Ansiklopedik Sözlük

M

← Tüm harfler
m
(Alm meter, Fr mètre, İng metre, meter) SI Birim Sisteminde uzunluk ölçüsü birimi “metre”nin kısaltması; “m”.
M
Bir flaş ampulünün, çaktıktan sonra ışık gücünün ulaştığı en yüksek duumu gösteren kısaltma. / M türü flaş (Magnezyumlu flaş), örtücü sistemiyle uyumlu çalışan flaş sistemi. / (Alm manuel, Fr manuel, İng manuel) Fotoğraf makinesinin diyafram ve enstantane değerlerini elle ayarlama konumu.
M bağlantısı
(Alm M sochet, Fr M sochet, İng M sochet) Magnezyumlu flaşların örtücü ile eşzamanlı patlamasını sağlayan bağlantı noktasıdır.
Mac
(İng Media Access Control - Mac) Bilgisayar ağlarında, hangi ağ ögesinin hangi zaman aralığında ağ ortamına veri aktarabileceğini belirleyen bir alt katman. / (İng Macintosh) Apple Macintosh. Grafik kullanıcı ara birimi ile hipermedyayı kitlesel pazara tanıtan bilgisayar. 1984'te piyasaya sunulan bu bilgisayarlar kullanım kolaylığı ile öne çıkar.
Macbeth renk ölçeği
(Alm Macbeth farb muster, Fr damier de couleurs Macbeth, İng Macbeth color checker) Renk ayarlama ölçeği. 230 mm x 330 mm boyutunda 24 farklı renk karesinden oluşan plaka şeklindeki ölçek. Temel ve çıkarmalı renkler, nötr grilerle birlikte, belirli en koyu ve açık rnkleri içerir. bkz IT 8.
macenta
(Alm magenta, Fr magenta, İng magenta, bright crimson) Kırmızı ve mavi ışığın birleşmesinden oluşan, erguvan rengine çalan kızıl renk, kırmızı renk; küpe güvezi, mavi-kırmızı, morumsu pembe renk, parlak karmen, tavşankanı. MCY'de yeşil rengin tamamlayıcı rengidir. İtalya'nın Magenta kentinin adı erguvan rengine çalan kızıl renkteki boyanın da adı olmuştur. Bu boya 1859'da bulunmuştur. O yıl İtalya'nın Magenta kentinde Avrupa'da yankılar uyandıran bir vuruşma olmuştur. Bu vuruşmanın anısına o yıl bulunan boyaya magenta denmiş, zamanla bu ad o boyanın rengini de tanımlar olmuştur.
Mach şeridi
(Alm Mach-bands, Fr bandes de Mach, İng Mach bands) Açık ve koyu tondaki alanlar yan yana geldiklerinde, aralarında açık tondan koyuya doğru değişen bir şerit varmış gibi görünmesi. Basit bir göz yanılsamasıdır. Buluşu yapan Avusturyalı fizikçi ve felsefeci Ernst Mach'ın adıyla anılır.
macOS
(İng macOS) Macintosh işletim sistemi ailesinin son sürümüdür ve Apple tarafından Macintosh bilgisayarları için tasarlanmış bir işletim sistemidir. Eski adları Mac OS X ve OS X'tir. macOS aslen BSD ve Mach mikro çekirdeği üzerine kurulu, açık kaynak bir işletim sistemi olan Darwin'e dayanır. Apple bu sistemi kendi amaçlarına göre geliştirdikten sonra macOS kullanıcı arabirimi olarak Aqua'yı geliştirmiştir. Sistemin çekirdeği ve bazı bileşenleri açık kaynak olmasına rağmen, çoğu bileşeni açık kaynak değildir. macOS Server ise her ne kadar mimari olarak masaüstü macOS ile aynı olsa da, Apple sunucuları için hazırlanmış ayrı bir işletim sistemidir. macOS'tan farklı olarak gelişmiş yönetim araçları içerir.
mağara
(Alm höhle, Fr grotte, İng cave) Pozlanmış ya da pozlanmamış rulo şeklindeki filmleri taşımaya yarayan, film sarma ve taşıma mekanizması ile filmi düzlemleştirme cihazına sahip olan, kaset, video kamera kaseti, film kovanı, film magazini veya video kamera magazini olarak da adlandırılan, pozlaması yapılmış film yerine fotoğraf makinesine yeniden boş film takmaya yarayan, iki yanında ışık geçirmez kumaştan kollukları olan, kapalı ve ışık geçirmez kutu. Filmi bir poz boyu kadar sarmaya, filmin emilerek düzleştirilmesine, optüratör açılarak poz verilmesine, film hava verilerek gevşetilmesine yarayan bir düzenek. Hazır kasetli filmler çoklukla kullanılmaya başlayınca gözden düşmüştür.
magazin
(Alm magazin, kassette, kamera kassette, Fr cassette, cassette de caméra, İng magazine, cassette, camera cassette) Orta format analog fotoğraf makinesinin gövdesinden ayrı olarak arka bölümüne takılabilen ışık geçirmez, filmin hareketini sağlayan ve fotoğraf makinesine kolaylıkla takılıp çıkartılabilen kapalı kutu sistemi; film taşıyıcısı. bkz film taşıyıcı. / Projeksiyon makinelerinde saydamların yerleştirildiği tambur (silindirik biçimli kap) ya da dikdörtgensel kutu biçimli taşıyıcı.
magnezyum flaş
(Alm Mmagnesium blitz, Fr éclair de magnésium, İng magnesium flash) Magnezyum, elektrik akımına uğradığında yanan ve parlak bir ışık saçan bir metaldir. Onun bu özelliğinden yararlanılarak toz halinde magnezyum ya da bir tel yumağı biçimindeki magnezyum, potasyum klorat ve manganez dioksit alaşımından yararlanılarak yapılan tek kullanımlık flaş ampulleridir.
magnezyum florit
(Alm magnesium fluorid, Fr fluorure de magnésium, İng magnesium fluoride) Şeffaf metalik tüy maddesi. Objektiflerin hava ile temas eden yüzeyindeki yansımaları azaltmak amacıyla kaplanır.
makara
(Alm film spule, Fr bobine de film, İng film spool) Çeşitli film aygıtlarında filmin geçişini sağlayan, bazıları dişli ya da basaçlı da olan, silindir biçiminde ufak teker. / Silindir biçimindeki göbeğine film sarılan, iki yanı kapalı, madenden ya da yoğruktan teker. / Silindir biçimindeki göbeğine film sarılan, iki yanı kapalı, madenden ya da yoğruktan tekere sarılmış film. / Silindir biçimindeki göbeğine film sarılan, iki yanı kapalı, madenden ya da yoğruktan tekere sarılmış filmin içeriği. / 35 mm'lik filmlerin makaraları aynı boyda olduğundan film uzunluk birimi (35 mm'lik filmin 1 makarasında 36 pozluk (standart 135 kartuş) kullanılabilir 36 çerçeve/kare, her çerçeve 24 mm x 36 mm + çerçeve aralığı 2 mm=38 mm (1.5 inç) toplam 38 mm x 36 yaklaşık 1.6 m (5.25 fit) , yükleme/boşaltma ve kartuş takma için yaklaşık 200-300 mm ekstra film eklenirse toplam 1.568 – 1.668 m, ortalama 1.618 m (5.308 fit) fotoğraf filmi vardır. İlk poz (İng leader > lider) ve son poz (İng treyler) arasında 1.368 mm emülsiyon vardır. Uyanık kullanıcılar makineye film makarasını karanlık odada takarak ve başlangıca “kılavuz” bant ekleyerek 40 poz çekim yapabilmektedir.
makine
(Alm foto kamera, Fr appareil photo, İng photo camera) Fotoğraf makinesine verilen kısa ad; fotomak.
makine hareketleri
(Alm kamera bewegungen, Fr mouvements de caméra, İng camera movements) Büyük boy fotoğraf makinelerinde film düzleminin ya da objektifin normal durumlarından farklı durum almalarını sağlayan hareketlerdir. Bu hareketler sola sağa, yukarı aşağı, öne arkaya ya da eğilme biçiminde olabilir. Bu hareketlerle örneğin alan derinliğini artırmak, bozuk perspektifi düzeltmek ya da istenilen biçimde bozmak mümkündür.
makro
(Alm makro, Fr macro, İng macro) Kaydedilen görüntünün aslından (1, 2, 3, 4, 5, … 20 kat) daha büyük olduğu çekimler için kullanılan bir terim. Yakın mesafeli çekimi ifade ettiği gibi, genellikle 30 cm'den daha yakın mesafeler arasında bir objektifin çekim yapabilme kabiliyetine de denir.
makro fotoğraf
(Alm makro fotografie, Fr photographie macro, İng macro photograph) Fotoğrafı çekilen cisimden herhangi bir büyütme aracı kullanılmadan, nesnenin aslından çok daha büyük olarak göründüğü, çok yakından çekilen fotoğraf. Genellikle nesne, gerçeğinden 10 kat, hatta 20 kat büyütülür.
makro fotoğrafçılık
(Alm makro fotografie, Fr macro photographie, İng macro photography) Fotoğrafı çekilen cisimden herhangi bir büyütme aracı kullanılmadan, nesnenin aslından çok daha büyük olarak göründüğü, daha büyük boyutlu görüntü elde edilmesini sağlayan fotoğraf çekim tekniği; fotomakrografi, makrografi. Görüntü boyu/cisim boyu (g/c) oranı 1/1 ya da 1/1'den büyüktür (1/1 ≤ g/c ≤ 10/1). Makro fotoğraf, yakın çekimden biraz farklıdır. Makro fotoğraflar genellikle nesneye yaklaşık 1 cm ile 30 cm arasındaki bir uzaklıktan bir makro objektif veya uzatma tüpü/körüğü vb donanım kullanılarak çekilir. Makro fotoğrafçılık, küçük nesnelerin veya canlıların (böcekler, çiçekler, dokular) çıplak gözle görülemeyecek kadar yakından, gerçek boyutlarında veya daha büyük (en az 1/1 büyütme oranı) görüntülenmesi tekniğidir. Genellikle özel makro objektifler veya fotoğraf makinelerindeki makro modları kullanılarak, ayrıntılı ve yüksek odaklı yakın çekimler elde edilir. İnsan gözünün kaçırdığı ince ayrıntıları, dokuları ve yapıları ortaya çıkarır. Doğa fotoğrafçılığı (böcekler, bitkiler), takı detayı, ürün fotoğrafçılığı ve sanatsal çalışmalar için sıkça kullanılır. Gerçek makro çekimler için özel olarak tasarlanmış makro objektifler gereklidir. Odak düzlemi çok dar olduğu için sabit bir çalışma alanını gerekli kılar; üçayak kullanmak gerekir. Akıllı telefonlarda ise "ultra geniş açı" kamera ile bu efekt taklit edilebilir. Yüksek detay için genellikle dar diyafram (yüksek f değeri) kullanılır, bu da ışık ihtiyacını artırır ve uzun pozlama veya flaş kullanımını gerektirebilir. Makro fotoğrafçılık, dünyayı bambaşka bir perspektiften görmeyi sağlayan, sabır ve detay odaklı bir sanat dalıdır.
