Ansiklopedik Sözlük
U
- u
- Ayna ve mercek bağıntılarında cisim ve görüntü uzaklığını ifade eden kısaltma (cisim için uc=u, görüntü için ug=u´).
- uç
- (Alm zehe, Fr orteil, İng toe) Film karakteristik eğrisinin gölgeli bölgesi. bkz H ve D eğrisi.
- uç birim uyarlayıcı
- (Alm terminal adapter, Fr adaptateur de borne, İng terminal adaptor) Integrated Services Digital Network – ISDN / Tümleşik Hizmetler Sayısal Ağı olmayan aracı, örneğin bilgisayarı ISDN ağına bağlayan aygıt. / Small Computer System Interface – SCSI / Küçük Bilgisayar Sistem Arayüzü zincirini sonlandıran aygıt. bkz sonlandırıcı.
- uç ışınlar
- (Alm randstrahlen, Fr rayons marginaux, İng marginal rays) Fotoğraf makinesi objektifinde, optik eksen dışında, objektif diyafram açıklığının kenarından gelen ışık.
- uç uca
- (Alm hintern, Fr bout, İng butt) İki parça film veya fotoğraf kağıdını uç uca getirme. Örneğin rulo halindeki fotoğraf kağıdını birbirine eklemek. / Süreklilik gösteren iki renk veya grafik ögesinin boşluk ve bindirme olmaksızın birleşmesi.
- UCA
- (Alm unter farb zugabe, Fr sous ajout de couleur, İng Under Color Addition) Daha canlı ve ayrıntılı tonların üretilmesi için siyan, macenta veya sarı renkleri ekleyerek siyah alanlarda ağırlıklı olarak kullanılan baskı öncesi teknik; renge bağlı katkı.
- ucaylama
- (Alm polarisation, Fr polarisation, İng polarization) bkz polarizasyon.
- UCR
- (Alm unter farbent fernung, Fr sous suppression des couleurs, İng Under Color Removal - UCR) Tonların doğal oluşmasını sağlamak amacıyla siyan macenta ve sarı mürekkep miktarını azaltmak için kullanılan baskı öncesi teknik; bağlı rengi giderme.
- uçucu
- (Alm flüchtig, Fr volatil, İng volatile) Buhar basıncı yüksek olduğundan, bulunduğu karışımdan kolayca gaz evreye geçebilen madde. Fotoğrafçılıkta temizleyici olarak kullanılır.
- uçucu olmayan bellek
- (İng Non-Volatile Memory - NVM) Güç kapandığında veriyi tutan bir hafıza kartı türü; kalıcı bellek. Güç kesildiğinde bile içerisindeki verileri kaybetmeyen, sürekli elektrik beslemesine ihtiyaç duymayan bilgisayar depolama türüdür. Kalıcı bellek, elektriksel veya manyetik yöntemlerle veri saklar. SSD, USB bellekler ve ROM, veriyi kalıcı olarak saklayan en yaygın NVM örnekleridir. Fotoğraf makineleri bellek kartları (CompactFlash, SD, SmartMedia vb) uçucu olmayan bellek kullanır. Bilgisayar kapatılsa veya fişi çekilse dahi veriler (dosyalar, işletim sistemi) silinmez. Kalıcı veri depolama (dosyalar, program kodları, sistem başlangıç verileri) için kullanılır. Genellikle RAM'den (Volatile Memory) daha yavaştır, ancak modern NVMe SSD'ler çok yüksek hızlara ulaşabilir. ROM (Read-Only Memory), bilgisayarın açılış verilerini tutan (BIOS/UEFI); USB bellekler, SSD'ler (Solid State Drive) ve hafıza kartları ile küçük boyuttaki verileri kalıcı olarak saklayan yonga (Electrically Erasable Programmable Read-only Memory - EEPROM)'lar kalıcı bellek örnekleridir. RAM uçucu bellektir (İng volatile memory), (elektrik kesilince veri gider); SSD ise kalıcı bellektir (İng nob-volatile memory), (elektrik kesilse de veri kalır). bkz kalıcı bellek.
- ucuz ürün
- (Alm low-end, Fr bas de gamme, İng low-end) Ucuz ve kullanışlı olmakla birlite az özellikleri olan ürün ve aygıtlar.
