Ansiklopedik Sözlük

W

← Tüm harfler
WAP
(Alm drahtloses anwendungs protokoll, Fr protocole d'application sans fil, İng Wireless Application Protocol - WAP) Cep telefonlarının internete erişmesini sağlayan eski bir teknoloji; Kablosuz Uygulama Protokolü. Günümüzde yerini modern mobil internet tarayıcılarına bırakmıştır. Cep telefonları ve Kişisel Dijital Asistan" (İng Personal Digital Assistant) PDA'lar gibi mobil cihazların internete bağlanıp WML (Wireless Markup Language) formatındaki siteleri görüntülemesini sağlar. Düşük hızlı bağlantılarda (GPRS/GSM) metin odaklı, sade içerik sunmak için tasarlanmıştır. Akıllı telefonlar öncesi dönemde (2000'lerin başı) mobil internetin temel taşıydı. WAP bazen WPA (Wi-Fi Protected Access - WAP) güvenlik protokolü ile karıştırılabilir, ancak bunlar farklı teknolojilerdir.
WAP Erişim Noktası
(Alm drahtloser zugangs punkt, Fr point d'accès sans fil, İng Wireless Access Point – WAP Access Point) Kablolu bir ağı kablosuz sinyale dönüştürerek cihazların internete Wi-Fi üzerinden bağlanmasını sağlayan donanım; Kablosuz Erişim Noktası. Ayrıca, Wireless Access Point - WAP cihazlarını ifade etmek için de kullanılır.
Waterhouse diyaframı
(Alm Waterhouse-diaphragma, Fr diaphragme Waterhouse, İng Waterhouse diaphragm) İngiliz fotoğrafçı John Waterhouse tarafından 1858'de geliştirilen, fotoğraf makinesine ışık girişini kontrol etmek amacıyla kullanılan, üzerinde belli delikleri olan disk. Günümüz objektiflerindeki mekanik (iris) diyaframların aksine, her diyafram değeri (f/4, f/8, f/16 vb) için ayrı bir metal plaka bulunur. Diyafram değerini (f-stop) değiştirmek için bu plakaların elle objektif gövdesindeki yuvaya takılıp çıkarılması gerekir. Fotoğrafçı, çekim koşullarına göre uygun deliğe sahip plakayı objektifin üstündeki yuvaya yerleştirerek ışık girişini ayarlar. Özellikle erken dönem fotoğraf makinelerinde ve lomography (lomografi) gibi bazı sanatsal/retro tarzı modern objektiflerde karşılaşılabilir. Günümüzde, hareketli metal kanatçıklardan oluşan ve halka çevrilerek değiştirilebilen "iris diyafram" sistemleri yaygın olsa da, Waterhouse sistemi basitliği ve estetik görünümü nedeniyle bazı özel objektif tasarımlarında kullanılmaya devam etmektedir.
WB
(Alm Weißabgleich, Fr Balance des Blancs, İng White Balance - WB) bkz beyaz ayarı.
WBMP
(Alm drahtlose BitMap, Fr BitMap sans fil, İng Wireless BitMap) WAP'lı telefonlarda kullanılan grafik formatı; Kablosuz ikileşlemli.
web
(İng worl wide web > www, web) Üzerinde metin ve grafiklerin yanı sıra kullanıcının çeşitli seçimler yaparken yararlanabileceği nesneler barındıran, genellikle bir ana sayfa üzerindeki bağlantılardan erişilen Genel Ağ üzerindeki her bir alan; dünya çapında ağ. bkz www.
web sitesi
(Alm webseite, Fr site web, İng website) Web üzerinde, bir alan adı (İng domain name) üstünden sunulan sayfa ve hizmet bütünü.
web tarayıcı
(Alm browser, Fr navigateur, İng browser) bkz göz atıcı.
Weber yasası
(Alm Webers gesetz, Fr loi de Weber, İng Weber's law) Alman bilim adamı, doktor ve akademisyen Ernst Heinrich Weber tarafından ifade edilmiş olan, duyumların değerlendirilmesindeki göreliliği belirleyen yasa; Weber-Fechner yasası. Uyarıcılardaki (ışık, ses, kütle) en küçük fark edilebilir değişimin, başlangıçtaki uyarıcı yoğunluğunun sabit bir oranı olduğunu belirten psikofizik kuralıdır. Algı mutlak değil görelidir; yani uyarıcı ne kadar güçlü ise, değişikliği fark etmek için o kadar büyük bir artış gerekir. Algılanabilir olmak için bir uyarıcının şiddetindeki artış asıl uyarıcının şiddetiyle doğru orantılıdır. Örneğin asıl uyarıcı karanlıksa, algılanabilir olması için gereken ışık artışı da çok azalır; eğer asıl uyarıcı çok parlaksa, gereken ışık artışı çok fazladır. 100 gramlık bir kütleye 5 gram eklendiğinde fark hissedilebilir, ancak 1 kilogramlıkkütleye 5 gram eklendiğinde aynı fark hissedilmez. Düşük fiyatlı bir üründeki küçük zamlar (örneğin 10 TL → 12 TL) hemen fark edilirken, yüksek fiyatlı bir üründeki aynı miktardaki zam (örneğin 1000 TL → 1002 TL) tüketiciler tarafından fark edilmeyebilir. bkz Fechner yasası.
wet collodion
(Alm collodion humide, Fr nasses kollodium, İng wet collodion) bkz ıslak plaka tekniği.