makro objektif
(Alm makroobjektiv, Fr objectif macro, İng macro lens) Çok yakından fotoğraf çekerken oluşan renk, geometrik bozulmalar vb'yi engellemek için, içinde kayan eleman gibi özel mercekler bulunduran, özel tasarlanmış objektif türü. Bazen “1/1 boyutta fotoğraf çekebilen objektifler” olarak tanımlansa da birçok kaliteli makro objektifi 1/2 ve hatta daha az büyütme sağlar. Zeiss 50 mm f2.0 Macro, Zeiss 100 mm f2.0 Macro, Nikon 70-180 mm Micro gibi objektifler 1/2 ve daha az büyütme vermelerine rağmen “makro objektifi” diye anılırlar çünkü içlerinde çok yakından odaklamaktan doğan sorunları azaltacak ya da yok edecek özel mercekler vardır.
makroskopik
(Alm makroskopisch, Fr macroscopique, İng macroscopic) Çıplak gözle, yakından görülebilecek büyüklükte olan küçük nesne ya da ayrıntı.
maksimum bağıl açıklık
(Alm maximale relative blende, Fr ouverture relative maximale, İng maximum relative aperture) Bir fotoğraf makinesi veya mercekte, mercek açıklık oranını veren n sayılarının en büyük değeri.
Maksutov düzenleyici
(Alm Maksutov-korrektor, Fr Correcteur Maksutov, İng Maksutov corrector) Görüntü elde etmek için ayna ya da mercek kullanan katadioptik sistemlerde, küresel sapmayı düzeltmek amacıyla kullanılan mercek. Bir tarafı içbükey öbür tarafı dışbükey (kalın kenarlı, ıraksak, negatif) mercek.
makyaj odası
(Alm make-up-raum, Fr salle de maquillage, İng makeup room) Televizyon, sinema, fotoğrafçılık ve reklamcılıkta filmin çekiminden önce gerekli makyajın yapıldığı yer.
Mangin aynası
(Alm Mangin-spiegel, Fr miroir Mangin, İng Mangin mirror) Arka yüzü ayna ile kaplanmış, mercek şeklindeki eleman.
mansiyon
(Alm erwähnen, Fr mention, İng mention) Bir yarışmada, konulan ödüle uygun görülmemekle birlikte, anılmaya değer bulunan kimseye veya esere verilen derece.
manyetik disk
(Alm magnet platte, Fr disque magnétique, İng magnetic disk) Üzerinde verinin saklanabileceği manyetik madde içeren ince plastik disk. Disk ince bir fenik oksit tabakasıyla ya da başka bir manyetik maddeyle kaplanır. Yaygın örnekleri sabit diskler, zip diskler ve sürücü disklerdir.
manzara
(Ar manzara, Alm landschaft, Fr paysage, İng landsape) Bakış, görüş alanına giren, dikkati çeken her yer; görüntü, dekor. / (Alm landschafts foto, Fr photo de paysage, İng panoramic picture) Konusu bir doğa veya şehir parçası olan resim, fotoğraf, gravür veya desen, tablo. / (Alm landschaftsfoto, Fr photo de paysage, İng panoramic picture, landscape photo) Kır görünümlerini konu alan fotoğraf; kır, manzara fotoğrafı. bkz açıkhava fotoğrafı. bkz manzara modu. bkz panoramik görüş. bkz yatay kadraj.
manzara fotoğrafçılığı
(Alm landschafts fotografie, Fr photographie de paysage, İng landscape photography) Manzara fotoğrafçılığı, doğanın doğal halini (dağlar, nehirler, ormanlar) veya insan yapısı çevrelerin doğa içindeki etkisini, estetik bir kompozisyonla geniş açılı veya ayrıntıya odaklı olarak belgeleyen fotoğraf türüdür. Genellikle derinlik, netlik ve ışık kullanımı ön plandadır. Sadece doğal alanları değil, şehir manzaraları (cityscape) veya kırsal yapıları da kapsayabilir. Amaç, doğanın ruhunu, görkemini veya huzurunu izleyiciye aktarmak, "o an orada olma" hissini yaşatmaktır. Genellikle geniş alan derinliği (küçük diyafram değerleri, örneğin f/8 – f/16) kullanılır, böylece ön plandan arka plana kadar her yer net olur. Gün doğumu, gün batımı, sisli veya bulutlu hava gibi atmosferik koşullar fotoğrafın etkisini artırır. Geniş açı objektifler sık kullanılsa da, ayrıntı çekimleri için teleobjektifler ve durağanlık için tripod vazgeçilmezdir.
manzara fotoğrafı
(Alm landschafts foto, Fr photo de paysage, İng landscape photo) Manzara fotoğrafı, doğanın doğal halini (dağlar, nehirler, ormanlar) veya insan yapısı çevrelerin doğa içindeki etkisini, estetik bir kompozisyonla geniş açılı veya ayrıntıya odaklı olarak belgeleyen fotoğraflardır. bkz manzara. bkz manzara fotoğrafçılığı.
manzara modu
(Alm quer format, Fr mode paysage, İng landscape mode) Kompakt ve gelişmiş SLR fotoğraf makinelerinde manzara çekimleri için fabrikasyon olarak oluşturulmuş bir hazır çekim modu. Bu modda genelde mavi ve yeşil tonların doygunluğu ve ton karşıtlığı arttırılır.
marjör
(Alm marge, planchette, Fr margeur, planchette, İng margeur, planchette, enlarger easel) Fotoğraf baskısı sırasında, agrandisörün alt tablada oluşturduğu görüntünün netlik, boyut, kadraj ayarlarının yapıldığı, fotoğraf kağıdını düz tutmak için kullanılan tutuculu tabla ekran; plançete.
maşa
(Alm zange, Fr pinces, İng tongs) Karanlık odada, siyah beyaz baskıları ya da büyük boy yaprak filmleri banyo sürecinde tutmak için kullanılan araç. Elleri kimyasalla ıslanmaktan korur.
maske
(Alm maske, Fr masque, İng mask) Görüntüde, belli alanlrın gizlenmesi ya da geri plana itilmesi amacıyla kullanılan örtme tekniği. Görüntü oluşturucu ışığın yolunu kesmek için agrandisörün objektifi ve baskı kartı arasına tutulan herhangi bir ışık geçirmeyen malzeme ile uygulanır. Fotoğraf kağıtlarında ya da film üzerindeki görüntüde, karanlık odada, duyar katın sadece belli bir bölümünün etkinleştirilmesini sağlamak amacıyla fiziksel olarak banyo sürecinde örtme uygulanır. Maskeler genellikle üst üste baskılarda kullanılır. Böylece agrandisörden aynı baskı kartına farklı negatifler yansıtılırken birbirinin içine geçme olmaz ve karışıklık önlenir. Duyarlı malzemelerin belli gri tonlarını ya da görüntünün belli alanlarını, kimyasal malzemeyle kaplayarak yapılan Sabattier etkisi ya da fotomekanik kopyalama. Sayısal görüntülerde, seçme işlemi başka bir katman üzerine konulup alfa kanalına dönüştürülerek yapılır. / Sayısal görüntü işlemede; netsiz maskeleme, gürültü azaltma ya da artırma vb işlemler. / Görüntü üzerinde çeşitli biçimleri sağlamak amacıyla objektifin önüne takılan parça.
maskeleme
(Alm maskierung, Fr masquage, İng dodging, burning in, masking) Karanlık odada agrandisörle fotoğraf baskısı sırasında görüntünün belirli bölgelerinin ışıklanmasını önleyerek tonların istenilen biçimde elde edilmesini sağlayan yöntem; bölgesel kontrol. İlki, belirli küçük bir alanın ışığını engelleyerek daha açık tonda çıkmasını sağlamak (dodging); ikincisi ise fotoğrafın genelinin ışığını engelleyerek belli bir noktanın ışık alma süresini artırmak (burning in) olarak iki farklı şekilde uygulanabilir.
maskeleme tabakası
(Alm schatten maske, Fr masque d'ombre, İng shadow mask) Bir tür renkli ekran teknolojisi. Elektron tabancası ve televizyon ekranının tüpündeki üç renkli kırmızı, yeşil ve mavi fosfor ekranı arasında yer alan çok yüksek duyarlıklı, ince deliklerin açıldığı tabaka. bkz trinitron.
master
(Alm meister, Fr maître, İng master) Bir fotoğraf, dosya veya kaydın eşsiz, ilk ve orijinali; kopyaların çıkarılabileceği kaynak. / Bir fotoğrafın, dosyanın veya kaydın ilk kopyasını yapmak.
mat
(Alm matt, Fr mat, İng matte) Parlak ya da cilalı olmayan yüzey; donuk ve opak. / Aydınlatıldığında üzerine düşen ışığı her yöne dağılmış bir biçimde, neredeyse eşit olarak yansıtan, ışığı etkili şekilde yayan ve her yönden bakıldığında eşit olarak aynı parlaklıkta görünen yüzey. / Fotoğraf makinesi objektifinin önüne yerleştirilen, aksesuarları tutmada kullanılan, kutu şeklindeki aygıt. / Baskıları göstermek için yapılmış pencere biçimli pano. / Görüntünün bir bölümünün kapatılmasını, bu sayede diğer görüntünün daha güzel görünmesini sağlayan maske.