- ufak üçayak
- (Alm baby-tripot, Fr tripot bébé, İng baby tripot) Özellikle sinema ve video çekimlerinde kullanılan, yere çok yakın, düşük açılı çekimler için tasarlanmış profesyonel, sağlam ve kısa ayaklı tripod; bebek üçayak. Kamera veya ışık ekipmanlarını yere yakın (alçak) konumlandırmak için kullanılır. Genellikle ağır video kamera donanımlarını taşımak için alüminyum alaşımlı, son derece sağlam yapılara sahiptirler. Film setlerinde, stüdyolarda ve belgesel çekimlerinde özellikle yer seviyesi veya düşük açı ihtiyaçlarında tercih edilir. Halk arasında cep telefonu ile fotoğrafve video çekimlerinde kullanılan üçayaklara da bebek tripot denilmektedir.
- ufuk fotoğrafı
- (Alm horizont foto, Fr photo d'horizon, İng horizon photo) Fotoğraf çekimi sırasında normal hava fotoğrafları ile birlikte çekilmiş olan, hava fotoğrafının bilinmeyen dış yöneltme elemanlarının belirlenmesine yardımcı olan, aşırı eğik çekim sonucu ufuk doğrusunun görüntülenmesine olanak sağlayan fotoğraf; havadan fotoğraf çekiminde, pozlama anında uçuş yönü ve buna dik yönde alınan ufuk hattının görüntüsü.
- ultrason
- (Alm ultraschall, Fr ultrason, İng ultrasound) İnsan kulağının alamayacağı nitelikte olan, 20 Hz-10 MHz arasındaki yüksek frekanslı ses titreşimi; sesötesi, yansılanım. / İnsan kulağının alamayacağı nitelikte çok yüksek frekanslı ses titreşimi veren aygıt. / İç organların veya fetüsün görüntülenmesinde kullanılan bir tetkik.
- ultraviyole
- (Alm ultraviolett, Fr ultra-violet, İng ultra violet - UV) Gözle görülmeyen, dalga boyları yaklaşık 4000 - 200 angström arasında olan, mor ışının ötesinde yer alan, yapay olarak da elde edilip tıpta kullanılan bir ışınım; morötesi. bkz morötesi.
- uluslararası kandil
- (Alm internationale kerze, Fr bougie internationale, İng international candle) Işık şiddeti birimi. bkz kandela.
- unipod
- (Alm einbeinstativ, Fr monopode, İng unipod) bkz tekayak.
- UNIX
- (İng Uniplexed Information and Computing System - UNIX) Teklenmiş bilgi ve hesaplama sistemi. 1970'lerin başında Bell Labs'ta Ken Thompson, Dennis Ritchie ve ekipleri tarafından Multics adlı karmaşık bir işletim sistemine daha basit bir alternatif olarak tasarlanıp geliştirilen, çok kullanıcılı ve çok görevli, taşınabilir bir işletim sistemidir. Temelinde modülerlik ve kararlılık yer alır. Güvenli, sağlam, taşınabilir ve modüler bir yapıya sahiptir. Bileşenleri; Çekirdek (Kernel), Kabuk (Shell) ve programlarıdır. Dünya İnternet Ağı'nın omurgasını oluşturur. Açık kodlu bir işletim sistemi iken daha sonra lisanslanmıştır.
- unsharp masking
- (Alm unscharf maskierung, Fr masquage flou, İng unsharp masking) Genellikle bir grafik/resim/fotoğraf işleme programı ile bir görüntünün üzerinde keskinliği arttırma ile ilgili bir uygulamadır. Görsel, net değilse işe yaramaz.
- uprating
- (Alm aufwertung, Fr revalorisation, İng uprating) Kullanılan filmi ISO değerinden daha fazla değerde kullanmak; yükseltme. bkz yükseltme.
- UPS
- (Alm unterbrechungsfreie stromversorgung, Fr alimentation sans interruption, İng Uniterruptible Power Supply - UPS) Hep devrede olarak elektrik enerjisi kesildiğinde, bilgisayar veya öbür aygıtlara elektrik enerjisi sağlayan aygıt; kesintisiz güç kaynağı. Belirli bir süre elektrik enerjisini sağlar. Depoladığı elektrik bitene kadar besleme yapar.