Wi-Fi
(Alm drahtlose wiedergabetreue, Fr fidélité sans fil, İng Wireless Fidelity – Wi-Fi) Wi-Fi ürünlerin kablosuz bağlantı sağlayabildiğini gösteren bir uyumluluk göstergesidir ve, IEEE 802.11g ve IEEE 802.11n standartlarına göre belirlenir. Wi-Fi, radyo dalgaları (IEEE 802.11 standartları (IEEE 802.11a, IEEE 802.11b) kullanarak telefon, bilgisayar ve akıllı televizyon gibi cihazların kablosuz olarak yerel ağa ve internete bağlanmasını sağlayan teknolojidir. Kablo karmaşası olmadan, sınırlı bir alanda yüksek hızlı veri iletimi ve internet erişimi imkânı sunar. Modemden aldığı sinyali cihazlara aktararak internete bağlanılmasını sağlar. Aynı ağdaki yazıcılar, bilgisayarlar veya telefonlar arasında kablosuz veri aktarımı (dosya paylaşımı) yapılmasına olanak tanır. Şebekenin çekmediği durumlarda, Wi-Fi üzerinden Vodafone'dan VoWiFi veya Türk Telekom'dan Wi-Fi Arama hizmeti ile yüksek kaliteli sesli görüşme yapılabilir. Kabloya bağlı kalmadan, kapsama alanı içinde cihazları kullanma olanağı sağlar. Genellikle 2.4 GHz veya 5 GHz radyo frekanslarında çalışır. Ev, ofis, kafe gibi kapalı veya sınırlı alanlarda (WLAN - Kablosuz Yerel Alan Ağı) etkilidir. Wi-Fi 5 ve Wi-Fi 6 gibi güncel teknolojilerle çok yüksek veri hızlarına ulaşabilir.
wide angle
(Alm weit winkel, Fr grand angle, İng wide angle) bkz geniş açı.
WiDi
(Alm drahtlose anzeige, Fr affichage sans fil, İng Wireless Display - WiDi) Intel tarafından geliştirilen Wireless Display -WiDi (Kablosuz Görüntü Aktarımı) teknolojisidir. Bilgisayar, tablet veya telefon ekranındaki görüntü ve sesi, kablo kullanmadan (Wi-Fi ağı üzerinden) uyumlu bir televizyona veya monitöre anlık olarak yansıtmayı sağlar. İster film olsun ister fotoğraf veya müzik, her türlü içeriği HD televizyonunuza kablosuz olarak, çabucak aktarmanız mümkün. Amacı; laptop veya mobil cihaz ekranını televizyona yansıtmaktır. Genellikle aynı Wi-Fi ağına bağlı cihazlar arasında görüntü aktarımı yapar. HD 1080p video, fotoğraflar, sunumlar ve ses aktarımı yapılabilir. Intel bu teknolojiyi daha sonra Miracast teknolojisine bırakmış ve üretimini durdurmuştur. Hem bilgisayarınızın (Intel işlemcili) hem de televizyonunuzun WiDi veya Miracast özelliğini desteklemesi gerekir. Cihazların aynı ağa (modem) bağlı olduğundan emin olunmalıdır. Windows işletim sisteminde "Bağlan" veya "Ekranı Yansıt" (Windows + K) seçeneği ile uyumlu TV seçilerek görüntü aktarılır. WiDi'nin Avantajları: Kablo karmaşasını ortadan kaldırması; laptop ekranındaki filmleri veya sunumları büyük ekranda izlemeyi sağlaması; ses ve görüntüyü eşzamanlı aktarması WiDi’nin avantajlarıdır.
width
(Alm breite, Fr largeur, İng width) bkz en.
Winchester
(Alm Winchester, Fr Winchester, İng Winchester) IBM (International Business Machines Corporation - IBM)'nin 30/30 sürücülerine dayalı sabit disk sürücüleri için kullanılan genel bir terim.
Windows
(İng Windows) Microsoft tarafından geliştirilen işletim sistemi ve uygulamaların, program arayüzlerinin hepsi için kullanılan özel ad. bkz GUI.
Windows uygulamaları
(Alm Windows-anwendungen, Fr Applications Windows, İng Windows applications) Windows grafiksel kullanıcı arayüzü tarafından sağlanan yazılım ortamında kullanılan uygulama yazılımları.