mat baskı
(Alm mattdruck, Fr impression mate, İng matte print) Kurşun kalem ve mürekkep uygulamaları için parlak kağıttan daha uygun olan mat fotoğraf kağıdından yapılmış baskı.
matematiksel hız
(Alm mathematische geschwindigkeit, rechengeschwindigkeit, Fr vitesse arithmétique, İng aritmetic speed) Film hızını ikili katlarla gösteren derecelendirme sistemi. Örneğin 50'den 100'e kadar değişik hızlar ikinin katları olarak verilir.
matris
(Alm matrix, Fr matrice, İng matrix) CCD algılayıcıların alan oluşturacak biçimde 2 boyutlu düz sıralanışı. / Hesaplamaları kolaylaştırmak amacıyla sayıları bir sıraya, düzenlemeye koyan matematik tekniği. Kesinleştirme, gürültüyü azaltma gibi sayısal görüntü işleme filtrelerini programlamada kullanılır.
matris alan
(Alm matrix bereich, Fr zone matricielle, İng matrix area) Matris alan ya da single matrix (tek matris), tam renkli görüntüleri anında elde edebilen CCD'lerdir. Pikseller RGB filtreleri tarafından örtülür. Bazı matrislerde yeşil renk kırmızı ve maviye göre daha çoktur ve bu sayede daha detaylı görüntü elde edilir. Çünkü insan gözü yeşil renge daha duyarlıdır. Karışık RGB filtrelerinin kötü noktası çözünürlüğün azalmasıdır, çünkü alanın üç ya da dört elementi bir piksel için kullanılır.
matris ölçümü
(Alm matrix messung, Fr mesure matricielle, İng matrix metering) Segmentli ölçüm olarak da bilinen matris ölçümü, toplam görüntü alanını alır ve bölümlere ayırır; bu bölümler fotoğraf makinesinin ışıkölçeri tarafından analiz edilir ve çevredeki bölümlerin ışık değerleriyle karşılaştırılır. Sonuçlar daha sonra fotoğraf makinesinin hafızasında saklanan benzer aydınlatma durumlarıyla karşılaştırılır ve doğru bir pozlama sağlanır. Tüm bu süreç birkaç mikrosaniyede gerçekleşir. Bazı gelişmiş SLR (tek objektifli yansıtmalı) analog ve sayısal veya tek objektifli aynasız sayısal fotoğraf makinelerinde bulunan ve vizördeki (bakaç'taki) alanı bölümlere ayırıp (genelde 256 noktayı hesap ederek) poz değerini ağırlıklı ortalama yöntemiyle hesaplayan bir pozlama sistemidir.
mavi kumaş testi
(Alm blauer wolltest, Fr test de laine bleue, İng blue wool test) Geleneksel dokuma endüstrisinde boyama renklerinin derecelendirme ya da ölçümünde kullanılan yöntem. Işık haslığı derecesini belirleme yöntemi. bkz ışık haslığı.
mavi saat
(Alm blauer wolltest, Fr l'heure bleue, İng blue hour) Gün doğumundan önce ya da gün batımından hemen sonra ortaya çıkan, gökyüzünün neredeyse tamamının, Rayleigh saçılımı etkisinden kaynaklanan mavi (parlament mavisi (İng parliamentary blue)) renkle dolduğu alacakaranlık zamanı. "Mavi saat" zamanı sabah ve akşam saatlerinde yaklaşık olarak 20 dakika sürer ve kızıl ışınların uzaya doğru çekilirken mavi ışıkların atmosfere dağılmasıyla oluşur. Güneş ufuk çizgisinden 4 ile 8 derece kadar aşağıdayken mavi ışık spektrumları daha belirgindir. Mavi saat, ekvatora yakın bölgelerde güneşin dik açılarda doğup batması nedeniyle kısa sürer. Kutuplara yakın yerlerde ise, güneş eğik açılarda doğup battığın için aydınlanma ve kararma süreleri daha uzundur. Bu renk, altın saat (İng golden hour, magic hour) ile birlikte kaliteli bir ışık ortamı yarattığından dolayı özellikle fotoğrafçılar tarafından tercih edilir. bkz altın saat, golden hour.
mavi-kırmızı
(İt magenta, Alm magenta, Fr magenta, İng magenta) Macenta. bkz macenta.
mavi-yeşil
(Alm cyan, Fr cyan, İng cyan) Siyan. bkz siyan.
Maxwell üçgeni
(Alm Maxwell-dreieck, Fr triangle de Maxwell, İng Maxwell triangle) Katmalı grinin önemli üç renkli bileşimlerini gösteren kırmızı, mavi ve yeşilin birleşme dairelerini gösteren çizelge.
MB
(Alm Megabyte, Fr Mégaoctet, İng Megabyte) Megabayt okunur. Bilgisayarda bellek (veri depolama) birimi (1 MB = 1024 kb).
medium format cameras
(Alm mittel format kameras, Fr appareils photo moyen format, İng medium format cameras) bkz orta format fotoğraf makinesi.
medya estetiği
(Alm medien ästhetik, Fr esthétique médiatique, İng media aesthetics) Fotoğraf, film, elektronik görüntüyü algılama duygusu. Görüntüye ve sese anlam ve biçim verebilme konularını içerir. bkz görsel estetik. bkz görüntü estetiği.
mega
(Alm mega, Fr méga, İng mega) Birimlerin önüne getirilen ve birimin 1000000 (=1 x 106) katını sembolize eden ön ek. Kısaltması “M”.
megabayt
(Alm megabyte, Fr mégaoctet, İng megabyte) 210 kb= 1024 kb (=1 024 x 1 024=) 1 048 576 b (yaklaşık 1 milyon) bayttan oluşan bilgisayar, disk alanı veya belge boyutu değeri. Simgesi “Mb”. 1024 kilobayt, Mb olarak yazılır ve dosya veya medya boyutlarını, örneğin sabit diskleri ifade etmek için kullanılır. Bu sayı, bir dosyadaki bilgi veya görüntü verisi miktarını veya bir hafıza kartı, CD veya DVD, sabit disk veya diskte ne kadar bilgi barındırabileceğini ifade eder./ Megabayt (Mb), dijital verilerin veya dosyaların boyutunu ölçmek için kullanılan bir depolama birimidir. Genellikle yaklaşık 1 milyon bayt (veya teknik olarak 1 048 576 b) değerine eşittir. Kilobayttan (kb) büyük, gigabayttan (Gb) küçüktür; fotoğraflar, müzikler veya küçük belgeler için standart dosya boyutu ölçüsüdür. 1 kb=210 b=1024 b. 1 Mb =210 kb=1024 kb (kilobayt). 1 Gb (Gigabayt)=210 Mb=1024 Mb. Cep telefonlarındaki fotoğraf boyutu, uygulamalar, belgeler veya müzik dosyalarının kapladığı alanı ifade eder. Megabayt (Mb - dosya boyutu) ile Megabit (Mbit - internet hızı) farklı kavramlardır.
megapiksel
(Alm megapixel, Fr megapixel, İng megapixel) Bir fotoğraf karesindeki görüntüyü oluşturan taneciklerin sayısı ve çözünürlük birimi. Yaklaşık 1000000 (bir milyon) piksel değerindeki görüntü çözünürlük ölçüsü. Sayısal fotoğraf makinelerindeki algılayıcıların çözünürlüğünü, özellikle kulağı milyon kavramına alışık olmayan toplumlara yönelik olarak belirtmekte kullanılır. Görüntünün çözünürlüğü ne kadar yüksek olursa piksel sayısı ve dolayısıyla görüntü kalitesi de o oranda artar. Örneğin 1 Mp olan bir fotoğraf makinesinin piksel sayıları sırasıyla yatay ve dikeyde 1280 piksel x 720 piksel (= 921600 1 Mp). 1 megapiksel çözünürlükteki bir görüntü dosyası gerçeğe çok yakın görüntüyü sağlayan 15 cm x 20 cm'lik bir fotoğraf baskısı sağlayabilir. Bu baskı boyutu 2 megapiksel'de 20 cm x 30 cm ve 3 megapiksel dosya boyutunda ise 28 cm x 36 cm'dir.
megapixel
(Alm megapixel, Fr megapixel, İng megapixel) Bir fotoğraf karesindeki görüntüyü oluşturan taneciklerin sayısı ve çözünürlük birimi. Yaklaşık 1000000 (bir milyon) piksel değerindeki görüntü çözünürlük ölçüsü. bkz megapiksel.
mekan
(Ar mekân, Alm raum, Fr espace, İng space) Bir şeyin ya da bir kişinin bulunduğu, bir olay ya da durumun gerçekleştiği yer. Varoluş olarak düzenlenmiş, insan izleriyle dolu yer. Uzam ve uzayla ilişkilidir. bkz uzam. bkz uzay.
melez
(Alm hybrid, Fr hybride, İng hybrid) Karışık kökenli ya da bileşenli, iki ya da daha fazla farklı türdeki şeyin bileşimi; azma, hibrit, kırık, kırma, metis.
melez algılayıcı düzeni
(Alm hybrid array, Fr réseau hybride, İng hybrid array) Çip üzerinde her bir pikselin, kendi ön yükselticisine bağlı olduğu ışıksezici. bkz algılayıcı düzeni.
menisk
(Alm meniskus, Fr ménisque, İng meniscus) Ayça, içbükey-dışbükey mercek, menisküs. bkz ayça. bkz içbükey-dışbükey mercek.
menisküs
(Alm meniskus, Fr ménisque, İng meniscus) bkz ayça. bkz içbükey-dışbükey mercek. bkz menisk.
menü
(Alm menü, speisekarte, Fr menu, İng menu) Ekranda programın sunduğu seçenekler listesi.
menzil derinliği
(Alm bereichsabteilung, Fr rayon de portée, İng dept of range) Nesnenin uzaklığının görüntüde değişmesi; yakınsama derinliği. bkz yakınsama derinliği.