- URL
- (Alm einheitliche ressourcen-locator-nummer, Fr localisateur de ressources uniformes, İng Uniform Resource Locator - URL) Dosya indirme veya öbür kaynak sitelerinin internet ağı üzerindeki adresi; bir örnek kaynak konumlayıcı. bkz ftp. bkz http. bkz https.
- USB
- (Alm universeller serieller bus, Fr bus série universel, İng Universal Serial Bus - USB) Evrensel seri veri yolu. Bilgisayarlarda yan donanım aygıtlarının bilgisayara bağlanması için kullanılan standart. Çeşitli cihazların PC'ye kolay bağlantısını sağlayan bilgisayar girişi. Birçok sayısal fotoğraf makinesi USB'yi destekler ve bilgisayara doğrudan bağlantıyı bu şekilde sağlar. Seri ve paralel kapılara göre daha hızlı bir bağlantı kapısıdır. Şimdilerde tüm sayısal fotoğraf makinesi ve video kameralar bilgisayara neredeyse USB bağlantılı olarak üretilmektedir. Bundan sonraki bağlantı olasıdır ki FireWire yani IEEE-1394 olabilir.
- USB bellek
- (Alm USB-speicher, Fr mémoire USB, İng USB memory) Enerjisini ve veri aktarmayı USB bağlantısı ile gerçekleştiren küçük boyutlu veri taşıma gereci. Sığaları marka ve modele göre değişiklik göstermekle birlikte 1 Tb gibi yüksek sığaya sahip olanları da vardır.
- USM
- (Alm unscharfe maske, Fr masque flou, İng UnSharp Mask - USM) Bir görüntünün seçikliğini artırmak amacıyla kullanılan bir teknik; bulanık örtü tekniği.
- UV
- (Alm ultraviolett, Fr ultra-violet, İng Ultraviolet) Renk tayfının gözle görülemeyen bölgesinde yer alan, dalga boyları yaklaşık 4000-200 angström arasında olan, mor ışının ötesinde yer alan, filmlerin duyarlı olduğu, yapay olarak da elde edilip tıpta kullanılan bir ışınım; morötesi ışın, ultraviyole. Bir UV filtre kullanılarak olumsuz etkilerinin giderilmesi mümkündür. bkz morötesi ışınım. bkz UV filtre.
- UV filtre
- (Alm ultraviolettfilter, UV-Filter, Fr filtre ultraviolet, filtre UV, İng Ultra Violet filter, UV filter) Güneşten gelen, gözle görülemeyen ultraviyole (morötesi) ışınların fotoğrafın keskinlik ve berraklığı üzerindeki olumsuz etkisini gidermek için kullanılan filtre. Görünür bölgedeki ışığa karşı soğurucu etkisi olmadığından, diyafram ve örtücü ayarlarında değişiklik gerektirmediğinden koruyucu olarak objektif üzerinde (gün ışığı filtresi yoksa) sürekli takılı bırakılabilir. Sayısal algılayıcılar UV ışınlarına hassas olmadığı için, UV ışınlarının çok yoğun olduğu yüksek dağlar haricinde kullanmaya gerek yoktur.
- UXGA
- (İng Ultra Extended Graphics Array - UXGA) Fotoğraf makinesi, kamera ve ekran teknolojisinde 1600 piksel x 1200 piksel çözünürlüğünü ifade eder.
- uyarıcı lazer
- (Alm excimer-laser, Fr laser excimer, İng excimer laser) Mikroelektronik aygıtlarda kullanılan morötesi lazer biçimi. Gözdeki miyopi, hipermetropi ve astigmat gibi görme kusurlarını düzeltmek için kullanılan gelişmiş bir lazer teknolojisidir.
- uyarlama
- (Alm anpassung, Fr adaptation, İng adaptation) Kişinin görsel algılama sisteminin, uyaranlardaki değişikliğe göre yaptığı ayar süreci. bkz parlaklık uyarlama. bkz renk uyarlama.
- uyarlamalı sıkıştırma
- (Alm adaptive komprimierung, Fr compression adaptative, İng adaptive compression), Kullanılan sıkıştırma yöntemini işlenen veya iletilen veri türüne göre ayarlayan bir teknik veya algoritma; adaptif sıkıştırma. Bu, sıkıştırma sürecini optimize etmek için ağaç tabanlı bölümleme veya diğer yöntemleri içerebilir. Uyarlanabilir sıkıştırmanın amacı, veri kaybını veya bozulmayı en aza indirirken maksimum sıkıştırma verimliliğine ulaşmaktır. Bant bant genişliği kullanımını artırmak ve iletim süresini azaltmak için modemlerde ve diğer veri iletim sistemlerinde yaygın olarak kullanılır.
