektronik bakaç. bkz bakaç.
evre
(Alm phase, Fr phase, İng phase) Salınımlı bir olayın tekrarları boyunca, içinde bulunduğu aşamaları niteleyen açısal nitelik.
evre değişim yazıcısı
(Alm phasen wechsel drucker, Fr imprimante à changement de phase, İng phase change printer) Boyaların ya da boya maddelerinin baskıya etki etmesi amacıyla bir evreden öbürüne değiştirildiği yazıcı tasarımı.
evrensel süzgeç
(Alm universal filter, Fr filtre universel, İng universal filter) Her türlü emülsiyon ve alışılmış iyi hava şartlarında havadan resim alımına elverişli olan ve açık turuncu renkte olan süzgeç; evrensel filtre, üniversal filtre.
evrilir
(Alm umkehrung, Fr renversement, İng reversal) Evrilir nitelikteki duyar katın özelliği; reversal. Alıcıda kullanılıp kimyasal işlemden geçtikten sonra doğrudan doğruya pozitife dönebilen film. bkz evrilir duyar kat.
evrilir banyo
(Alm umkehrbad, Fr bain d'inversion, İng reversal bath) Negatif görüntüyü pozitife dönüştüren kimyasal eriyik; reversal eriyik. Renkli saydam filmlerin banyosunda kullanılır.
evrilir duyar kat
(Alm umkehr emulsion, Fr émulsion inverse, İng reversal emulsion) Pozlamadan sonra doğrudan doğruya pozitif görüntü üreten duyar kat; reversal duyar kat. Banyo işlemi sırasında bu duyar kat önce negatife, sonra pozitife döner. Evrilir duyar katların hem siyah beyaz hem de renkli çeşitleri vardır.
evrilir film
(Alm umkehr, umkehrung, film entwickelt sich, Fr inversible, le film évolue, İng reversible, reversal, film evolves) Fotoğraf makinesinde kullanılıp kimyasal işlemden geçtikten sonra doğrudan doğruya pozitife dönebilen film; reversal film. Evrilir nitelikte duyar katı olan, siyah beyaz ya da renkli filmler; dia reversal, saydam ve slayt pozitif.
evrilir malzeme
(Alm umkehrmaterial, Fr matériau d'inversion, İng reversal material) Pozlandırıldıktan sonra doğrudan pozitif görüntü veren fotoğrafik malzemeler; reversal malzeme.
evrişim
(Alm faltung, Fr convolution, İng convolution) Görüntüyü geliştirmek amacıyla matematiksel bir işlem uygulayarak ikileşlemli görüntülerin piksellerinin değerini dönüştürme; konvolisyon. Piksellerin sayısını, durumlarını değiştirmeden tek bir piksele ya da bir grup piksele uygulanır.
evrişim çekirdeği
(Alm faltungs kern, Fr noyau de convolution, İng convolution kernel) Görüntü işleme ya da görüntü yönlendirme filtreleri uygulaması sırasında üzerinde matematiksel işlemler uygulanan birbirine bitişik pikseller grubu.
EXIF / exif
(Alm austauschbares bild datei format, Fr format de fichier image échangeable, İng Exchangeable Image File format - EXIF / exif) Gelişmiş fotoğraf makineleri, fotoğrafın hangi makine, objektif ile hangi tarihte, nerede ve hangi ayarlarda çekildiğini belirten bir bilgi dosyasını görüntünün içine gizlerler. Bu dosyada fotoğraf çekerken hangi ISO değerinin kullanıldığı, diyafram açıklığı, perde hızı, beyaz ayarı (makinenin GPS bağlantısı varsa koordinatlar) gibi çekimle ilgili çeşitli bilgiler vardır. Bunlar bir sayısal makinenin jpg/JPEG ile oluşturduğu her bir fotoğrafın içinde fotoğraf makinesi ve pozlama ile ilgili yazmış olduğu bilgiyi ifade eder ki birçok grafik, fotoğraf veya resim işleme programı bu bilgiyi tanıyıp kullanıcıya sunabilir ve hangi makine ile hangi poz değerleriyle fotoğraf çekilmiş olduğu bu sayede bilinir. Bu şekilde çekimle ilgili bu bilgiler popüler grafik, fotoğraf veya resim işleme programlarının tamamı tarafından algılanıp gösterilebilir. FIAP kurallarına göre bu bilgilerin değiştirilmesi ya da bu bilgilerle oynanması kural ihlali olarak sayılmaktadır ve katılımcıya kısıtlama cezası getirmektedir.
exif / EXIF verileri
(Alm daten im format der austauschbaren bild datei, Fr données au format de fichier image échangeable, İng Exchangeable Image File format data) Sayısal fotoğraf makinelerinde, otomatik olarak her çekim ile birlikte kayıt edilen (makinenin modeli, çekim tarihi ve saati, (GPS var ise çekim yeri koordinatları), diyafram değeri, enstantane, flaş değeri gibi) çekim bilgileri.
exposure
(Alm belichtung, Fr exposition, İng exposure) bkz pozlama.
exposure balance
(Alm belichtungs balance, Fr bilan d'exposition, İng exposure balance) Belirli bir ışık ortamında, filmin görüntü oluşturabilmek için gereksinim duyduğu ışık miktarı; pozlama dengesi. Bu ışık miktarı diyafram ve örtücü hızı ile kontrol edilir. bkz pozlama dengesi.
Exposure Bracketing EV
(Alm belichtungsreihen, Fr bracketing d'exposition, İng Exposure Bracketing EV) bkz bracketing. bkz basamaklama. bkz pozlama aralığı belirleme.
Exposure Compensation
(Alm expositionsentschädigung, Fr compensation d'exposition, İng Exposure Compensation) bkz EV Compensation. bkz poz yoğunluğu.
exposure lock
(Alm belichtungssperre, Fr verrouillage de l'exposition, İng exposure lock) Netleme için uzaklık ölçümü yapıldığında, bazı durumlarda kadrajlanan karenin ana konusu görüntünün merkezinde olmayabilir. Konu içindeki ana konuyu doğru pozlamak için, pozlama kilidine basılır, çekilmek istenen konu karenin içine tekrar yerleştirilir. Genellikle modern makinelerde pozlama kilidi işlemi deklanşöre yarım basarak, daha sonra metre ölçümü işlemini yaparak, daha sonra konu yerleştirilerek yapılır.
exposure meter
(Alm belichtungsmesser, Fr posemètre, İng exposure meter) bkz ışıkölçer.
exposuremeter
(Alm belichtungsmesser, Fr posemètre, İng exposuremeter) bkz pozometre. bkz ışıkölçer.
extension tube
(Alm verlängerungsrohr, Fr tube de rallonge, İng extension tube) bkz uzatma tüpü.