mercek
(Alm linse, Fr lentille, İng lens) İçinden geçen ışın demetini kırma özelliği olan, en az bir yüzü küresel, camdan veya ışık kırıcı herhangi bir maddeden yapılmış optik gereç; adese. Iraksak veya yakınsak düzenlenebilir. Fotoğrafçılıkta yakınsak mercek veya mercek sistemi olarak odak noktasının üzerinde görüntünün elde edilmesi için kullanılır. İki ya da daha fazla merceğin bir araya getirilerek tek bir optik sistem gibi çalışması amacıyla oluşturulan tasaarım objektif olarak adlandırılır. bkz objektif. / Bir elektron demetini, tıpkı optik mercek gibi saptırabilen sistem; elektronik mercek.
mercek açıklığı
(Alm blende, objektiv blende, Fr ouverture, ouverture de l'objectif, İng aperture, lens aperture) Işığın geçtiği mercek diyafram açıklığı. / Teleskop objektif merceğinin veya diğer optik bir sistem veya aletin, genellikle mm birimi ile ifade edilen çapı. bkz açıklık.
mercek asal noktası
(Alm hauptpunkt einer linse, Fr point principal d'une lentille, İng principal point of a lens) bkz düğüm noktası. bkz odak noktası.
mercek aydınlığı
(Alm beleuchtung einer linse, linsenbeleuchtung, Fr éclairage d'une lentille, illumination de lentille, İng illumination of a lens, lens illumination) bkz rölatif mercek açıklığı.
mercek bakış açısı
(Alm betrachtungswinkel des objektivs, Fr angle de vision de l'objectif, İng lens viewing angle) bkz objektif görüş açısı.
mercek bileşenleri
(Alm linsen komponenten, Fr composants de lentilles, İng lens components) bkz mercek elemanları.
mercek bileziği
(Alm objektivanschluss, objektivbefestigung, Fr monture d'objectif, montage d'objectif, İng lens mount, lens mounting) Mercek sistemini tutan ve fotoğraf makinesine takmak için kullanılan yuvarlak çember; objektif bileziği, mercek yuvası, objektif yuvası.
mercek bilimi
(Alm linsenwissenschaft, dioptrien, Fr science des lentilles, dioptrie, İng lens science, dioptrics) Optiğin, merceklerin, yapım, kullanılma ve yakıcı olan türlerini araştırarak kurallara bağlayan dalı. bkz ilmi merayayi muhrika.
mercek bozulması
(Alm Linsenverzerrung, Fr distorsion de l'objectif, İng lens distortion) Mercek hatası veya kayıklıklarından kaynaklanan görüntü yer değiştirmesi.
mercek çap noktası
(Alm blende, Fr arrêt d'ouverture, İng aperture stop) Optik sistemin içinden bir demet şeklinde geçen ışınları sınırlandıran, fotoğraf makinesi objektifinin çap doğrultusunun iki ucunda bulunan, cisimlere ait görüntülerin duyar kata (film ya da algılayıcı) üzerine kaydedilmesinde önemli etkileri bulunan objektif noktası; mercek son noktası, mercek stop noktası.
mercek çapı
(Alm blende, linsen öffnung, objektiv öffnung, Fr ouverture, ouverture de l'objectif, ouverture de l'objectif, İng aperture, lens aperture, objective aperture) Genellikle mm birimi ile ifade edilen, ışığın geçtiği mercek diyafram açıklığı; açıklık, mercek hızı, objektif hızı. Mercek veya dizgesinin odak uzaklığı (f), giriş bebeği çapı (d) değeri arasındaki (f/d) sayısı, bu sayının en büyük değeri. Teleskop aletinin veya mercekli herhangi bir ölçme aletinin mercek açıklığı ve mm birimi ile ifade edilen çapı.
mercek çerçevesi
(Alm objektiv tubus, Fr barillet d'objectif, İng lens barrel) Bir objektifin optik sistemini oluşturan mercklerin bir eksen üzerinde yer almasını sağlayan,metal alaşım ya da plastikten yapılan boru biçimindeki uzantı. Objektifin iç sistemini dış etkenlere karşı korur. Netleme ve zum bileziklerinin çalışmasını sağlar, ayarları ve odaklamayı gösterir ve ucuna objektif kapağı takılır.
mercek düzeltme efekti
(İng lens correction) Adobe Photoshop distort (bozmak) efektlerinin altında bulunur ve fotoğraf çekilirken oluşabilecek hataları düzeltmeye yarar (Filter > distort > Lens Correction).
mercek düzeltmesi
(Alm linsen korrektur, Fr correction de l'objectif, İng lens correction) Merceklerde bulunan astigmatizma, bükülme ve özellikle renksel sapınç (sapma) hatalarını gidermek için mercek sistemine, optik sistemde amaca uygun olarak yapılan düzeltme. Mercek hatalarından küresel sapınç hatasını gidermek için siferik aberasyon düzeltmesi, renksel sapınç hatasını gidermek için kromatik aberasyon düzeltmesi uygulanır.
mercek düzlemi
(Alm brennebene, Fr plan focal, İng focal plane) bkz odak düzlemi.
mercek elemanları
(Alm composants de lentilles, Fr composants de lentilles, İng lens elements) Bileşik mercek sistemindeki tek bir merceğe verilen ad; mercek bileşenleri. Fotoğrafik merceklerde, genellikle “ön elemanlar” ve “arka elemanlar” terimi kullanılır.
mercek gücü
(Alm dioptrien, brechkraft einer Linse, Fr dioptries, puissance d'une lentille, İng dioptri, power of a lens) bkz bağıntılı açıklık. bkz diyoptri.
mercek hızı
(Alm objektiv geschwindigkeit, Fr vitesse de l'objectif, İng lens speed) bkz bağıntılı açıklık. bkz rölatif mercek açıklığı.
mercek kalibrasyonu
(Alm objektiv kalibrierung, Fr calibrage de l'objectif, İng lens calibration) bkz fotoğraf makinesi kalibrasyonu.
mercek kalıplama
(Alm linsenformen, Fr moulage de lentilles, İng lens molding) Yumuşayana kadar ısıtılan cam kalıpları arasında mercek boşluklarının üretimi.
mercek kaplaması
(Alm linsen beschichtung, Fr revêtement des lentilles, İng lens coating) Işık geçirimini geliştirmek amacıyla merceğin yüzeyine magnezyum flutoid uygulanması. Merceğe gelen ışığın yansıyarak istenmeyen etkiler oluşturmasını engellemeye yöneliktir. bkz çoklu kaplamalı. bkz kaplamalı mercek. bkz yansıma önleyici kaplama.
mercek kusurları
(Alm aberration, Fr aberration, İng aberration) Mercek ya da diğer optik sistemlerin içerdiği hatalar; aberasyon, sapınç. Bu hatalar, görüntünün biçimi, keskinliği ve aydınlığının renginin değişmesine yol açar. Bazı mercek kusurları azaltılabilir; ancak, çok elemanlı bir optik sistemin kusurları tamamen giderilemez. Mercek kusurlarının başlıcaları, 1- Küresellik; 2- Koma; 3- Astigmatizm ve alan eğikliği; 4- Eğik küresellik; 5- Biçim bozulması; 6- Renkseme kusurlarıdır.
mercek tablası
(Alm turm montage, Fr tourelle, İng turret-mount) Birden çok objektifi taşıyan ve çevrildiğinde istenilen objektifin fotoğraf makinesinin optik ekseninde bir noktaya kilitlenmesini sağlayan tekerlek biçimindeki donatım. Günümüz fotoğraf makinelerinde kullanılmamaktadır.
mercek yansıması filtresi
(İng lens flare) Adobe Photoshop render (canlandırma) filtresinin altında bulunur ve fotoğraf çekilirken objektife gelen güneş ışığının neden olduğu parlaklığı taklit eder (Filter > Render > Lens Flare).
mercekçik
(Alm linse, Fr lentille, İng lenslet) Bir dizinin parçası olan küçük bir mercek. Aydınlatmada aynı düzeyde bir yoğunluk sağlamak amacıyla kullanılır.
merceksi
(Alm lentikel, Fr lenticule, İng lenticule) Bir mercek gibi şekillenme, merceğe benzeme.
merceksi renkli fotoğraf
(Alm lentikular farb fotografie, Fr photographie lenticulaire couleur, İng lenticular color photography) Isıtmalı renk sistemine göre çalışan renkli fotoğraf. Kırmızı, yeşil ve mavi temel ışık renklerini ayıran mercek ve filtre sistemine dayanır. En iyi örneği Polaroid Polachrom filmidir; kırmızı, yeşil ve mavi filtreler kullanılarak pankromatik siyah beyaz film pozlanır. Siyah beyaz pozitif görüntü geliştirildikten sonra uygun renk filtreleri pozlanır ve renkli görüntü ortaya çıkar.
mercekten
(Alm durch die linse, Fr à travers l'objectif, İng Through-The-Lens -TTL) bkz TTL.
merdiven
(Alm treppe, Fr escalier, İng straircase) Video uygulamalarının ayarlanmasında kullanılan, yoğunlukları değişen yoğunlukölçer.
meridyen
(Alm meridional, Fr méridional, İng meridional) bkz teğetsel.
meridyen ışını
(Alm meridional strahl, Fr rayon méridien, İng meridional ray) Yüzeyde bulunan ve optik eksen boyunca geçen her türlü ışık ışını.
merkez ağırlıklı ölçüm
(Alm mittenbetont, Fr pondéré central, İng center-weighted) Fotoğrafı çekilen konunun, bakış alanı içinde, kenarlardan ziyade merkezi parlaklığa ağırlık veren ışıkkölçer ile konunun ortasındaki ton değerine göre ölçüm yapan, tek objektifli yansıtmalı fotoğraf makinelerinde ile aynasız fotoğraf makinelerinde kullanılan standart yöntem ışık ölçümü; merkez ağırlıklı ışık ölçümü. bkz merkez ağırlıklı ölçüm modu.