- uyarma saflığı
- (Alm anregungs reinheit, Fr pureté d'excitation, İng excitation purity) Renk doygunluğunun (saturation) Uluslararası Aydınlatma Komitesi (Commission Internationale de l’Éclairage – CIE) renk kartelasında (renksellik cetvelinde), CIE renk sistemindeki nicel karşılığıdır. Renk ne kadar az beyaz içerirse, uyarma saflığı o kadar yüksek olur. . Bir rengin spektral renk (saf renk) ile beyaz ışık (veya belirli bir referans beyazı) arasında ne kadar "saf" olduğunun ölçüsüdür. Kısaltması “Pe”. Belirli bir rengi elde etmek için renk tayfındaki renklerin karışımı yapılırken kullanılır. Belli bir rengin doygunluğunu gösterir. Uyarma saflığı genişlediğinde renk daha doygun, küçüldüğünde renk daha az doygun olarak görülür. CIE kromatite diyagramında, bir rengin baskın dalga boyu çizgisi üzerindeki yerini belirler; % 0 beyazı, % 100 ise tamamen doygun spektral rengi temsil eder. Akromatik noktadan örnek noktaya olan uzaklığın, akromatik noktadan renk tayfının yörüngesi veya mor çizgiye olan uzaklığa oranına verilen ad. Bir rengin kromatite koordinatları (x, y), spektral yer (spektral renkler) ve beyaz nokta (genellikle illuminant C veya D65) kullanılarak hesaplanır. Pe = (x - xn)/(xd - xn) veya Pe = (y - yn)/(yd – yn) (burada n beyaz noktayı, d baskın dalga boyunu temsil eder). Optik filtrelerin renk kalitesi, ekran teknolojileri, renkli malzemelerin analizleri ve aydınlatma sektöründe renklerin doğruluğunu ölçmek için kullanılır.
- uyduruk renk
- (Alm falsche farbe, Fr fausse couleur, İng fake color) bkz oynanmış renk.
- uygulama yazılımı
- (Alm anwendungs software, Fr logiciel d'application, İng application software) Bilgisayar işletim sistemi dışında, belli bir işi yapmak için tasarlanmış bilgisayar programı. Görüntü kurgulama, dosya sıkıştırma, dosyaların formatını çevirme, baskı için dosyaları hazırlama, çoklu ortam içerikleri oluşturmak gibi programlar.
- uyum
- (Alm unterkunft, Fr hébergement, İng accommodation) Bir bütünün parçaları arasında bulunan uygunluk. / İnsan gözünün optik sistemiyle farklı uzaklıklardaki nesneleri net olarak görebilmesi. Uyum, göz merceğinin eğriliğinin değişmesiyle, kişinin kontrolü dışında beyin refleksi olarak gerçekleşir.
- uyum rengi
- (Alm adaptive farbe, Fr couleur adaptative, İng adaptive color) Dosya boyutunun farklı sayıdaki renkleri, bir fotoğraf içersinde en fazla oluşan renkler temelinde bir renk tablosu oluşturup görüntü kalite kaybını en aza indirerek yapılan işlem.
- uyumlayıcı
- (Alm konform, Fr conforme, İng compliant) Belli bir aygıt veya yazılımın bir arada uyumlu şekilde çalışabilmesi için belli özellikleri barındıran aygıt veya yazılım. Örneğin sayısal fotoğraf makinelerinin yazılımı, görüntüleri aktarabilmek için bilgisayar işletim sistemine uyumlu olmalıdır.
- uyumlu ek
- (Alm plug-in, Fr plug-in, İng plug-in) Bilgisayarda bir uygulama yazılımı. Bu yazılım, bir programa, programın parçasıymış gibi görünerek (tarayıcı, müzik programı vb) yeni özellikler ekleyen, ana programdan bağımsız çalışamayan bileşenlerdir; eklenti. Bir menü içinde belirlenen amaç için bağlandığında programla birlikte çalışır. bkz eklenti. bkz TWAIN.