Wireless
(Alm kabellos, Fr sans fil, İng Wireless) Wireless (kablosuz), cihazların birbirine veya internete fiziksel bir kabloya ihtiyaç duymadan, radyo frekansları (RF) üzerinden iletişim kurmasını sağlayan teknolojilerin genel adıdır. Kablo karmaşasını ortadan kaldırarak tam hareket özgürlüğü sunar. En yaygın Wireless (kablosuz) sistemler, veriyi havadan elektromanyetik dalgalar (radyo dalgaları) aracılığıyla iletir ve alır. Wi-Fi (En yaygın wireless teknolojisidir. Ev ve iş yerlerinde cihazları yerel ağa (WLAN) ve internete bağlamak için kullanılır); Bluetooth (Yakın mesafeli cihazlar (örneğin kablosuz kulaklık, akıllı saat) arasında ses ve veri aktarımı yapar); Hücresel Ağlar (4G/5G, geniş alanlarda mobil iletişim ve mobil veri erişimi sağlar) ve Kızılötesi (IR) (Kumandalar gibi doğrudan görüş gerektiren çok kısa mesafe iletişim yöntemidir) en yaygın Wireless (kablosuz) türleridir. Kablo çekme derdi olmadan cihazları konumlandırılabilir. Telefon, tablet ve laptop gibi cihazlar internete bağlıyken rahatça taşınabilir. Tek bir modem veya erişim noktasına onlarca cihaz eşzamanlı olarak bağlanabilir. Kullanılan cihazını güvenli bir kablosuz ağa bağlanması için aşağıdaki adımları izlenmelidir. Cihazın (telefon, bilgisayar) Wi-Fi veya kablosuz bağlantı özelliğini açılmalıdır. Bulunulan konumdaki mevcut ağlar listesinden kendi ağınız seçilmelidir. İstenen ağ şifresini (parola) girip Bağlan butonuna basılmalıdır. Windows gibi işletim sistemlerinde ağ bağlantıları hakkında daha fazla bilgi almak için Microsoft Destek sayfasını incelenebilir.
Wood camı
(Alm Woods glas, Fr Bois Verre, İng Wood's glass) ABDli fizikçi Robert Williams Wood'un geliştirdiği, mor/ultraviyole (UV) ışığı geçiren ancak görünür ışığı engelleyen, yaklaşık % 9 nikel oksit içeren özel bir baryum-sodyum-silikat cam türü; kobalt cam. Baryum ve sodyum silikat yapısına nikel oksit eklenerek elde edilir. Genellikle 320-400 nm dalga boyundaki UV ışığı geçirip, 365 nm'de tepe noktasına ulaşarak karanlıkta sadece floresan etkileri (örneğin cilt hastalıkları teşhisi veya sahte para kontrolü) görünür kılar. Çok koyu mor-mavi renkte görünür. Morötesi ışığı yüksek oranda geçirirken, görünür ışığı bloke eder (opaktır). Floresan lambalarda (Wood ışığı), tıbbi tanılarda, mineraloji (mineralbilim)'de ve sahtecilik tespitinde kullanılır. bkz kobalt cam.
Wood merceği
(Alm Woods linse, Fr la lentille de Wood, İng Wood's lens) Işıksal gradiyent mercek. bkz ışıksal gradiyent mercek.
WORM
(Alm einmal schreiben, viele lesen, Fr écrire une fois, lire plusieurs, İng Write Once Read Many - WORM) Bir Yaz Çok Oku'nun İngilizcesinin kısaltması. Bilgisayar'da, CD ROM gibi üzerine kaydedilen verinin değiştirilmediği veri depolama aygıtı.
worm
(Alm wurmvirus, Fr virus du ver, İng worm virus) Worm, İngilizcede temel olarak “solucan”, “bağırsak solucanı”, “kurtçuk” veya “tırtıl” anlamına gelen, uzun ve yumuşak gövdeli omurgasız canlıları ifade eder. Mecazi anlamda “aşağılık” veya “pısırık” kimseler için de kullanılır. Teknoloji dilinde ise, bilgisayardaki ağ trafiğini kullanarak ağları üzerinden yayılan; kendi kendini kopyalayan; arka planda çalışan; sistem güvenliğini tehdit eden kötü amaçlı, zararlı yazılım; solucan virüsü.
www
(Alm world wide web, weltweites netz, Fr world wide web, İng world wide web - www) İnternet ortamında veri sunumu, aktarımı ve paylaşımını sağlayan dünya çapındaki servis; dünya çapında ağ. Bu servis yoluyla dünya üzerindeki tüm bilgisayarlar birbiriyle iletişim kurup veri paylaşabilir. Bilgisayarda depolanan veriler, bu ağ içinde http veya https bağlantısıyla birbirine erişebilir.
WYSIWYG
(Alm Sie bekommen, was sie sehen, Fr Vous obtenez ce que vous voyez, İng What You See Is What You Get) - WYSIWYG) Bilgisayar ekranında görülen ve çıktısı alınacak bir görüntünün çok benzeri olan, en doğru çekilde gösterimini sağlayan bilgisayar arayüz ölçeği; “ne görürsen onu alırsın”. bkz ayar. bkz GUI.