merkez ağırlıklı ölçüm modu
(Alm mittenbetonter Messmodus, Fr mode de dosage pondéré au centre, İng center-weighted metering mode) Bu modda makine görmüş olduğu alanın merkezindeki bir bölgeyi temel alarak pozlamayı oluşturur.
merkez ayarlı filtre
(Alm mittlerer verlaufsfilter, Fr filtre gradué central, İng center graduated filter) Geniş açılı objektiflerde, ışığın dereceli olarak dağılımını sağlamak için kullanılan filtre türü. Filtrenin merkezi köyu gridir., kenarlara doğru saydamlaşır. Bu şekilde, ışık merceğe dereceli olarak dağılır. Genellikle açık diyafram değeriyle kullanılır.
merkezi işlem birimi
(Alm zentraleinheit, Fr Unité centrale de traitement, İng Central Processing Unit - CPU) Bilgisayar sisteminin merkezinde yer alan beyin bölümü; Merkezi İşlem Birimi – MİB. İşlemleri denetleyen, düzenleyen, verilerle ilgili uygulamaları, aritmetik işlemleri yerine getiren ana birim.
merkezi obtüratör
(Alm Zentralrollladen, Lamellenrollladen, Fr volet central, volet à vantaux, İng central shutter, leaf shutter) Yaprak obtüratörün diğer adı. Objektif ile mercek arasına yerleştirilmiştir.
merkezi örtücü
(Alm verbundverschluss, Fr volet composé, İng compound shutter) Objektifin içinde mercekler arasında yer alan örtücü sistemi; yaprak örtücü. bkz yaprak örtücü.
merkezin sapması
(Alm dezentrierungsfehler, Fr aberration de décentrement, İng decentration aberration) Bir objektifin bir ya da daha fazla elemanının doğru olmayan şekilde hizalanması sonucunda ortaya çıkan görüntü bozulması. Objektifin bir ya da daha fazla elemanının optik merkezinin, optik eksene ya da görüntüye göre kaymasıyla ortaya çıkar.
meşgul
(Alm beschäftigt, Fr occupé, İng busy) Tarayıcı, sayısal fotoğraf makinesi, sürücü gibi araçların kullanımda olduğunu ve kullanımdayken başka bir işlem için kullanılamayacağını gösteren sembol sözcük.
metadata
(Alm metadaten, Fr métadonnées, İng metadata) Görüntülere sayısal fotoğraf makinesi tarafından otomatik olarak eklenen mekanik bilgisi; üstveri.
metafor
(Alm metapher, Fr métaphore, İng metaphor) Bir kavramın yaygın anlamının dışında kullanılması. Bir nesne ya da konuyu, sanat eserinde örneğin fotoğrafta aslını temsil etmeyen başka bir şeyi akla getirmek üzere kullanmak; eğretileme, mecaz. Bir kavramın anlatılmasında, benzer özelliklerinden dolayı başka kavramların kullanılması.
metamerizm
(Alm metamerie, Fr métamérisme, İng metamerism) Bir nesnenin üzerine düşen ışığın değişmesiyle ortaya çıkan görsel psikolojik etki. Özellikle nesnenin gri alanı üzerinde rahatlıkla fark edilir. Metamentrik uyum, fiziksel olarak farklı iki grinin aynı gibi göründüğünde ortaya çıkar.
metol
(Alm p-methylaminophenol, Fr p-méthylaminophénol, İng p-methylaminophenol) Siyah-beyaz fotoğrafçılıkta, geliştirici banyolarda dengeleyici olarak kullanılan, suda eriyebilir beyaz kristale benzer toz. N-metilaminofenolün protonlanmış türevinin hidrojen sülfat tuzudur. Hidrokinon ile birlikte kullanıldığında çok amaçlı, ince gren, film ve kart banyolarının yapımında kullanılır. Temas halinde deride tahriş yapabilir.
metrik
(Alm metrisch, Fr métrique, İng metric) “metre” ya da metreyi temel alan ölçü birimi. / Yazı tipi özelliği. / Görsel ya da öbür uygulama durumlarını ölçmek ya da değerlendirmek için her türlü sistem, metot.
metrik fotoğraf
(Alm metrische Fotografie, Fr photographie métrique, İng metric photography) bkz fotogrametri.
metrik fotoğrafçılık
(Alm metrische fotografie, Fr photographie métrique, İng metric photography) Drone, uçak veya uydu fotoğrafçılığıyla birlikte arazilerin 3 boyutlu topografik haritasını çıkarmak için doğru ölçümler elde etmek amacıyla fotoğrafın kullanıldığı yöntem; metrik fotoğraf.
mevcut ışık
(Alm verfügbares licht, vorhandenes licht, Fr lumière disponible, lumière existante, İng available light, existing light) Fotoğraf karesinde bulunan doğal ışık. bkz dağınık ışık. bkz yumuşak ışık.
mg
(Alm milligramm, Fr milligramme, İng miligram) “gram”ın binde biri (1 x 10-3 g) kısaltması “mg”.
Microsoft
(İng Microsoft Corporation) Bilgisayar yazılımları, elektronik cihazlar, kişisel bilgisayarlar ve bilişim hizmetleri geliştiren, üreten, lisanslayan ve satan ABD merkezli çok uluslu teknoloji şirketi. Dünyanın en büyük yazılım şirketidir. Microsoft, 1975'te Paul Allen ile Bill Gates tarafından kurulmuştur.
Microsoft Windows
IBM ve IBM uyumlu bilgisayarlar için Microsoft'un çıkardığı grafik kullanıcı ara birim, arayüz.
mikro
(Alm mikro, Fr micro, İng micro) Birimler için “milyon”da bir (1 x 10-6) anlamına gelen bir ön ek, kısaltması “”. SI Birim Sisteminde 1 x 10-6 m'ye eşit uzunluk ölçüsü ve aynı simge ile gösterilen mikron ile karıştırılmamalıdır. mikro () ön ektir, mikron () ise bir uzunluk birimidir. bkz mikron.
mikro mercekler
(Alm mikrolinsen, Fr microlentilles, İng micro lenses) Mikro mercekler, çapı 1 milimetreden küçük, genellikle mikrometre (m) boyutlarında olan son derece küçük merceklerdir; mercekçik olarak da adlandırılır. Mikro mercekler genellikle piksellerin ışık toplama (yani foton) kısmının üzerine monte edilir ve genellikle fotoğraf makinesi algılayıcısının kenarları boyunca bir açıyla ışığı yakalar ve piksele yönlendirir. Bu, görüntünün kenarlarındaki ışığı azaltmak ve görüntü işleme için yönlendirmek için kullanılan bir yöntemdir. Temel olarak ışığı yönlendirmek, odaklamak veya görüntü sensörlerinde ışık toplama verimliliğini artırmak, Mikro Lens Dizisi (İng Micro Lens Array - MLA) için kullanılırlar. Fotoğrafçılıkta ise makro lensler ile eşanlamlı veya süper yakın çekim eklentisi olarak adlandırılırlar. OLED ekranlarda ve sayısal video kamerası algılayıcılarında her pikselin üzerine yerleştirilerek ışık hassasiyetini ve parlaklığı artırır. Fotoğrafçılıkta, küçük nesnelerin (böcekler, çiçekler, detaylar) 1/1 veya daha yüksek büyütme oranlarıyla ayrıntılı görüntülerini çekmek için kullanılır. Optik cihazlarda, dalga cephesi algılayıcılarında, lazer ışınlarını homojenleştirmede ve kolimatör (yönlendirici)lerde kullanılır. Akıllı telefonlarda, telefon kameraları için eklenti mercek setlerinde ayrıntılı yakın çekimler yapmak için kullanılır. Nikon gibi bazı üreticiler, yüksek büyütmeli makro objektiflerini "Micro" olarak adlandırır (örneğin Micro-NIKKOR). Mikro mercekler, NIKKOR mikro objektiflerle karıştırılmamalıdır.
mikro sürücü
(Alm mikro, Fr micro, İng micro drive): IBM tarafından geliştirilen mikro sürücüler, sayısal fotoğraf makineleri için kullanılan orijinal sayısal bellek kartlarından biridir. Temelde küçük sabit diskler olan mikro sürücüler, hareketli parça içermeyen ve bu nedenle çok daha güvenilir olan katı hal Kompakt Flash kartlara yer vermiştir.
mikrofilm
(Alm mikrofiche, mikrofilm, Fr microfiche, microfilm, İng microfiche, microfilm) Fotoğrafik görüntü saklama aygıtı. Herhangi bir belge, yayın vb'ni küçük sinema filmi gibi bir şerit üzerine, sayfaları, 10X-20X-25X-30X ya da daha fazla oranında küçülterek çeken, özel bir fotoğraf makinesiyle elde edilmiş mikrofilm dizini. Mikrofilm okuyucusu yoluyla bu sayfalar ekranda yeniden büyültülerek görülür. bkz mikrofotoğraf.
mikrofilm fotoğraf makinesi
(Alm mikrofilm kamera, Fr appareil photo pour microfilms, İng microfilm camera) Orijinal malzemeyi, fotoğraf filmi üzerine 10X-20X-25X-30X ya da daha fazla oranında küçülterek çekmek üzere tasarlanmış fotoğraf makinesi.
mikrofiş
(Alm microfiche, Fr microfiche, İng microfiche) Herhangi bir yayının küçültülerek üzerine aktarıldığı, genellikle 9 cm x 12.5 cm boyutunda düz film.
mikrofotoğraf
(Alm mikrofotografie, Fr microphotographie, İng microphotograph) Çok fazla küçültülmüş ya da çok küçük fotoğraf türü. Bir belge en fazla 1.5 mm çapından daha fazla olmayacak bir alan olarak film yüzeyine küçültülerek kaydedilir.
mikrofotoğrafçılık
(Alm mikrofotografie, Fr microphotographie, İng microphotography) Boyutları çok küçük olan fotoğraf çalışmalarıdır. Belgelerin, kitapların ve benzerlerinin arşivlenmesinde kullanılır. Büyütme oranı (g/c) 10/1'den daha büyüktür. Özel donanımlarla desteklenen normal fotoğraf makineleri kullanılarak yapılabilir. Örneğin fotoğraf makinesinin önüne konulan körük sistemiyle yapılır. Özel olarak geliştirilmiş mikrofilm okuyucuları ile değerlendirilebilir. Mikrofotoğrafçılık, mikroskoptan fotoğraf çekimi olan mikroskopik fotoğrafçılıktan farklıdır. bkz mikroskopik fotoğraf. bkz mikroskopik fotoğrafçılık.