- uyuşum
- (Alm übereinstimmen, Fr correspondre, İng match) Görünüş olarak, bir ya da daha fazla açıdan benzer olmak. Örneğin iki fotoğraf arasında anlam, hareket, ışık, renk, çevre düzeni vb yönlerden aykırılık olmaması durumu.
- uyuşumlama
- (Alm passend, Fr correspondance, İng matching) Bir baskının deneme örneğini, basılmış halini ve öbür çıktıları, kullanılan araçların ayarlarını yapmak amacıyla bir kaynağa ya da belirli ölçütlere göre karşılaştırma işlemi. Bu şekilde, deneme örneğin gri, ton ve parlaklık değerleri kaynakla veya belirlenmiş olan ölçütle aynı görünür.
- uzak mesafe
- (Alm lange distanz, Fr longue distance, İng long distance) Fotoğraf makinesiyle bir konuya netleme yapıldığında, belirlenen netleme uzaklığının veya alan derinliğinin sınırı.
- uzaklık
- (Alm distanz, Fr distance, İng distance) Fotoğraf makinelerinde duyar kat (film ya da algılayıcı düzlemi) ile konu arasındaki uzaklık. Göstericilerde, objektifin arka yüzü ile gösteri yüzeyi arasındaki uzaklık. Göstericicilerde bu uzaklık arttıkça görüntü boyut olarak büyür.
- uzaklık göstergesi
- (Alm entfernungsskala, Fr échelle de distance, İng distance scale) Uzaklığın bir dizin şeklinde işaretlendiği, netleme sistemi göstergesi; netleme göstergesi. Genellikle objektif üzerinde yer alır. bkz netleme göstergesi.
- uzaktan kumanda
- (Alm fernbedienung, Fr télécommande, İng remote remote control) Fotoğraf makinesi, televizyon, klima veya benzeri cihazları uzaktan yönetmek için kullanılan alet; kumanda aleti, uzaktan kontrol aleti, uzaktan kumanda aleti. Teknik veya mekanik sistemlerin uzaktan yönetimini sağlar. bkz uzaktan yakalama.
- uzaktan yakalama
- (Alm ferner fassung, Fr capture à distance, İng remote capture) Fotoğraf makinesinin deklanşörünü kablo veya kablosuz verici/aktarıcı aracılığıyla uzaktan etkinleştirme özelliği. bkz uzaktan kumanda.
- uzam
- (Alm raum, Fr espace, İng space) Nesnelerin uzayda kapladığı, kapsadığı veya bir olayın gerçekleştiği, geliştiği yer; imtidat, vüsat. Ölçülebilen uzay. Yer üzerindeki yayılımı ve yer kaplamayla birlikte; uzunluğu, genişliği ve derinliği kapsar. “uzam”, uzaydan farklı bir anlam ifade eder. bkz mekan. bkz uzay.
- uzamsal çözünürlük
- (Alm räumliche Auflösung, Fr résolution spatiale, İng spatial resolution) Bir sayısal görüntünün oluşturulmasında kullanılan piksel sayısını ifade eder.
- uzamsal filtre
- (Alm räumlicher filter, Fr filtre spatial, İng spatial filter) Holografide saf lazer ışını üretmek amacıyla kullanılan iğne deliği. Genellikle mikroskop objektiflerinde, hassas lazer kesimi iğne deliği metal bir tabaka üzerine yapılır ve arka odak düzlemine yerleştirilir. Delik, lazer ışınının temel ve bu uygun parçasının geçmesini sağlar.
- uzatma bileziği
- (Alm verlängerungs rohr, Fr tube de rallonge, İng extension tube) Uzatma tüpü. bkz uzatma tüpü.
- uzatma deklanşör
- (Alm kabelauslöser, Fr libération du câble, İng cable release) Fotoğraf çekerken deklanşöre basıldığında doğabilecek titreşimleri yok etmek veya deklanşöre uzaktan kumanda edebilmek amacıyla kullanılan esnek ve bükülebilen tel biçimindeki deklanşör; kablo deklanşör, deklanşör çubuğu. bkz deklanşör kablosu.
- uzatma etkeni
- (Alm erweiterungs faktor, Fr facteur d'extension, İng extension factor) Uzatma tüpleri optik içermez, sadece objektifi gövdeden uzaklaştırarak makro çekim yapmayı sağlar, ancak benzer şekilde ışık kaybına ve uzatma faktörüne neden olurlar. Işık kaybını dengelemek için pozlama süresini uzatmak (daha yavaş enstantane) veya ISO'yu artırmak gerekir. Özellikle makro çekimlerde veya telekonvertör (extender) kullanımında, objektifin ışık geçirgenliğinin azalması nedeniyle pozlama süresini veya diyaframı artırma (telafi etme) ihtiyacı; pozlama uzatma faktörü. 100 mm f/2.0 bir objektife 2x telekonvertör takıldığında, objektif 200 mm f/4.0 eşdeğeri haline gelir ve bu da 2 durak (stop) ışık kaybı demektir. Işık kaybı, büyütme oranına (1.4X, 2X) göre diyaframın kapanmasına neden olur (örneğin 2X ile f/2.8, f/5.6 olur). 2X telekonvertör takıldığında, odak uzaklığı iki katına çıkar ancak ışık miktarı azalır. Telekonvertörler, objektif ile fotoğraf makinesi gövdesi arasına takılan ve odak uzaklığını artıran optik araçlardır. bkz uzatma tüpü. bkz uzatma körüğü.
- uzatma filtresi
- (İng extrude) Adobe Photop stylize (stilize) filtresinin altında bulunur. Blok ve piramitler şeklinde 3 boyutlu şekiller yaratır (Filter > Stylize > Extrude).
- uzatma körüğü
- (Alm verlängerungs balg, Fr soufflet d'extension, İng extension bellows) Objektif ve film düzlemi ya da algılayıcı düzlemi arasındaki uzaklığı artırmak için kullanılan uzayıp kısalabilen körük sistemi. Çok yakın ve makro çekim çalışmalarında kullanılır.
- uzatma tüpü
- (Alm verlängerungs rohr, Fr tube de rallonge, İng extension tube, extention tubes) Küçük boyutlu fotoğraf makinelerinde, makro çekimlerin yapılabilmesi için kullanılan, objektif ve duyar kat (film ya da algılayıcı düzlemi) arasındaki uzaklığı artırmak için kullanılan, sabit uzunlukta, içi boş (merceksiz), objektifle mercek arasına takılan tüp şeklinde metal bilezik ya da bilezik seti; uzatma bileziği. Makro fotoğrafçılık için gereken adımlardan bir tanesi, objektifi daha yakın netleme işlemi için, odak alanından çıkarmaktır. Uzatma halkaları bu amaçla kullanılır. Bu halkalar körüğe benzerler, fakat onlar gibi esnek değildir, mesafe de genellikle ayarlanamaz. Bu mesafe artınca objektifin daha yakına odaklayabilmesi mümkün olduğu için uzatma tüpleri makro çekimlerde kullanılır. Standart bir objektifi uzatma tüpü sayesinde makro objektif gibi kullanmak mümkündür. bkz uzatma etkeni.
- uzay
- (Alm raum, Fr espace, İng space) Gök cisimleri de dahil olmak üzere bütün varlıkların içinde bulunduğu sonsuz boşluk; gök, feza, mekan. Bütün varlıkları her yönüyle kapsar. “uzam” terimiyle eş anlamlı değildir. bkz uzam.
- uzun odak uzaklıklı objektif
- (Alm teleobjektiv mit langer brennweite, Fr longue focale, téléobjectif, İng long focus, telephoto lens) Odak uzaklığı, kullanılan filmin ya da algılayıcının görüntü alanının diyagonal köşe uzunluğundan büyük olan objektif; uzun odaklı objektif, teleobjektif, dar açılı objektif. 35 mm formatında 60 mm'den uzun odak uzaklıkları “teleobjektif” > “tele” olarak adlandırılır. Örneğin Canon 55-250 mm IS, Nikon 300 mm f4 AF-S, Sony 135 mm f1.8 dar açılı telefoto objektiflerdir.
- uzun odaklı objektif
- (Alm objektiv mit langer brennweite, Fr objectif à longue focale, İng long focus lens) Dar açılı objektif. bkz telefoto.
- uzun pozlama
- (Alm lange exposition, Fr exposition longue, İng long exposure) Loş bir ortamda bir nesnenin üzerine düşen ışığın algılayıcıya aktarılarak yeterli pozlamanın sağlanması ya da hareket izlenimi yaratmak için yapılan işlem; uzun süreli pozlama. Örtücünün B ya da T ayarı konumunda yapılan pozlamadır.