mikrokarşılıklılık derecesi
(Alm mikroreziproker grad, Fr degré microréciproque, İng microreciprocal degree) bkz mired.
mikron
(Alm mikron, Fr micron, İng micron) SI Birim Sisteminde 1 x 10-6 m (= 1 mikrometre (m) = 1 mikron ()'a eşit uzunluk ölçüsü; simgesi “”. Aynı simge ile gösterilen birim ön eki mikro ile karıştırılmamalıdır. bkz mikroölçer.
mikroölçer
(Alm mikrometer, Fr micromètre, İng micrometer) Tarayıcının hareketi gibi bir aygıtı kontrol etmek için kullanılan hassas ayar sistemi. / Nesnelerin ölçülerini 1/1000 mm hassasiyetle ölçmeye yarayan bir ölçme (ölçüm) aracı. / SI Birim sisteminde, 1 x 10-6 m (= 1 mikrometre (1 m) = 1 mikron ()'a eşit uzunluk ölçüsü; mikron. bkz mikron.
mikrooptik
(Alm mikrooptik, Fr microoptique, İng microoptics) Endoskopi (içgöreçleme) aygıtlarında kullanılan, çok küçük optik bileşen. Merceklerin çapı 2 mm hatta daha küçük olabilir.
mikroskop
(Alm mikroskop, Fr microscope, İng microscope) Çıplak gözle görülemeyek kadar çok küçük nesnelerin, görüntünün çok büyütülmüşünü vermek için tasarlanmış optik düzenek; mini gözleyen. bkz elektron mikroskobu.
mikroskop daldırma sıvısı
(Alm mikroskop-immersionsflüssigkeit, Fr fluide d'immersion pour microscope, İng microscope immersion fluid) Film ve benzeri maddelerin çok küçük alan üzerindeki yoğunluğu ölçen aygıt. Filmin en küçük ayrıntıdaki yoğunluk değerini ölçmede kullanılır. bkz gren.
mikroskop yoğuşturucu
(Alm mikroskop-kondensator, Fr condensateur de microscope, İng microscope condenser) Eskiden bir mikroskobun tablası ile aynası arasında bulunan kondansatör (yoğuşturucu). Kondansatörler, dik bir mikroskopta ışık kaynağının üstünde ve numunenin altında; ters bir mikroskopta ise tablanın üstünde ve ışık kaynağının altında bulunur. Mikroskobun ışık kaynağından gelen ışığı toplayıp numuneyi aydınlatan bir ışık konisine yoğunlaştırırlar. Işık konisinin açıklığı ve açısı, farklı sayısal açıklıklara sahip her farklı objektif için (diyaframın boyutu aracılığıyla) ayarlanmalıdır.
mikroskopik fotoğraf
(Alm mikroskopisches foto, mikrofotografie, Fr photo microscopique, photomicrographie, İng microscopic photo, photomicrography) Çıplak gözle görülemeyen çok küçük nesnelerin mikroskop yardımıyla ve fotoğraf çekmek için eklenmiş özel donanımla elde edilen fotoğraf.
mikroskopik fotoğrafçılık
(Alm mikroskopische fotografie, Fr photographie microscopique, İng microscopic photography, photomicrography) Bir mikroskop aracılığıyla –mikroskoba özel ekipmanlar kullanarak bir fotoğraf makinesini bağlayıp– fotoğraf çekme; foto mikrografi, foto mikroskopi.
mikrosürücü
(Alm mikroantrieb, Fr microdrive, İng microdrive) Sayısal fotoğraf makinelerinin CF Kart II yuvasına yerleşebilen, IBM'nin geliştirdiği minyatür bir ana bellek ünitesi ya da harddisk; mikro sürücü. Sallanma ve düşmelere karşı çok duyarlıdır. Fiyatı ucuz, başarımı yüksektir. Compact Flash tip II büyüklüğünde olup 170 Mb, 340 Mb, 512 Mb ve 1 Gb'lık farklı sığada olanları vardır. Panasonic'in geliştirdiği ve çok ufak olan SD bellek kartlarından sonra değerini yitirmiştir.
mikroyoğunluk ölçer
(Alm mikrodensitometer, Fr microdensitomètre, İng microdensitometer) Film ve benzeri malzemelerin çok küçük alan üzerinde ki yoğunluğunu ölçen aygıt. Filmin en küçük ayrıntıdaki yoğunluk değerini ölçmekte kullanılır. bkz gren.
mil
(Alm spindel, Fr broche, İng spindle) CD çalar/oynatıcı gibi bir aracın, döner sisteminde ana bir eksen üzerindeki çubuk ya da silindir. / Objektif üretiminde kullanılan bir cilalama makinesi. / (İng mil) Günlük yaşamda pek kullanılmayan, sadece film tabanı ya da duyar kat tabaka kalınlığı gibi ince maddelerin ölçümünde kullanılan, 1 inç'in 1/1000'i değerinde bir uzunluk birimi.
mil devri
(Alm spindeldrehzahl, Fr vitesse de broche, İng spindle speed) Bilgisayarda sabit disk sürücüsünün CD ya da DVD'nin dönüş oranı. Genellikle sabittir ve rpm (İng revolution per minute), dakikada dönüş/devir sayısı olarak ölçülür. Düşük devirler yaklaşık 4000 rpm, hızlı devirler yaklaşık 10000 rpm ya da daha fazlasıdır. bkz AV sürücü. bkz CLV.
mili
(Alm mili, Fr milli, İng mili) Kullanılan birimin 1/1000 (1 x 10-3) katı anlamına gelen ön ek, “mili”; kısaltması “m”dir. Örneğin 1 mm=1x10-3 m.
mimari fotoğraf
(Alm architektur foto, Fr photos d'architecture, İng architecture photo) Binaların, köprülerin ve diğer yapıların estetik, işlevsel ve tasarımsal özelliklerini ön plana çıkararak iç veya dış mekanlarını belgeleyen bir fotoğrafçılık dalıdır. Amaç, yapının hem teknik detaylarını yansıtmak hem de fotoğrafçının sanatsal bakış açısıyla atmosferini yansıtan özgün kareler sunmaktır. Mimari fotoğraf, tarihi yapılardan modern binalara kadar insan yapımı çevreleri kapsar. Doğru perspektif, ışık kullanımı ve kompozisyon büyük önem taşır. Mimari fotoğraf, yapının olduğu gibi belgelendiği "yorumsuz" veya fotoğrafçının bakış açısını kattığı "yorumlu" (sanatsal) olarak ayrılabilir.
mimari fotoğrafçılık
(Alm architektur fotografie, Fr photographie architecturale, İng architectural photography) Mimari fotoğrafçılık, binaların (gökdelenlerden gotik çörtenlere kadar), köprülerin ve diğer yapıların estetik, tasarım ve işlevsel özelliklerini en iyi şekilde yansıtmayı amaçlayan, hem iç hem de dış mekan çekimlerini kapsayan profesyonel bir fotoğrafçılık dalıdır Bu tür, yapıların formlarını, dokularını ve mimari detaylarını sanatsal bir yaklaşımla belgelemek için teknik bilgi (perspektif düzeltme, ışık yönetimi) gerektirir. Amaç, yapıları, mimarın niyetine sadık kalarak veya sanatsal bir bakış açısıyla en çekici halleriyle görselleştirmektir. Hem tarihi yapılar hem de modern tasarımlar, gökdelenlerden mütevazı evlere kadar çeşitli beşeri yapıları içerir mimari fotoğrafçılığın kapsamındadır. Genellikle geniş açılı objektifler ve perspektif bozulmalarını (yamulmaları) önlemek için tilt-shift objektifler veya yazılımsal düzeltmeler kullanılır. Doğal ışık (altın saatler) veya yapay ışıklandırma kullanılarak binanın dokusu ve hacmi vurgulanır. Mimari fotoğrafçılık, sadece binanın kendisini değil, çevresiyle olan ilişkisini ve atmosferini de yansıtan bir görsel sanattır.
minyatür film
(Alm subminiatur, Fr subminiature, İng subminiature) Yaygın olarak kullanılan 24 mm x 36 mm'lik film boyutundan daha küçük film boyutu. 16 mm x 36 mm, yarım kare ya da 166 mm'lik film karesi gibi günümüzde kullanılmamaktadır.
minyatür fotoğraf makinesi
(Alm klein bild kamera, Fr appareil photo miniature, İng miniature camera) Özel amaçlarla (gizli çekim, ajanlık vb) üretilmiş çok küçük boyutta fotoğraf makinelerinin genel adı. 35 mm'den daha küçük boyutlarda film kullanan ya da bu formatta sayısal fotoğraf makineleridir.
mira
(İt mira, Alm mira, ziel, Fr mira, but, İng mira, aim) Arazi üzerinde seçilmiş bir işaret noktasının düşeyini gösteren, yön belirtmek için uzaktan gözlenen, geometrik biçimli tahta lata.
miraj
(Alm fata morgana, Fr mirage, İng mirage) Atmosfer nedeniyle nesne ve izleyen arasında görülebilir bir görüntü bozukluğu. Havanın katmanlarında sıcaklıktaki önemli değişiklikler, görünümü bozmak için ışık ışınlarını tutan atmosferin ışığı kırma farklılıklarına neden olur; ılgım, pusarık, serap, yalgın. bkz serap.
mired
(Alm mikro-reziprok grade, Fr degrés réciproques micro, İng Micro Reciprocal Degress) Mikro karşılıklı derece. Renk sıcaklığı ölçümünde kullanılan bir birim. Bir ışık kaynağının mired değeri; bir milyonun (1000000 K) kaynağın renk sıcaklığına bölünmesiyle bulunan sayıdır. “M = 1000000 (K) / T (K)” Burada M, istenen birleştirilmiş sayısal değerdir. T, K cinsinden renk sıcaklığıdır. Örneğin flaş 5000 K renk sıcaklığına sahiptir. Mired değeri; M= 1000000 (K)/5700 (K) > M=200 mired. Gök mavisi ise M=40 mired'dir. “mired” yerine kimi kere “dekamired” (on mired) kullanılır.
mirek
(Alm mirek, Fr mirek, İng mirek) “mikrokarşılıklı -Kelvin- derecesi”. Sabit, 1 mirek = 1000000 K. Bu birim için SI terimi, kısaltılmış haliyle “mirek” olan ters megakelvin'dir (MK−1), ancak bu terim yaygınlaşmamıştır. bkz mired.
miyopluk
(Alm kurzsichtigkeit, Fr myopie, İng myopia) Uzaktaki nesnelerin görüntüsünün bulanık görüldüğü göz kusuru; miyopi. Gözün eksenel çapı normalden büyük ya da göz merceği olağandan daha şişkinse uzaktaki bir cisimden gelen ışınlar retinanın önünde odaklanırlar. Bunun sonucunda göz, uzaktaki cisimleri net göremez. Bu kusur ıraksak mercekli gözlüklerle düzeltilir.
mizansen
(Alm inszenierung, Fr mise en scéne, İng staging, direction) Fotoğrafçının çekmek istediği görüntü için nesne ve kişileri düzene alması ve onları olası görüntü ye uygun bir uyum içine sokması için yaptığı hazırlık, çalışma.
MİB
(Alm zentraleinheit, Fr unité centrale de traitement, İng Central Processing Unit - CPU) Merkezi İşlem Birimi – MİB. bkz merkezi işlem birimi.
ml
(Alm milliliter, Fr millilitre, İng milliliter) Sıvı hacim ölçü birimi “litre” (l)’nin binde biri olan mililitre (1 x 10-3 l)’nin kısaltması “ml”.
MLA
(Alm mikrolinsen array, Fr réseau de microlentilles, İng Micro Lens Array – MLA) Birçok küçük merceğin (mercekçiğin) bir arada bulunduğu yapı; mikro mercek dizisi.
MO
(Alm Magneto-Optisch, Fr Magnéto-Optique, İng Magneto-Optical - MO) Bir tür yapısal veri toplama ortamı; manyeto optik. Manyetik ve optik tekniklerine göre çalışır.
Moblog
(Alm Mobiles Weblog, Fr blog mobile, İng Mobile weblog > Moblog) Cep telefonu gibi seyyar bir alet yoluyla internette yayınlanan içerik.
mod
(Alm mode, Fr mode, İng mode) Bir uygulamanın ya da özelliğin yöntemi, şekli ya da hali. Örneğin otomatik netleme sistemindeki pasif ya da aktif mod, aktif enerji ışını kullanmayan bir yöntem. Basit mod, ileri seçnekleri içermeyen bir yöntem. Basit mod, ileri seçenekleri içermeyen bir yöntem; güvenli mod, yalnızca temel programların yüklü olduğu bir yöntem.
moda fotoğrafçılığı
(Alm mode fotografie, Fr photographie de mode, İng fashion photography) Moda fotoğrafçılığı, giysi, aksesuar, güzellik ürünleri ve diğer moda öğelerini estetik bir bakış açısıyla, genellikle ticari amaçla (reklam, dergi, katalog) ön plana çıkaran profesyonel bir fotoğrafçılık dalıdır. Ürünleri veya modelleri ön plana çıkararak izleyicide satın alma isteği uyandırmayı hedefler ve stüdyo veya dış mekanlarda sanatsal bir hikaye anlatımıyla gerçekleştirilir. Ticari amaç, temel hedef, ürünlerin pazarlanması ve markaların tanıtılmasıdır. Sadece ürünü gösterilmez, bir yaşam tarzı, duygu veya hikaye sunulur. Genellikle model, moda fotoğrafçısı, stilist, makyaj sanatçısı ve sanat yönetmeni ile birlikte takım halinde çalışılır. Podyum fotoğrafçılığı, katalog veya editoryal çekimler olması fark etmeksizin çekimler yaparken müşteriyi yönlendirme ve modellere rehberlik etme yeteneği çok önemlidir.
moda fotoğrafı
(Alm modefoto, Fr fashion photo, İng photo de mode) Giysi, aksesuar, güzellik ürünleri ve diğer moda öğelerini estetik bir bakış açısıyla, genellikle ticari amaçla (reklam, dergi, katalog) ön plana çıkaran fotoğraflar.
modem
(Alm modem, Fr modem, İng modem) Bilgisayardan gelen sinyalleri telefon sistemiyle alınabilecek bir şekle ve aynı zamanda telefon sisteminden gelen sinyalleri bilgisayarın alabileceği şekle geri dönüştüren elektronik aygıt.
modern bir repro banyo makinesinde aranan nitelikler
(İng qualities sought in a modern repro developing machine) Banyo süresinin tam ve doğru olarak ayarlanması; banyo sıcaklığının sabit tutulması; banyo hareketinin (ajitasyon) uygunluğu ve banyo kuvvetinin (tazeliğinin) uzun süre sağlanması şeklindedir.
modülasyon aktarım özelliği
(Alm modulation sübertragungs funktion, Fr fonction de transfert de modulation, İng Modulation Transfer Function - MTF) bkz MTF.
modüler
(Alm modular, Fr modulaire, İng modular) İçerisinde az çok bağımsız modüler ya da parçaların birleştirildiği; her modülün bütün sisteme özellikler, işlevler ekleyebildiği ve birlikte çalışabilecek şekilde tasarlanmış olan yazılım sistemi. Gelişmiş fotoğraf makineleri ve kameralar çok modüllüdür. Her modül aygıta farklı bir özellik ya da yeterlilik ekler.
moire
(Alm moire, Fr moiré, İng moire) Fotoğrafik görüntünün bazı bölümlerinde, fotoğrafik sahnedeki bir desen ile algılayıcı içindeki piksel deseni arasındaki karışıklık sonucu oluşan desenlerdir. Moire genellikle konuya daha yakın veya daha uzaklaşarak ortadan kaldırılabilir veya büyük ölçüde azaltılabilir. Daha yüksek çözünürlüklü görüntüleme algılayıcıları, moire ile ilgili sorunlara daha az yatkındır; bu da bir tür bozucu etki (İng aliasing)'dir.
moire etkisi
(Alm moiré-effekt, Fr effet moiré, İng moire effect) Renkli baskı işleminde üst üste gelen tramlı işlerde istenmeyen tram desenlerinin oluşması. bunun önüne geçmek amacıyla, tram açıları siyah (black) 45°, macenta (magenta) 75°, sarı (yellow) 90° ve siyan (cyan) 105° olacak şekilde ayarlanır.
moire etkisini giderme
(Alm beseitigung von moiré, Fr élimination du moiré, İng elimination of moire) bkz alacayı giderme.
Mona Lisa efekti
(Alm Mona Lisa-effekt, Fr effet Mona Lisa, İng Mona Lisa effect) Bir fotoğraftaki kişinin gözlerinin, fotoğrafın önünde hareket ederken izleyiciyi takip ettiği izlenimi; Mona Lisa etkisi. bkz Mona Lisa etkisi. bkz üç çeyrek bakış tekniği.
Mona Lisa etkisi
(Alm Mona Lisa-effekt, Fr effet Mona Lisa, İng Mona Lisa effect) Bir fotoğraftaki kişinin gözlerinin, fotoğrafın önünde hareket ederken izleyiciyi takip ettiği izlenimi; Mona Lisa efekti. Portre fotoğraf çekimlerinde, fotoğrafı çekilen kişinin bakışının objektife yönelmesi durumunda fotoğrafta, portresi çekilen kişinin bakışları her yönden bakıldığında izleyicinin üzerinde olur. Üç çeyrek bakış tekniği hem portrede sevinç ve hüzünü bir arada yansıtır hem de izleyicide izleniyormuş algısı yaratır. Model; cephe ile yan profil arasında yaklaşık 45°'den ve göz seviyesinde objektife bakacak şekilde poz verirse teknik yakalanmış olur. bkz üç çeyrek bakış tekniği.
monitör
(Alm rohr, Fr tube, İng tube) bkz tüp.
monokrom
(Alm einfarbig, Fr monochrome, İng monochrome) Tek renk temeline dayanan, siyahtan beyaza kadar çeşitli yoğunluk derecelerini gösteren film ya da fotoğraf; siyah beyaz (S-B). bkz siyah beyaz.
monokromatik
(Alm monochromatisch, Fr monochromatique, İng monochromatic) Siyah, beyaz ve griden yapılmış bir fotoğraf veya görüntü. / Belirli ve bir tek dalga boyuna sahip ışık ışınlarına verilen ad. bkz tek renk. bkz tek renkli.
monoküler görme
(Alm monokulares betrachten, Fr observation monoculaire, İng monocular viewing) Tek gözle, yalnız iki boyutlu (düzlemsel) olarak görme olayı; tek gözle görme, monoskopik görüş.
monopod
(Alm einbeinstativ, Fr monopode, İng monopod, unipod) bkz tekayak.
monoskopi
(Alm monoskopie, Fr monoscopie, İng monoscopy) bkz monoküler görme.
montaj
(Alm montage, Fr montage, İng montage) bkz bindirme.
mor
(Alm violett, Fr violet, İng violet) Kırmızımsı mavi renk olarak görünen ışığın en kısa dalga boyu, yaklaşık 400 nm'ye karşılık gelir.
mor sınırı
(Alm violette grenze, Fr frontière violette, İng purple boundary) At nalı biçimindeki kromatiklik şemasının dış sınır çizgisi; tayf yörüngesi. bkz kromatiklik şeması. bkz tayf yörüngesi.
morötesi ışınım
(Alm ultraviolett, Fr ultraviolet, İng ultravioletradiation) Renk tayfının gözle görülemeyen bölgesinde yer alan, dalga boyları yaklaşık 4000 angströmle 200 angström arasında olan, mor ışının ötesinde yer alan, filmlerin duyarlı olduğu, yapay olarak da elde edilip tıpta kullanılan bir ışınım; morötesi ışın, ultraviyole. Bir UV filtre kullanılarak olumsuz etkilerinin giderilmesi mümkündür. bkz UV filtre.
motor sürücü
(Alm motorantrieb, Fr entraînement par moteur, İng motor-drive) Film sarma ve örtücü sisteminin otomatik olarak çalışmasını sağlayan fotoğraf makinesi donanımı ya da yardımcı malzemesi. Çekim düğmesine basıldıktan sonra motor sürücü sistemi çalışır.
mount
(Alm montieren, Fr monter, İng mount) bkz bayonet.
MOV
(Alm MOV, Fr MOV, İng MOV) Bazı sayısal fotoğraf makinelerinde kullanılan yaygın bir video formatı; mov. Ses, görüntü ya da video gibi multimedya içerikli dosyaların uzantısı. QuickTime Multimedia'dır ve Apple tarafından geliştirilen bir video dosya formatıdır . Ses, video ve metin verilerinde yaygın olarak kullanılır. Apple kullanıcıları tarafından Mac'lerde, iPhone'larda ve diğer tüm Apple cihazlarında video dosyalarını depolamak için yaygın olarak kullanılır. / (Alm metall oxid varistor, Fr varistance à oxyde métallique, İng Metal Oxide Varistor - MOV) Elektrik devrelerini gerilim yükselmelerinden korumak için kullanılan voltaj bağımlı koruyucu bir direnç düzeneği.
mozaik
(Alm mosaic, Fr mosaïque, İng mosaic) Algılayıcıların düzenli sırlanışı. / Sınırlı sayıda griden seçilen, gri kaplmalı küçük alanlardan oluşan görüntü.
mozaik film
(Alm film mosaik, mosaik film, Fr mosaïque de films, film mosaïque, İng film mosaic, mosaic film) Birbirleri ile birleştirilmiş film.
mozaik filtresi
(İng mosaic) Adobe Photoshop pixelate (pikselleştirme) filtresinin altında bulunur ve pikselleri bloklar haline getirir ve mozaik görüntüsü verir (Filter > Pixelate > Mosaic).
mozaik karo filtresi
(İng mosaic tiles) Adobe Photoshop texture (doku) filtresinin altında bulunur ve görüntüyü küçük karolardan oluşmuşçasına canlandırır (Filter > Texture > Mosaic Tiles).
Mp
(Alm Megapiksel, Fr Mégapixel, İng Megapiksel - Mp) “1 milyon piksel” anlamındaki “Megapiksel”in kısaltması “Mp”. Piksellerin sayısı ne kadar fazlaysa sayısal görüntünün çözünürlüğü de o kadar yüksek olur. Fazla megapiksel daha fazla veri demektir.
MPC-3
(Alm multimedia-personalcomputer-3, Fr ordinateur personnel multimédia-3, İng Multimedia Personal Computer-3) Microsoft ve Philips'i de kapsayan uluslararası ticaret birliğince üretilen çok ortamlı sistem uyum standardı; çok ortamlı kişisel bilgisayar. bkz QuickTime.
MPEG
(Alm Gruppe der Bewegtbildexperten, Fr Groupe d'Experts en Images Animées, İng Moving Picture Experts Group) Hareketli video görüntüleri için belirlenmiş olan sıkıştırma ve yeniden genişletme satandardı; Hareketli Görüntü Uzman Grubu.
MQ geliştirici banyolar
(Alm MQ-entwickler, Fr développeurs MQ, İng MQ developers) Metol ve hidrokinon içeren geliştirici banyoların genel adı.
MTF
(Alm modulationsübertragungsfunktion, Fr fonction de transfert de modulation, İng Modulation Transfer Function – MTF) Asıl nesnenin kontrastlığıyla yansıtılan görüntünün kontrastlığını karşılaştırmaya dayanan, bir optik sistemin yeterliliğini değerlendirme ölçümü. İyi bir sistem, bir görüntüyü aslının kontrastlığına uygun yansıtır. Optik sistemdeki merceklerin titremesi, ışığın kırılma etkileri, tasarım hataları kontrastlığın değişmesine neden olur. bkz modülasyon aktarım özelliği.
MTF grafiği
(Alm modulare transfer formel, Fr formule de transfert modulaire, İng Modular Transfer Formula - MTF) Bir objektifin optik performans potansiyelinin ölçüsü; kripleme aktarım özelliği. Objektiflerin çözünürlük ve kontrast değerlerini gösterir. MTF grafiğindeki X ekseni (yatay eksen) görüntünün merkezden kenarlara doğru olan uzaklığını; Y ekseni (düşey eksen) ise objektifin ışık geçirgenliğini gösterir. Bu eksendeki en üst değer 1.0'dir. Bu değer % 100 ışık geçirgenliğini ifade eder. Cam, hiçbir zaman % 100 saydam olmadığı için buradaki %'de geçirgenlik değeri de hiçbir zaman 1.0 ol(a)maz.
muare
(Alm moire, Fr moiré, İng moire) Aynı açıyla basılmış 2 tramın oluşturduğu desenleme. Baskıda istenmeyen bir durumdur. bkz alaca.
mum
(Lat candela, Alm candela, Fr bougie, İng candle) bkz kandela.
mum metre saniye
(Alm kerze meter sekunde, Fr bougie mètre seconde, İng candle meter second) SI Birim sisteminde ışık enerjisinin ölçüsü. 1 kandela (cd) şiddetindeki kaynağın 1 metre (m) uzaklığa 1 saniye (s)'de ulaştırdığı ışık yoğunluğu; birimi lüks saniye (lx s).
Munsell sistemi
(Alm Munsell-system, Fr système Munsell, İng Munsell system) Belirli bir rengin üç temel renk boyutunu gösteren renk ölçümü, renk atlası. Renk parlaklığı ve doygunluk değerlerinin sıralanmasına göre üç boyutlu alfasayısal koordinatlar olarak tasarlanmıştır. Örneğin 5B 8/4, temel renk olarak belli bir maviyi, değer olarak parlaklığı ve renk doygunluğunu gösterir.
mürekkep püskürtme
(Alm tintenstrahl, Fr jet d'encre, İng ink-jet) Yüzey üzerine çok küçük mürekkep damlalarını bir kontrol sistemi içinde püskürtmeye dayanan baskı teknolojisi. Yazıcının bir kağıt sayfasına 2 pikolitre kadar küçük damlalar boyutlarında mikrojetler iyonlaşmış mürekkebi püskürttüğü bir baskı yöntemidir. Mürekkep yolundaki mıknatıslı plakalar, mürekkebi istenen şekil ve desenlerle kağıda yönlendirerek bir görüntü oluşturur.
mürekkep püskürtmeli baskı
(Alm tintenstrahldruck, Fr impression à jet d'encre, İng ink-jet print) Sayısal teknoloji yoluyla yapılan bir baskı türü.
mürekkepli kontur
(İng ink outlines) Adobe Photoshop brush strokes (fırça ucu) efektlerinin altında bulunur ve görüntüyü mürekkepli kalem tarzında ince detaylı çizgilerle yeniden çizer (Filter > Brush Strokes > Ink Outlines).
mutlak büyültme
(Alm absolute vergrößerung, Fr grossissement absolu, İng absolute magnification) Büyültme merceğinin odak noktasına bir nesne yerleştirildiğinde, mercekten görülen büyümenin ölçüsü. Hesaplama için bakış uzaklığı (250 mm olarak alınır) odak uzunluğuna bölünerek mutlak büyültme elde edilir. Örneğin odak uzunluğu 100 mm olan bir merceğin mutlak büyültmesi (250 mm/100 mm=) 2.5 olur.
mutlak çözünürlük
(Alm absolute auflösung, Fr résolution absolue, İng absolute resolution) Görüntü çözünürlüğü yatay ve dikey piksel sayısında ifade edilir (örneğin, mutlak çözünürlük 1600 x 1200 pikseldir ve ayrıca 2.1 megapiksel (MP) olarak da ifade edilir, algılayıcısında 2000000'dan fazla piksel bulunur.
mutlak sıcaklık derecesi
(Alm absolute temperatur, Fr température absolue, İng absolute temperature) Termodinamik sıcaklık derecesi ölçüsü. Tüm molekül yapılarının hareketliliklerini yitirdikleri sıcaklık; mutlak sıcaklık noktası, mutlak sıfır (-273.16 ºC = 0 K). Fotoğrafçılıkta renk sıcaklığının ölçümlerinde kelvin (K) ölçeğinin başlangıç noktasıdır.
mutlak sıfır
(Alm absoluter nullpunkt, Fr zéro absolu, İng absolute zero) bkz mutlak sıcaklık derecesi.
mutoskop
(Alm mutoskop, Fr mutoscope, İng mutoscope) İç yüzüne birbiri ardınca dizilmiş, çizilmiş resim ya da fotoğrafların yer aldığı silindirik kutu ki döndürülünce resim ya da fotoğraflar hareketliymiş gibi algılanır. Sinemanın ilkel biçimidir. William Kennedy L. Dickson ve Herman Casler tarafından icat edilen, erken bir sinema cihazıdır. Thomas Edison'un kinetoskopu gibi, bir ekrana yansıtılmadı ve aynı anda yalnızca bir kişiye görüntüleme sağladı.
MÜY
(Alm Desktop-Publishing, Fr publication assistée par ordinateur, İng Desktop Publishing - DTP) Masa Üstü Yayıncılık - MÜY. Kitap, dergi, broşür, afiş, ilan gibi basılı ya da sayısal materyallerin bilgisayar destekli olarak yayına hazırlanması işi. 1985'te ortaya çıkmıştır. Adobe tarafından geliştirilen ilk Postscript, sayfa tanımlamak için önemli bir adım olmuştur. Daha sonra Aldus tarafından geliştirilen sayfa düzenleme programı, Apple tarafından üretilen grafik tabanlı işletim sistemi ile desteklenmiştir. En nihayetinde ise postscript yazıcılar ortaya çıkmıştır. 1992 yılından sonra matbaacılık hizmetleri, neredeyse tümüyle elektronik ortama taşınmıştır.